TUHAF ZAMANLARI YAŞAMAK

Bugün otobüste iki yaşlının sohbetine kulak misafiri oldum. Konu yine milli kurgumuz olan eski günlerdendi. Bu eski günlerden kopup giden, değişen yeni nesilden muzdariptiler. Konuşma şuydu: Eksiden bizim başımızı derde sokabilecek tek şeyden korkardık o da sinema idi. Bizim nesil bu zilletten bozulacak diye çok korkardık. Hatta kız istemeye gidildiğinde değişmeyen soru şuydu: “Kızınız sinemaya gidiyor mu, gitmiyor mu? Ama gel gör ki şimdi telefona mı yanarsın, TV programlarına mı? Diye uzayıp giden bir konuşmaydı.

Nerden nereye… belki bu anekdot bizim için komik gelebilir. Ama bir zamanlar toplumun gerçeklerine, değerler dünyasına ışık tutan bir aynaydı. Sormak istiyorum: Neyi bulduk neyi kaybettik? Ya da neyi eskimiş, hor görüp hayatımızdan attık, onun yerine neyi yeni olarak koyduk? Ne gitti, elde ne kaldı? Ah değişim sen yok musun? İnsanın mayasına, yaşamına, huyuna, suyuna kimine göre zehir katan, kimilerine göre ise derman katan şey.

Bir Çin bedduası der ki: Büyük değişim zamanlarını göresin, onların içinde yaşayasın. İşin aslına bakılırsa bu durumun hiç de şaka bir tarafı yok. Acaba o fırtınanın içinde biz olsaydık ne yapardık! Demenin vakti de değil. Aslında baya bir sallanan gemideyiz ve tuhaf zamanları yaşamaya devam ediyoruz.

 

 

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Kenan TAZEFİDAN - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete İpekyol Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete İpekyol hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gazete İpekyol editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete İpekyol değil haberi geçen ajanstır.