İNSAN BAŞI BOŞ BIRAKILMAMIŞTIR

 

Âziz ve Celil olan Rabbimiz, Kâinatta, halife, ilahi emir ve nehiylerinin emanetçisi mükellefi olarak insanı; başı boş bırakmamış, kendisine Peygamber ve kitap göndermekle zat-ı Uluhiyet-ine karşı hem mükellef hem de muhatap almıştır.

 Nitekim, kıyamet süresinin 36’nci ayeti kerimesinde yüce Rabbimiz; İnsan, başı boş bırakılacağını mı sanıyor? beyanıyla, bu hakikati zikretmiştir. İnsan, sosyal bir varlıktır. Cemiyet içerisinde, insanlarla iç içe yaşamak zorundadır. İnsan neslinin devamı ve kulluk imtihanının sürdürülmesi için, Erkek ve kadının, nikah akdi ile hayatlarını birleştirmeleri; insanın yeryüzüne gönderilmesinin beklide başında gelen hikmetidir!

 Evet, "O (Allah) ki; hanginizin daha güzel amel yapacağını denemek/ortaya çıkarmak için, ölümü ve hayatı yarattı. O (izzet sahibi, her şeyi mağlup eden) El-Azîz, (günahları bağışlayan, örten ve günahların kötü akıbetinden kulu koruyan) El-Ğafûr’dur. (67/Mülk 2)

 Demek ki, insan bu dünyaya beli bir gaye ve maksat için gönderilmiştir. Zira, insanın dünya serüveninde ve bir ömür boyunca yürüyeceği yolda; birçok badire ve engellerin olması kaçınılmazdır. Çünkü insan, sınanan tek varlık olduğu için; ebedi hayattaki kurtuluşu, dünyadaki imtihanını başarıyla geçebilmesine bağlıdır! Evet, Rabbimiz; hangimizin daha güzel amel yapmamızı denemek ve ortaya çıkarmak için, ölümü ve hayatı halketmiştir ki, herkes ahirette hak ettiğine kavuşsun!

 Dikkat buyurun, âyette; ölümün hayattan önce zikredilmesinin bir hikmeti vardır. Çünkü bu dünya hayatı hem fani hem de ölümle mukayyet olduğundan dolayı; dünya hayatı ölümle, âhiret ise hayat ile tanımlanmıştır! Necm Suresi âyet 39 da geçtiği gibi; "İnsan için yalnızca çalıştığının karşılığı vardır." Yani, ister inanmış biri olsun, İsterse inanmamış biri olsun; kim dünya hayatında neyi yapmış ve imtihanını nasıl vermişse; âhirette onun karşılığını o nispette bulacaktır.

 Demek ki, insan bu dünyaya; başı boş dolaşsın, her istediğini yapsın, hakkı bilmesin, doğru yolu tanımasın/ tutmasın, elinden gelse zulüm yapsın, mazlumun hakkını yesin diye gönderilmedi. Peki, ya niçin gönderildi? Kur'an'i Kerim cevap veriyor: "Biz cinleri ve insanları, ancak bize ibadet etsinler diye yarattık." (Zariyat/56) fermanıyla, insanın başı boş bırakılmadığını, bırakılamayacağını; on dört asırdan beridir hep hatırlatılmaktadır! Efendimiz (s.a.v)'in: "iki günü müsavi/eşit olan zarardadır/kayıp ve ziyandadır, hakikati her ne kadar; Abdulaziz b. Ruvvad adlı bir zatın rüyada Peygamber Efendimiz (asm)'den işittiği belirtilmiş olsa da mana itibarıyla; her Müslüman için bir yol haritası mesabesindedir. Önemli olan da budur! Toparlamak gerekirse, insan; başı boş yaşasın diye bu dünyaya gönderilmiş bir varlık değildir! Her birimiz, hesabımızı dünyada yapıp ettiklerimize göre, yapmak durumundayız. Çünkü âhiret yurdunda, önümüze çıkacak olan ya mükâfat ya da mücazattır! Bu vesileyle, son bulacak olan bir hayatın hepimizi beklediğini asla unutmayalım!

19 Aralık 2022. Pazartesi...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nusret Yılmaz - Mesaj Gönder

# SOSYAL

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete İpekyol Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete İpekyol hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gazete İpekyol editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete İpekyol değil haberi geçen ajanstır.