Kanlı ay tutulmasına mı korkup üzülelim, yoksa durmak bitmek bilmeyen devam eden hukuksuz savaşlara mı ağlayalım? Yoksa iki ayakları üzerinde yürüyen; ismi insan cismi belhüm-adel’den daha aşağılara düşmüşve alçalmış, zalim ve gaddar olanlara mı üzülelim bilemiyoruz?Ya da sosyal medya denilensanal dünyada sınırı aşmış olan atışmaların, bilen bilmeyenin, her konuda fikir beyan etmelerine; tekfir edilmelere, ithamlara, yaftalamalar ve daha binlerce olumsuz olay ve hadiselere mi kahr olalım?!

                      Neler oluyor dünyamızda? Dört yaşındaki bir çocuğu canice ve vahşice katleden vicdanı kurumuş sözde insanların; öz amcası tarafından geçmişin hırs ve ihtirasına kurban edilen bir kız çocuğunun ailesine çektirilen acıların; yüz lira için adam öldürenlerin; bir bilezik için el kesenlerin; anne babasını eşi istemediği için, huzur (hüzün) evlerine terk eden merhametsiz evlatların; müstehcenliğin envaı çeşidini sergileyen sözde giyinik,özde üryan olan kadınların kol gezip cirit atıklarına ev sahipliği yapmaktadır yaşadığımız dünya!

                      Adam kaçıranların, masum kanı dökenlerin, ala vere dala vere iş yapanların; yetimin malına konup saltanat sürenlerin, teoride Müslüman pratikte ne idüğü beli olmayan düzenbazların; dini hesabına kitabına uydurmaya çalışan Modernist Bel’am ve tilmizlerinin, dini alet edip insan kandıranların, alim kılıklı tahribat ve tahrifat ’çı müsveddelerin; onun bunun malını alıp kayıplara karışan üçkâğıtçıların çoğaldığı bir dünyada yaşıyoruz… Neler oluyor dünyamızda?

                      Karısına, kızına, oğluna söz geçiremeyen pasif heriflerin; meydanlarda hak hukuk (!) istiyoruz diye el âlemin malını yağmalayan tetikçi maşaların; toplumda din, can, mal, akıl ve nesil emniyeti diye bir şey bırakmayan ipsizlerin; darbecilerin, devi-rim-ci kafalı devrimcilerin, uysal koyun gibi güdülen menfaatperestlerin; ağızları küfür dağıtan ve kokan küfürbazların, onun bunun ismetine dil uzatan hayâ edep yoksunu zebellehlerin bol oldukları bir dünyada yaşıyoruz. Neler oluyor dünyamızda?

                      İnsanlığı katleden insanın, hayâyı öldüren Nisa’ nın; günahların, isyanın, tuğyanın, münkeratın; Allah’ın yasakladığı şeylerin resmi muktedirlerin çıkarmış oldukları yasalarla meşrulaştırıldığı, çalkantısı, depremi, zelzelesi, sel baskınlarının, afetlerin, değişen mevsim ve iklimlerin olduğu bir dünyada yaşıyoruz. Neler oluyor dünyamızda? Biz,yani insan, nereye doğru yol almaktayız?

                      Huzurun ve saygının bırakılmadığı veya nispetten kalmadığı, gerçek manadaki ilim ve irfan ehlinin susturulup, kural kaide bilmeyen yeni yetmelerin ilim kürsülerini işgal ettiği; batının tüm örf, adet, gelenek, yaşam ve inanç biçimlerinin yangından mal kurtarırcasına ithal edilip hemen pratiğe döküldüğü, Ümmet bilinci yerine, ırkçılıkve ulusalcılığın benimsendiği; ideolojilerin, İzmlerin ve gereksiz felsefe kuruntularının tedavüle konulduğu günlerden geçmekteyiz! Bir an da olsa, oturup düşünelim: Neler oluyor yaşadığımız dünyada?

                      Adama sormazlar mı? Hiç mi güzel şeyler kalmadı diye? Elbette vardır, lakin teraziye vurulduğunda; kötülerin ve kötülüklerin ne kadar daha çok ve ağır oldukları görülecektir. Şöyle bir soruyu da kendimize sormamız lazımdır: “Peki, olup bitenlerden bizim hiç mi suçumuz yok? İşte tam da konuyu buraya çekmeye çalışıyoruz…

                      Yukarıda evsaflarını saymaya çalıştığımız; karakterleri, mizaçları, inançları, ahlak ve edepkonusunda yara almış, ya da hiç kalmamış olan bireyleri kim veya kimlerin yetiştirmeleridir diye, kendi kendimize sormalıyız? Yaş iken eğilmeye müsait olan ağacı, kurutup odun haline getirdikten sonra,hasat zamanında meyve (!) bekleyen emeksizler kimlerdir? Çorak toprağa tohum serpip, sonra yan gelip yat, gel keyfim, vur kel kafam rahat çat; diyenlerin, mahsul beklemeye ne kadar hakları vardır? Neler oluyor yaşadığımız dünyada? Sorumsuz ebeveynlerden sorunlu evlatların meydana geleceğini bile bile; insan fıtratına uyumlu olmayan eğitim ve öğretim müfredatlarının dayatılması da neyin nesi oluyor Allah aşkına? Neler oluyor yaşadığımız dünyada? Terör hadiseleri, belalar, musibetler, sel felaketleri, savaşlar, işgaller, ekonomik savaşlar, uluslararası yaptırım ve kaptırımlar; siyasi kapışmalar, politik hezeyanlar, koltuk kavgalarına kurban edilen değerler, para, kadın, makam ve mevki hırsı; şehvet ve şöhret tutkunluğu, lüks ve şatafatlı yaşam, israf ve acımasızlık, hepsi ama hepsi bu kirli çağın beraberinde getirmiş olduğu,insan (merhametsizlik) kaynaklı vebalarıdır! Sebebi de insandır! Yani; biz, bizler, onlar, bunlar, sen ben ne fark eder ki? Neticede hepimizin bindiği gemi aynı değil mi? Ya akıllanır, beraber boğulmaktan kurtuluruz, ya da hep birlikte batarız Allah muhafaza!...Öyleyse, her canlıya yetecek kadar geniş olan, dünyamızı yaşanılır bir yer haline getirmeye çalışmak; hepimizin ortak gayreti neden olmasın?! Neler oluyor dünyamızda sitem ve yakınmalar yerine; ne güzel dünyamız, deme temennisiyle! 09 Ağustos 2018.  

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner6