ŞANLIURFA SÜRÜCÜSÜZ OTOMOBİL ve METROYA HAZIR MI?

Dünya otonom araç çağına geçti, yeni kurulan yerleşim yerlerinde bu gerçeğe göre hareket edilerek planlamaların yapılması elzemdir. Örneğin üniversite öğrencileri için olası metro planlaması, Türkiye’nin ilk sürücüsüz metrosu ve aynı zamanda Avrupa birincisi seçilen İstanbul Üsküdar-Ümraniye-Sancaktepe Hattı’nın örnek alınarak yapılması gereklidir. Bunu yapan şehirlerde dolaylı olarak genç istihdamının önü de açılacaktır.

Bu yazımı kaleme almamdaki temel amacım, yeni yetişen genç kuşağın farklı konularda hayal kurması ve kafa yormasını sağlayarak vizyoner bakış açısıyla, 50 veya 100 yıl gibi uzun vadeli yeni projeler oluşturabilmesi konusunda fikirler verebilmektir. Umarım siz de okuduğunuz zaman bana hak verirsiniz. İlk önce başlık ile ilgili videolardan birini bir süre inceleyelim.

Videoda sürücüsüz otomobil teknolojilerinin yanında dikkat çeken diğer bir konu ise yeni kurulan yerleşim (Suburban) planlamalarının da muhakkak bu ekosisteme uygun tasarlanması gerekliliğidir.

Aracın Kullanıldığı Phoenix Suburban Örnek Yerleşim Planı

Dünya otomotiv sektörü, 1950’li yılların ortalarında popüler hale gelen elektrikli araçlara ilgi dönemini maalesef teğet bir şekilde geçti ve birçok fırsatı kaçırdı. Tüm dünyada tamamen elektrikli araçlara belki 30 ya da 40 yıl önce yani 80’ler, 90’larda geçilmesi gerekliydi. Günümüzde, 100-150 yıllık geçmiş teknolojiye sahip içten yanmalı motor teknolojileri hala inatla kullanılmaya devam edilmektedir. Bunun birçok sebebi olabilir. Ama bana göre en büyük sebeplerden biri tabii ki petrol üreten ülkelerin takındığı tavır ve petrole olan bağımlılığın sürdürülmesini isteyen odakların otomotiv teknolojisini de bu doğrultuda yönlendirmesidir.

Peki sürücüsüz (otonom) araç çağına ne kadar hazırız? Tüm enerjimizi artık elektrikli otomobil çağından sonra başlayan sürücüsüz (otonom) araç çağına mı vermeliyiz? Bana göre: Evet!

Pazardaki yeni oyuncu Tesla, CEO’luğunu Güney Afrika kökenli olan 49 yaşındaki Elon Musk’un yaptığı ABD merkezli elektrikli, otonom araç üreticisi, son yıllarda kelimenin tam anlamıyla klasik otomobil üreticilerini, piyasa değeri bakımından ezdi geçti. Durumu daha somut gösterecek olursak, 795.8 milyar dolarlık piyasa değeri ile Tesla’nın, 96.7 milyar dolarlık piyasa değerli Volkswagen’e göre yaklaşık 8 katlık bir piyasa değerine ulaştığını söyleyebiliriz. Bu tablo, klasik otomobil üreticileri tarafından da görüldüğü için panik bir halde elektrikli ve otonom araç Ar-Ge çalışmalarına fazlasıyla yoğunlaşmak zorunda kaldılar.

Bunun yanı sıra; aslında Tesla otonom sürüş konusunda birtakım otoriterlerden ciddi eleştiriler de almaktadır. En ciddi rakibi Google Waymo şirketinin CEO’su John Krafcik, yakın zamanda verdiği bir röportajda, Tesla’nın otonom konusundaki hedefinin yanlış olduğunu, bu sebeple yanlış bir hedefin şirketi başarıya ulaştırmayacağını ifade etmiştir. Bu hususta benim de görüşüm insanlar için yapılan yolların, trafik işaretleri ile tabelaların aslında makinelerin doğasına uygun olmadığı yönündedir. Gerçekten tam otonom araç çağına geçmek istiyorsak, makineler için tasarlanmış bir trafik ekosistemine de geçmemiz elzemdir. İnsan için yapılan tasarımlara makinelerin ayak uydurmasını beklemek zorlayıcı ve yanlış bir tutum olacaktır.

Sıra

Şirket

Piyasa Değeri (US$Milyar)

Ülke

#1

Tesla

$795.8

ABD

#2

Toyota

$207.5

Japonya

#3

Volkswagen

$96.7

Almanya

#4

BYD

$92.7

Çin

#5

NIO

$89.5

Çin

#6

Daimler

$72.8

Almanya

#7

General Motors

$71.3

ABD

#8

BMW

$54.2

Almanya

#9

Stellantis

$54.2

Hollanda

#10

Ferrari

$52.5

İtalya

Kaynak: www.visualcapitalist.com

Konuyu çok fazla dağıtmadan tekrar başlığımıza dönecek olursak: Şanlıurfa için “Hayallerimiz var!” Abide'den Balıklıgöl'e kadar yolları trafiğe kapatıp İstanbul’daki Taksim, Barcelona’daki La Rambla Caddesi gibi turistik yaya yolları yapılmayıncaya kadar; Karaköprü ile Osmanbey Kampüsü arasında sürücüsüz bir raylı sistem yapılmayıncaya kadar da bu hayallerimize olan talebimiz dinmeyecektir. İşte tam da bu noktada; otonom ulaşım araçlarını devreye alabilecek yeni kuşak gençlere, vizyoner bakış açısıyla 50 veya 100 yıllık uzun vadeli hedef projeler işaret edilebilir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Doç. Dr. İ. Berkan AYDİLEK - Mesaj Gönder

#

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete İpekyol Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete İpekyol hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gazete İpekyol editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete İpekyol değil haberi geçen ajanstır.