RAMAZAN’ A GİRERKEN 

Hoş geldin ya şehri Ramazan diyoruz, eskisi gibi coşkuyla olmasa da. Bu Ramazan, Yemen’ de yıllardır aç ve oruç olanların yaşadıklarını, önemli bir kesimimiz daha derinden hissedebilecek gibi. Bilinçlenmeye ne derece yol açar bilmeyiz? Yine de Ramazan bizim ayımız, bize ait ve onarıcı, bereketli. Rabbim, hayırlara vesile etsin. 

***

Tarım ve Tarıma Dayalı Sanayi/Ne Bitmez Bir Projedir GAP

“TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Şanlıurfa Şube Başkanı Abdullah Melik, ‘Türkiye tarımının geleceği ve GAP’ adlı panelde konuştu. 

İlimize tarıma dayalı sanayiyi kazandırmamız gerekiyor. 

Bunu kazandırdığımız takdirde yılda 350-400 bin arasında tarım işçisinin de başka yere gitmesini engellemiş olacağız. Yine üretim bakımından ülkemiz zor günler yaşıyor. 

Türkiye’de 2009 yılında 1 milyondan fazla çiftçi varken, 2021 yılında bu sayı 541 bine düşmüştür. 

Türkiye’de 11 yılda çiftçilerin yüzde 48’i üretimi bırakmış. 

"GAP, geçmişi uzun yıllara dayanan bir projedir. GAP Dünya’nın 9. büyük projesi Türkiye’nin ise cumhuriyetten sonra en büyük projesidir. 1989 yılında yürürlüğe girmiş, 2010 yılındaysa bitirilmesi düşünülmüştür. Ama maalesef 45 yıl geçmesine rağmen GAP henüz bitirilmesi istenmemiştir.

Çünkü 3. Köprü, Avrasya Tüneli, Marmaray, yeni havalimanı gibi devasa projeler çok kısa sürede bitirilmiştir. GAP’a harcanan para 40 milyar TL’nin üstünde bir para. GAP’ın şuana kadar kazandırdığı para ise 43 milyar TL’nin üzerindedir. Bunun 3’te 1 GAP’a yatırılmış olsa proje bitirilmiş olurdu. Diğer devasa projeleri devasa hızla bitiriyorsunuz ama GAP’ı 45 yıldır bitirmiyorsunuz."”/ajansbalikligol.com

Bu sitem, bu konuda yetkili bir kurumun başında bulunan bir başkandan geliyor.

*** 

Yoksul olmak bu kadar zor olmamıştı.

Hayır, yoksulluk zaten zor, o değil kastım. Yoksul sayılabilmek epey zorlaştı.

“TÜRK-İŞ: Açlık sınırı 4928 TL

TÜRK-İŞ mart ayı araştırması sonuçlarına göre Türkiye'de açlık sınırı 4 bin 928, yoksulluk sınırı ise 16 bin 52 TL. Mutfak enflasyonu ise yıllık yüzde 76,39.”/ https://www.dw.com,28.03.2022

*** 

“O Ne Güzel Vekildir”

Bozguncular hiç boş durmuyor. Dünyayı kan gölüne çevirmeleri unsurlarında bile değil ama bir de Allah'ın hesabı var. Bu, genelde unutulur.

“O inananlar ki, başka insanlar tarafından “Bakın size karşı bir ordu toplanmış, onlardan korkun ve korunun” denince bu söz onların imanını artırdı ve “Allah bize yeter, O ne güzel vekildir” diye cevap verdiler.” Al-i İmran: 173 

“İsrail'in güneyindeki Necef Çölü’nde düzenlenen ve İsrail, ABD, Mısır, Fas, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn dışişleri bakanlarının katıldığı "Necef Zirvesi"nde İran'la mücadele başlığı öne çıktı.”/ https:/ekrangazetesi.com

***

Bu Defa İntihar Değil

Bu taslağı hazırladığımda Şanlıurfa/Eyyübiye’ de bir gencin intihar haberi ya medyaya yansımamıştı ya da ben görmemiştim. İnşallah yazı çıkana kadar hiçbir can kendine kıymaz.    

