Virüs Günlüğü

Bütün dünyayı aynı anda vuran ve COVID-19 adıyla bilinen salgının, her gruptan, her yaştan

insanı kendi içine hapsetmiştir. Hollywood yıldızlarından, bakanlara ve biz sıradan insanlara

kadar herkes bu virüse yakalanabilir. Bu anlamda, bütün toplumları sınır gözetmeksizin

vurmaya devam ediyor. Dünyada üretimin durduğu, nüfusunun yarısına yakınının kısmen

veya tamamen içeriye kapandığı, çoğu yerde toplumsal ilişkilerin en aza indiği bir küresel

karantina hali yaşıyoruz. Sadece sağlık ve ekonomi açısından değil, siyasal, kültürel ve insani

varoluş açılarından bir büyük alt üst oluşun, bir bunalımın içindeyiz.

Toplum olarak tüm zamanların en karanlık saatlerini yaşıyoruz. Belki de insanlık tarihinin

daha önce hiç tanık olmadığı, dünyayı görme şeklimizi değiştiren, kendimizi yaşarken

bulduğumuz döneme damgasını vuran birkaç olayla karşılaşmışızdır. Ama şimdiye kadar bir

şeylerin hayatımızı değiştirmek için böylesine heybetli bir şekilde müdahale ettiği hiç

olmamıştı.

Öte yandan gün geçtikçe vaka sayısının geometrik artışı, virüsün freni patlamış bir kamyon

gibi ilerlediğini gözler önüne seriyor. Bu noktada, biz hangi sınırları çizersek çizelim, hangi

duvarları örersek örelim bu durumdan kaçışın pek mümkün olmadığı ordadır. Olaya bu

yönüyle bakıldığında, insanlara musallat olan bu belanın insanlık tarihinde daha önce hiç

görülmediği imajını verir.

Koronavirüs, dünya üzerinde adeta bir hayalet gibi dolaşıyor. Bu anlamda, bu virüs hakkında

kendi çapımda tarihe bir not düşecek olursam: “İnsanlar nefesleriyle her yere ölüm getirdiler

ve tanıştıkları herkese verdiler.” sözü olurdu herhalde.

Bu noktada bir anlaşmaya varmalıyız ki: Dünya bir krizin eşiğindedir. Bu krizin en çok politik

sonuçlarından korkuyorum. Koronavirüs salgınının patlak vermesi, yıkıcı siyasi anlaşmazlığı

beraberinde getirdiği gibi salgına karşı mücadelede işbirliğini de mümkün kılacaktır. Covid-

19 salgını dünyadaki taşımacılık hareketliliği üzerinde yıkıcı etki bırakmıştır. Dünyadaki

muhtemel bitkinlik, acı, hatta durgunluktan sonra kapalı mağazalar ve iflas eden şirketler aç

kalacak. Bu durumda iktidardakiler için kolay bir siyasi an olmayacaktır.

Bununla birlikte, siyasi esneklikten ziyade giderek düğümlenen bir durumun eşiğindeyiz.

Umarım herkes çok geç olmadan bu virüsün topluma yönelik tehdidin ciddiyetini tam olarak

anlar. Bu anlayış ve dayanışma toplumdaki birliğin değerleri için değil, aynı zamanda ortak

çıkarlar için de geçerlidir. Bize düşen görev bir an önce toplumsal dayanışmayı sağlamak ve

dramatik koşulların gerçekliğinin dışında kalan eski kalıpları aşmaktır. Özenle çalışan

stratejilere ek olarak, giderek daha açık ve acımasız gerçekler bizi bekliyor. Mart ve Nisan

ayının sonu Türkiye salgının en tepesinde olacağı haberleri gündemdedir.

Bu krizin bizi bir şekilde değiştireceğini hepimiz biliyoruz. Fakat nasıl ve ne kadar olduğunu

bilmiyoruz. Her şeyden önce, virüsle savaşmak için bir öneri daha mantıklı değil mi? Yıkıcı

siyasi anlaşmazlığı sakinleştirecek bir fikir birliği arıyorum, bir fikir birliği öneriyorum, belki

çoğu için rahatsız edici, ama Türkiye için en uygun olanı. Fikir birliğinden uzak duran her

yaklaşım, gidilecek her yol büyük politik ve toplumsal riske tabidir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Kenan TAZEFİDAN - Mesaj Gönder

#

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete İpekyol Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete İpekyol hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gazete İpekyol editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete İpekyol değil haberi geçen ajanstır.

06

OrhanY - Çok güzel bir köşe yazısı olmuş, bir nefesin ölümü bu kadar yakınlaştırdığı görülmemiştir sanırım. Ve bir nefesin hayatı ne kadar anlamlandırdı... Sevdiklerimizin bi nefes daha fazla almasını görmek için herkese #evdekal diyorum, nefesimiz sevdiklerimize zehir olmasın..

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 04 Nisan 17:53
05

Siverekli - Kenan hocam yine kitabin ortasindan konuşmuş bize de düsen evde kalmak

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 04 Nisan 17:53
04

Talha - Olaya sosyolojik olarak bakmış Kenan Hoca. Tebrikler

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 04 Nisan 17:53
02

Umut - Burda bunu çıkarmamız lazım benim bu konudaki yorumum ;

İnsanlar nasıl covid 19 korunmak için evlere giriyorsa ; bu süreci ve sonrasını başarılı bir şekilde atlatmak için aynı görüş aynı fikir çatısına girmemiz lazım

Hayat eve sığar da , aynı görüş birliği ve birlik ve beraberliğin bir Türkiye çatısı altına sığar mı. ?

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 04 Nisan 17:53
01

Umut - Aile içi şiddetle ilgili bir yazı bekliyorum sizden malum son zamanlarda ailelerin tüm üyeletri virüs nedeniyle evlerinde oldugu için aile içi geçimsizlik şiddet Türkiye geneli arttı bu konuda bir sosyolog olarak ailere tavsiyeleriniz nelerdir bu konuda bir yazı bekliyorum efendim teşekkür ederim

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 04 Nisan 17:53