UA-89691712-1

İnsanı sosyal bir varlık olarak yaratan Allah, sosyal hayatın selameti, düzeni ve sorunsuz olarak sürmesi için kurallar koymuştur. Fıkıh kitaplarında “Muamelat” adı altında açıklanan kurallar sosyal hayatın düzenini oluşturmaktadır. Zekât, sadaka ve yardımlaşma prensipleriyle toplumun iki ana unsuru olan fakir ve zengin arasında sarsılmaz bir köprü oluşturduğu gibi, nezaket, hoşgörü, komşuluk ilişkileri ve şura ve dayanışma kurallarıyla da toplum ahlakının güzellilerini en üst düzeye çıkarmıştır.

İslam’ın bütün kurallarında samimiyet esas alınmıştır. Allah için yapılan her davranış ve uygulamada içtenlik bulunduğu açıktır. Yalnızca Allah’ın rızası gözetilerek gerçekleşen bütün kurallar, toplum bireyleri arasında da başa sistem ve düzenlerde görülmeyen bir samimiyet ağının örülmesini sağlar. İslam’ı farklı kılan önemli hususlardan biri de budur. Sadece bir konudaki hükmünü incelemek bunu anlamaya yeterli gelir. Sosyal hayatı en güzel, tatlı ve samimi bir duruma getiren kurallarından biri de misafire ikram ile ilgilidir.

Misafire ikram, hem ayetlerde, hem hadislerde bildirilmiştir. Birçok surede Hz. İbrahim (AS)’ın misafirleri ve onlara yaptıkları ikramlar müminlerin nazarına sunulmuş ve misafir ağırlamada gereken adabın ne olduğu konusunda ipuçları verilmiştir. Örnek olarak Zariyat Suresinin 24-27 ayetlerini verelim: “İbrahim'in ikramda bulunduğu misafirlerin haberi sana ulaştı mı? Yanına girdiklerinde 'Selâm' demişlerdi. O da 'Tanımadığım kimseler, size de selâm olsun' dedi. Sonra onlara sezdirmeden ailesinin yanına vardı, semiz bir buzağıyla geldi. Önlerine koydu, 'Buyurun, yemez misiniz' dedi.”

Ayetlerde konukseverliği övülen Hz. İbrahim’in, gelen misafirleri tanımadığı; verdikleri selama daha güzel bir selamla karşılık vererek güzel bir hoşamedi ile karşıladığı; ikramını misafirlere sezdirmeden ve geciktirmeden hazırlattığı; ikramın en iyisini seçtiği dikkatlere sunularak, misafir ağırlamada onun örnek alınması gerektiği, ayetlerden anlaşılmaktadır.

Çoğu kez misafir, utangaçlığından veya nezaketinden dolayı ihtiyaçlarını sezdirmemeye çalışır. Kendisine yapılacak ikramın ev halkına yük olacağını, zahmet vereceğini düşünür; fark ettiği taktirde yapılacak ikrama engel olur. Bu nedenle İbrahim (AS)’ın, misafirlerine sezdirmeden hemen eşine giderek semiz bir buzağı pişirtip getirdiği anlatılmıştır.

Ayetlerden anlaşılan ikramın adabından biri de yemeğin bekletilmeden çabucak getirilmesidir; çünkü geciktirilen ikram, ikram olmaktan çıkar, eziyete dönüşür. Bir diğeri de yemeğin, misafirin bulunduğu yere getirilmesidir. Misafiri yemek mahalline götürmek, oturma, koku gibi yemekte rahat edemeyecek bir takım sorunlara yol açabilir. Ayette, “semîn: semiz bir buzağı” ifadesiyle de ikramın en iyisinin seçilmesi gerektiğine işaret edilmiştir.  

Misafire ikramı emreden birçok hadis-i şerifler de vardır. Hadislerde misafire ikramın bir hak olduğu, Allah’a ve Ahirete iman eden kimsenin misafirine ikramda bulunması gerektiği bildirilmiştir. Misafire ikram büyük bir sevap kazandırdığı için, bu sevaptan mahrum edilmemesi gerekir. Bu nedenle misafirin, kendisine yapılacak ikrama engel olmaması için nafile oruç tutmayı dahi misafiri olduğu ev halkının iznine bağlamıştır. Hz. Aişe annemiz, (RA) peygamber (ASV)’ın şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:

“Adam bir kavme misafirliğe gittiği zaman, ancak onların izniyle oruç tutabilir.” (İbn Mâce, Sıyâm, 54, Hadis no: 1763.)

Farz orucu tutmama konusunda misafire ruhsat tanınmıştır. Nafile oruç için de misafiri olduğu kavmin izni şart koşulmuştur. Bunun temelinde, yapılacak ikrama engel olmama olgusu yatmaktadır.

Misafire ikram yalnızca Allah için yapılan kutsi bir kültürdür. Sadece İslam’a mahsus bir kültür olan misafirperverlik, Avrupa medeniyetinin istilasıyla yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır. Allah rızası esasına dayanan bu kutsi geleneğe riya (gösteriş) karışınca samimiyeti bozulur. Çünkü Allah rızası, samimiyeti barındırır; riya ise çıkarcılığa dayanır. Gösteriş hevesine dayalı ikram, zahmetlidir ve usanç verir. Oysa İslam’ın bir kuralı olarak sadece Allah için yapılan ikram, zahmetsizdir; zahmeti varsa da rahmete dönüştürür.  

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.