Bu defa intihar değil, ya intihar ya zam ya kavga ya küfür ve tehdit.  Orantısızlaşmış bir gidişat. Önceki işinden çıkarılmış genç bir babanın, anlamadığı bir iş olduğu için çalışırken çatıdan düşmesi. Allah rahmet etsin. Geride üç çocuk./ajansbalikligol.com

*** 

İşsizliğin Resmi

Urfa’da izdiham! 60 Temizlik görevlisi kadrosuna 53 bin başvuru” baraj.com.tr

 Bir de bu Ramazan yani Kudüs’ ün kılıcı savaşından/direnişinden sonra İsrail’ in Gazze’ ye yönelik her Ramazan gelenekselleştirdiği tavrının ne olacağından, Yemen’ de yaşananlara, Karadeniz’ e mayın döşenmesinden, Herzog ve Benet ziyaretlerine… İşte böyle bir atmosferde giriyoruz Ramazan’ a…

*** 

Böyle bir girişle Ramazan yazısına başlamak biraz tuhaf oldu. Bunlar, sizin de bildiğiniz gibi devede kulak kadar olanı. Böyle sıralamak can sıkıcı oldu ama hemen her gün bu tarz haberlere maruz kalmanın insanı bir nebze olsun etkilememesi, üzmemesi mümkün mü? Bu acı tabloyu, bu kötü resmi görmezden gelmek Ramazan’ ın ruhuna aykırı olmayacak mıydı?

*** 

Umut Veren Gelişmeler

Tüm bunlara rağmen umut veren gelişmeler de olmuyor değil. Mesela Ethem Sancak’ ın açıklamaları.

Eski AK Parti MKYK üyesi ve iş insanı Ethem Sancak, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde düzenlenen ‘Türkiye’nin güvenliği ve NATO’ konferansında şöyle diyor:

“Biz Amerikan’ın desteğiyle iktidara geldik. 

Taç giyen baş akıllanır. 

One minute olayında rest çektik. Batının pranga sistemine kafa tutmaya başladık. Bunu devirebilmek için en son içimize sızdırdıkları FETÖ, 15 Temmuz darbesini yaptı. Biz milletimizin desteğiyle bunları yendik.

Aslında Türkiye NATO ve Batı ile sürekli savaş halinde. Şimdi NATO’ya girdik ve 70 yıldır NATO’nun bekçisiyiz. 

NATO’nun bütün 70 yılı boyunca bu ülkeye verdiği tek bir katkı var mı? 

Tabanca yapmamıza izin vermediler. NATO bizim içimizde geçmişte kalan bir kanserdir. Türkiye kanserini yenmek istiyorsa kanserini yenmelidir.

Geç bile kaldık. 

Biz çıkmasak da zaten onlar bizi atacak.

Şu anda bize ambargo uyguluyorlar. Kendi savunma sanayimizi kendimiz yapmak istediğimiz için... Ben BMC’de Altay tanklarını yapmaya çalıştım. Her şey hazır. Motor yok. Motoru Almanlar verecekler ama Almanlar bunların korkusundan motoru vermiyorlar. NATO bu prangayı kırmamak için oluşturulmuş bir şeytani örgüttür.

Türkiye, Rusya ve İran bir olalım; 

Amerika’yı Suriye’den çıkaralım. Suriye’nin toprak bütünlüğünü sağlayalım. 

***

Ben kendim gittim gördüm. Kapatılan tek bir cami yok. Uygur bölgesinde yaşayan Uygurların refah seviyesi bizim Yozgat’ta yaşayan insanlarımızın refah seviyesinden 3 kat daha yüksektir. Git gör. Bunlar Amerikan ajanlarının dezenformasyonudur. Batı medyası ve CIA’nın ajanlarıdır. Çok merak ediyorsanız sizi göndereyim. Bölge bölge, atlayın gidin. Başkalarının anlattıklarına bakmayın. Kendiniz gidin" 

Bu açıklamalar, konjonktürel değilse; çok değerli.

Bu açıklamaların değerli olduğunu, secdeli NATO sözcülerinin, verdiği “Ethem Sancak, Rusya ve Çin’in sözcülüğüne soyundu​​​​​​​" şeklindeki hızlı tepkisinden de anlamak mümkün.

Bunlar, Türkiye’ nin; kaybeden ve eriyen Atlantik’ten kopan ve bağımsızlaşan bir tercih yapmasından acayip korkarlar…

*** 

Ramazan’ ın basiretimizi artırmasını, doğru tercihler yapmamızı, dayanışma ve muhabbeti artırmasını ve bereketli geçmesini Rabbimden dilerim. 

Hoş geldin Ramazan, hoş geldin. Selam ve dua ile. 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsa Dervişoğlu - Mesaj Gönder

# urfa

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete İpekyol Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete İpekyol hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gazete İpekyol editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete İpekyol değil haberi geçen ajanstır.