TAKSİTLİ YAŞAM BORÇLU ÖLÜM!

Yaşadığımız modern çağda, genelde tüm dünyada; özelde ülkemizde yaşayan insanların kahır ekseriyeti, beşerî devlet tarafından, ölünceye kadar borçlu bir konumdadırlar.

 İslâm dinine göre, her doğan insan; İslâm fıtratı üzere ve masum olarak doğar. Akıl baliğ olmayıncaya kadar, günahsız olduğu gibi; ilahi tekliflere karşı mükellefiyeti de söz konusu değildir. Söz konusu çocuk, dünyanın neresinde doğarsa doğsun, bu gerçeği değiştirmez. Akıl baliğ olduktan sonra, İlahi tekliflere karşı sorumluluğu başlar. Bundan sonrası tercih kendisinindir, dilerse tercihini İslâm'dan yana koyar ve Müslümanca yaşayıp Allah'ın rızasına nail olur. İsterse tercihini batıldan yana yapar ama ebedi âlemde de sonucuna katlanmak zorunda kalır.

 Peki, İlahi olmayan beşerî sistemlerde durum ne şekildedir bir de ona bakalım.

Beşerî sistemlerde, doğup dünyaya gelen her insan; vatandaşlık yasası gereğince Devlete karşı mükellef olarak doğmaktadır. Sınırları dahîlinde dünyaya gözlerini açtığı devletin iç ve dış borçlarına ortak olduğunun yanında; birde vatandaşlık yasası gereğince, kısa bir müddet zarfında nüfus kütük kurumunda kaydının yaptırılması zorunludur...

 Beşerî düzenlerde, helal ve haram kavramlarının üzerinde de pek durulmaz. Çünkü, kanunlar ilâhi değil; beşer mahsulü olduklarından dolayı, haram olan her türlü içki, devlet izniyle üretilip satılmaktadır. (Maide,90 ve 91 ayetlerinde haram kılınmasına rağmen) Söz konusu yasalarda, kişi/kişiler; Müslim veya gayri Müslim olduğuna bakmaksızın birbirleriyle evlenebilirler, hiçbir problem de yoktur! Önlerinde, herhangi bir yasal engel de bulunmamaktadır. Hatta, süt kardeşler (Nisa/23 ayetinde yasak koymasına rağmen) birbirleriyle evlenseler bile, beşerî kanunlar gereği; hiçbir sakıncası (!) Yoktur! Hem trajik hem de komik değil mi?

 Örnek olarak: yukarıda vermiş olduğumuz, Müslim veya gayri Müslim evlenme bahsine cevaben "Diyanet'in 1996 yılı basımlı ''Günümüz Meselelerine Fetvalar'' kitabına göre, Müslüman bir kadının, ister Ehl-i Kitap'tan (Yahudi-Hıristiyan) olsun ister olmasın, Müslüman olmayan bir erkekle evlenmesi haramdır açıklaması ve Bakara süresinin 221’nci ayette bu hükmün kesin olmasına rağmen) yapıldığı da vakidir. Çünkü, İslâmın tam olarak bilinmediği ve anlaşılmadığı toplumlarda; helal ve haram olan konular, fertlerin inancına kalmış bir durumdur...

 Peki, yaşadığımız toplumda, "Allah'ın (c.c) ayetleriyle haram kılınmasına rağmen; birilerinin bu çağda, faizsiz ekonomi, kumarsız oyun, danssız ve çalgısız düğün seyran, kadın erkek karışık olmayan toplantıların olamayacağını söylemeleri, iddia etmeleri ne anlama gelmektedir acaba?

 Zoraki dayatma ve ikrah-ı mülci denilen durumların dışında; hiçbir Müslümanın, Allah ve Resulü'nün emirlerinin dışına çıkmaları asla ve kat'â caiz değildir... Adil ve İslâmi olmayan sistemlerde, düzene karşı herkes borçludur. Devletin memuru olmayan bir vatandaşın, taksitle ev, araba veya başka bir şey almak istediğinde; karşılığında teminat mektubu/tapu vb. bir güvence istenmektedir. Söz konusu güvencesi olmayanlar için, durum ölüm kadar zordur. Çünkü devlet vatandaşına güvenmiyor. Halbuki, adil ve sosyal Devlet kurumu; dini ve etnik kökenine bakmaksızın, her vatandaşının sıkıntısını telafi etmekle mükelleftir. Mükelleftir çünkü, bu onun görevidir. İdaresi altında yaşayan insanlar arasında adil davranmayan her yapı; bir yönüyle zalim/zorba ve despottur. Devam edelim:

 Mesela yaşadığımız toplumda, devlet veya devlete bağlı olan bir kısım emlak sektörlerinin; insanlara taksitli ev satmak için, onları konut kredisi adı altında faizin altına sokup, ölümlerine kadar kendine borçlu ve bağımlı hale getirdikleri bilinmektedir. Bunun adı nedir sizce? Taksitli yaşamak ve borçlu ölmek demektir... Siz seksen doksan aylığına veya daha fazla bir zamana yaymakla sattığınız o evde oturan kimsenin; asla rahat etmeyeceğini, daima kafası borcuna takılı kalacağını ve öyle de ölececeğini bildiğiniz halde, bunu yapıyorsanız Adil ve sosyal yapınızı bir daha gözden geçirmeniz gerekmektedir...

 Sadece bu mu? Bu gün,Diyanet İşleri Başkanlığının, konut kredisi faiz değil caizdir fetvasına binaen; birçok din görevlisinin bankalardan faizli para alıp faiz belasına bulaştığını bilmeyen mi var?

Taksitli yaşam, borçlu ölüm, hepsi bu kadar!

Rabbim, cümle Müslümanları her türlü gayri İslâmi fiil ve davranışlardan muhafaza eylesin... kalın sağlıcakla efendim. 06 Ekim 2022.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nusret Yılmaz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete İpekyol Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete İpekyol hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gazete İpekyol editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete İpekyol değil haberi geçen ajanstır.