ÖĞRETMEN CANDIR

Öğretmen, bir sarraf gibi öğrenciyi süzmeli.

Tüm çabası, öğrencinin fıratını keşfetmek olmalı.

Keşfi yaptıktan sonra, işe başlamalı.

Ya Allah, Bismillah deyip, kendine özgü eğitim ve öğretim becerisini öğrenci üzerinde denemeye başlamalı.

Evet,

Öğretmen, bir terzi ustası gibi öğrenciye hangi elbise giydirilmesi gerektiğini en iyi bilen o dur.

Nasıl ki, terzi ustası beden ölçülerimizi alır, ona göre hassas bir şekilde elbise dikimimi yapar ve sonunda bedene en uygun elbisiye diktiği gibi.

Eğer ölçüleri, ya bir kaç santim büyük ya da küçük yaparsa o elbise ya bedene dar ya da geniş geldiğin de o, elbise bir hiç olabiliyorsa,

Demek ki, öğretmen bir sanatkardır.

Öğretmen, bir sabır timsslidir.

Öğretmen, kaşiftir.

Öğretmen, zamanı değil, geleceği inşa eden mimarıdır.

Öğretmen, maddi bir makam değildir. Aksine manevi bir üstattır.

Öğretmen, hakkı ve hakikatin gür sesidir.

Öğretmen ömründen çalıp, başkasının ömrüne, ömür katandır.

Öğretmen, ailesine veremediği değer ve zamanı öğrencisine verendir.

Öğretmen, öğrencisini mevcut zamana göre değil, geleceği görerek, bilerek ona göre yetiştirendir.

Öğretmen, öğrencinin aldığı nefesini yüreğinde hissedendir.

Öğretmen, öğrencisi ile hop kalkan hop uturandır.

Öğretmen, zevki sefasını sırf öğrencisi uğruna bir kenara atabilen yegane fedakarlık timsalidir.

Verdiğim ödevi, öğrencim yapabildi mi? ya da nerede eksik yaptım diye, uykusu kaçan gerçek kahramandır.

Dolayısıyla ilk kalem tutturan, ilk harfi öğreten, ilk yazmayı öğretendir.

Bütün bunları yaparken, öğrenci farklılıkları da en iyi bilen olmalı. Sınıfında ki her öğrencinin, farklı kabiliyetlerini bilmeli, buna göre öğrencisini ödevlendirmeli.

Her öğrenci farklı bir şekilde dersi kavradığının farkında olmalı.

Aferim, tebrikler, harikasın gibi sözçükler onun ilk dil sözcükleri olmalı.

Çatan gözle değil, gülen yüzlerle bakmalı öğrencisine.

Bu hal, ilkokul da bir zorunluluktur. Yoksa çocuk, hayal kırıklığına uğrar. Ve ilk öğrenme kazasını bu davranışla yaşayabilir.

Öğretmen, öğrencinin başını okşamalı, tüm olumlu davranışlarına el sıkarak tebrik etmeli.

Öğrencisinin, ailesini iyi tanımalı. Onlar ile birlikte el ele vererek öğrencisini sahili selamete ulaştırır.

Öğretmen, hasta yatağında ki tabiri caizse ölüye damla damla su ağzına verip, hasta yı yatağından diriltendir.

Her öğrencisini nimet bilip, bu nimeti en iyi şekilde değerlendirendir.

Çok ders vererek değil, öğrenciye ihtiyacı kadar ders verilmelidir. Fazla ders sıkıcı gelebilir. Bu da ders çalışma azminini yıpratabilir.

O halde, hangi öğrencinin neye nasıl ihtiyacı olduğunu en iyi şekilde bilen öğretmendir.

Bir sonraki yazımız da görüşmek dileğiyle...

Kalın selametle.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdulvahap KORKMAZ - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete İpekyol Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete İpekyol hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gazete İpekyol editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete İpekyol değil haberi geçen ajanstır.