Merkezi konumdan uzaklaştıkça bozulmanın da doğru oranda arttığı bir yolu bozuklar şehri haline geldi Urfa. Oturduğu koltuğun dönerli olmasından başı dönenlerin sorumsuzluğu ya da yolunu bulanların yolları görmediği bir hal ile çukur ambarına dönüştü bu şehir.
Yeni asfaltlama çalışması bir tarafa, bozuk satıhta uzayıp giden şehrin iç yolları ve kırsala uzanan yollar tam bir rezalet. Çukurları yama ile bile dolduramayan sorumlular, halkın her çukuru küfür ve beddua ile doldurduklarına da sağırlar.
Köstebekler şehri mi dersiniz, yoksa kelimenin fonetiğine tam kalıp oturan Çukurambar mı dersiniz bilmem ama ‘Göbeklitepe tarihinden kalma yollar’ diye alay edilen bir şehir haline gelen ve şanını kirleten Urfa, sosyal medyada da alay konusu haline geldi.
Şehir hastanesi köprülü yol çalışması, Mardin yolu, Diyarbakır yolu köprülü kavşağı vesair büyük projeler ile ana yolları kapanan şehrin çok daha rahat ve hızlı yürütülebileceği şehir merkezindeki yollar ve merkez köy yollarına karşı bu kayıtsızlığı yüklenecek bir firma olmayacaktır muhakkak.
Biri diğerini sıvazlamaktan bir yol çukurunu birkaç taşla doldurup sıvamaya vakit bulamayanlar, kendilerine giden yolları yapar da halka giden yolları tıkarsa vebali her iki cihanda yakalarına yapışacaktır. Makamın hizmet anlayışını akamete uğratanlar, methiyelerle salonlarda boy gösterenler, kendi yakın çevresinden başka bir peyzajı olmayanlar, bu milletin vebalini taşıyabilecek hafriyat kamyonlarına sahip oldukları için rahatlardır herhalde. Yoksa bu vebal taşınamayacak kadar uhrevi bir bedelle ancak ödenebilir.
Bir imamın abdestsiz namaz kılmasıyla nasıl ki bütün cemaatin vebalini yüklenme sorumluluğu varsa bir seçilmişin de aynı ve daha fazlasıyla vebali yüklenici bir sorumluluğu vardır.
Medinenin, medeniyetin yani şehrin, temel ihtiyaçlar hiyerarşisinin temelini yol oluştururken, yolların bu kadar bozuk olması, sorumluların medenî olma anlayışının ne kadar çukur bir seviyede olduğunun göstergesi olarak her yolda resmi bir belge gibi karşımıza çıkmaktadır.
Köstebeklerin yuvasına dönmüş bir şehir. Dünya tarihinin başladığı, dünyaya insanlık tarihinin başlangıcını gururla sunduğumuz ve her yıl her ay ve hatta her hafta sonu binlerce turisti ağırladığımız bu şehre bu yollar bir utanç vesilesidir. Acı yemekten esmer yüzü kızaran bu şehrin bir sakini olarak bu yollara sahip olmak daha da yüzümüzü kızartıp kavurmaktadır.
Göbeklitepe, Balıklıgöl. Urfa’ya çağrının bu iki tarihi nimetin yanında bu şehrin sahip olduğu güzellikler saymakla bitmez lakin buralara ziyarete grlene gidene kadar güzelliği beş para etmez bir değere düşüren bu yollarla bu şehrin ilerleyeceği bir yol kalmamıştır artık.
Derhal ve derhal merkezden kırsala giden bütün yollar yapılmalı, sorumlular, yetkililier, etkililer ve seçilmişler hep birlikte bu yolların gidilecek bir yol olmadığının farkına varmalı.
Kimse kimseden ekmek istemiyor. Dünyaya medeniyetin başladığı şehir olarak reklamını ettiğiniz bu şehirde, balans ayarı bozulmuş bu halk evine patır kütür içi dışı bir olmuş olarak değil reklamını ettiğiniz gibi bir medeniyet şehrinin yollarında kırıp dökülmeden evine gidip gelmek istiyor.
Çok mu şey istiyor.