YAŞAM MERDİVENİ

Neydi hayatın anlamı? Her gün güneşin doğuşunu ve batışını izlemek mi, yoksa başıboş her saniyeyi geçirmek mi? Dostoyevski, hayata yeniden başlasaydım saniyelerin nabzını tutardım der. Yaşam, çıkılması gereken bir merdiven mi? Yoksa ulaşılması gereken bir hedef mi?

Umut, değil miydi yoksa insanı yaşama sımsıkı bağlayan ve hedeflerine ulaşmak için hayat boyu tırmandığı zorlu merdiven? Umut, değil miydi yaşamın can simidi diye metaforlaştırdığımız her anı anlamlı kılan? Umut hey umut! İnsanın yaşam merdivenine tırmanma sebebisin. Neden mi? Yarın için güzel yarınlar için. Gelip gelmeyeceğinden henüz haber alınamayan güzel bir gelecek uğruna. Gelmeyeceğini bileydi insan bu kadar sımsıkı sarılır mıydı acaba yaşam merdiveninin o zorlu yokuşuna? Planları hedefleri olur muydu?

Tolstoy’dan dinleyelim bu yaşam merdivenine tırmanırken nelerle karşı karşıya geldiğimizi ve neleri uğruna feda ettiğimizi. Ona göre, ‘Yaşam, ince bir cam gibidir beklenmedik bir zamanda kırılabilir.’ İnsan yaşam merdiveninin yokuşuna tırmanırken elinde hedefleri ve umutlarının içinde olduğu o çam şişenin kırılma anına şahit olacağını bilseydi, acaba nasıl tanımlardı hayatı? Umut dolu şişenin paramparça olacağını öngörseydi, acaba bu zorlu yolun durağında bile beklemek ister miydi?

Yaşama tutunduğum ip koptuğunda, yaşam merdiveninden uçuruma sürüklendiğimde tüm bunları neden yazmalıyım. İçimi herkese açmalı mıyım? Bu türden çok kötü zamanlar da olmuştur insanın hayatında. Çaresiz anlar… Yitirilenlerin asla geri dönmediği… Ölüm gibi. Bütün bunlara rağmen insan, kelimelere hükmedip, can sıkıcı meselelerle yüzleşip, bunlarla bir anlamda kişisel bir dünya yaratma gayreti içerisinde olur muydu? İnsan neden bu yaşam merdivenine tırmanmak ve başından geçenleri yazmak zorunda? Aslında, burada yaşam hakkında ironik sorular sormuş oluyoruz; ancak ciddiye alınacak bir yanı var. Yazan insan yaralıdır, toplumdan, bunalımlı çağdan, yaşananlardan ve içi boşaltılmış insanlıktan… Bu yüzden yazarak yaraya merhem sürmek ister.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Kenan TAZEFİDAN - Mesaj Gönder

#

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete İpekyol Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete İpekyol hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gazete İpekyol editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete İpekyol değil haberi geçen ajanstır.

02

Sinan - Çok başarılı bir köşe yazısı olmuş tebrik ederim. Yazar Tazefidan'ın bu tür yazılarının devamının gelmesi temennisiyle iyi çalışmalar...

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 24 Aralık 09:14