Urfa'nın 58Meydanında,

1853yılında, savığ bi kış gününde zerzembede dünyayagözlerini açmış Fethiefendi…

Ebesi bütünmehelenin ebesi, Helepli Emnesimiş

Ravilerinaktardığına göre Fethiefendi doğduğunda, 3 kilo 300 gr. mış

Ve o da hersabiisubyankımın, ağlayarak bu vefasız dünyaya gözlerini açmış.

Henüzifağyaşında, babasının terzilik yaptığı Mençek Hanına gidip-gelmeye başlamış.

İlk terziçıraklığı deneyimini burada yani babasının tükeninde yaşamış, serçe parmağınainniyibatıraraktan mesleğe merhaba demiş.

Soynasındamesleğinde bi hayli ilerleme kaydetmiş,

Dünyanınsöküğünü dikmiş, birilerinin iliğini açmış,

Onun-bununköyneğine, çeketine,bi sürü düğme tikmiş.

Fethiefendi,üsküfü ilk gördüğünde, süzgeç zanetmiş, hayretler içinde kalmış!

Merakınıgiderme adına bi gün babasına:

'Babo… Busüzgeç, niye bu kadar ifağ, bundan ne süziler…' deyince...

Babası EzizEfendi;

'Oğlum Hanagelen-giden yabancıları bundan süziğ…‘ demiş!

O da elesineinanmış... Hem babasının gendine henek yaptığını nerden bilecağ ki güçük Fethi…

Yaşıbüyümüş, yaşı büyüyünce Fethiefendi de büyümüş, bu durum karşısında babası Ezizefendi oğlunun yulvarını biraz olsun gevşetmiş.

Üzerinde kiyük kalkınca Fethiefendi rahatlamış, tükkene, artık daha serbest bir şekildegidip –gelmeye başlamış.

Evdentükkene, tükkenden eve gidip-gelirken, güzergâh olarak, eski mevlağananıniçinden vurup, kazancı bedihin demliklere kup taktığı tükenin öğüne çıği,soynakalaycı Abdo emminin tükenin yan çaprazından, mehkeme zuvağına giri oradanelli sekiz Meydanına çiği,soyna da Reji tetirbesinin en dar yerinden sapi solasapi, ordan geri çıkmi çünkü evleri o tetirbe de…

O da herkurre Urfalı uşağlar kımın cesaretini iki kaşının tam ortasının üzerinde daşi.

Bi lokmabüyümüş ya… Gözübi şeyi görmi, meydana yetişmeden bir madar var

Sehebi sebehsebeh, atı madara getirken, gidip atın kuyruğundan çekip bi kaç tiyv koparmazmı?

Niye?

Niye olacak,zevzirlere, yusuftutanlara fak kuracak onun için.

Neyse…

Fethiyeefendiher gün çizo-vizo bir yoldan tükkene gidip–geli ama gidip- geliken yolda akıllıdur mi?

Evlerinintetirbesinden çıkar-çıkmaz gendi gendinebi şeyler mırıldani…

Kabaltındangeciken sesini bi lokma yükseldi, çetrefilli zuvağ aralarında daha dabağıri,gendi gendine hoyratlaroği,

En çok da:

‘Daracıkzuvahta yara kavuştum

Yar aşağı,ben yuğarı savıştım...’ türküsünü çığıri.

Gerçi oyaşta;  aklı‘yar’ a basi mı deyecağsız…Olsun…İler de içinde hep ‘yara’ olarak kalacağı için,

‘yar’meselesine, dahao ifağ yaşında alışmaya başli oğlancağız!

Heyatlıevler de, o güzelim çardaklara kurulan ve perdenin ucunu hefiffçee açıp aşağıyabakıp ‘ecebe aşağıdan kim geçi’ diyen dayzam kızlarından, iki göz görmedenkörlamasına işmar edi, saçını tımar edi,gendi gendini bele bihoş ediFethiefendi…

Bi günFethiefendi gene çardakta, ayağında halhalından, burnunda ki hızmasında gendineişmar eden bir dayzam kızını görünce dayana mi arka cebinden eynesini çıkarıpdayzam kızanın takasınatuti.

A Gördiyızmı babo!

Tam buesnada, kızın abisine yakalanmaz mı?

Kızın Abisi,o el yapımı havara güllesini, arkadan Fethiefendiye fırlatmaz mı?

Babo gülleFethiefendinin belinde patli, un ufak oli, soyna paramparça oli, ondansoynayere tökıli!

Neysene…

Genebigün:

‘Kalanınaltında üç ağaç incir… ‘ türküsünü okumaya başliii babası yanıbaşında ağanınbirinin şelvarının balağını teğeledimiş, oğluna müdahale edi…

Niye?

Niye olacak!Oğlının büyüdığını artık zencırı kırdı-kıracağ tavına geldiğini ayni, ondanbaboş.

BabasıEzizefendi, oğlunun bu terziliğ mesleğini yapmayacağını her gün kirirşikıracağını bıldığı üçunbi an önce bu işe,biçara aramağa, biçara bulmağa başli.

Ha az kalsınunudacaktım…

Bu aradataka da duran Filipısmarka radyosunda;

‘Çav Bella,Çav Bella…’ parçasına kulak misafırıoli o da:

 ‘Valawka,çıbellaçıbella…’ ye deyip, Ernestoya,Mençek Hanından biselam gönderi!

O aralar altkattaki tükkenlerinden birine gelip-giden Kıdey Hafız aklına geli.

Bigün, KıdeyHafızın, bele; ’Kıdeykıdey’ Hana giriş yaptığını görünce,Fethienediyi kolundantutuğu kımın,aşağıya ini:

"Hafızefendi!Hafızefendi! Al bu, köleyi; ‘eğitimisen, terbiyemi edisen ne edisen et! HışHışıseni beşiği benim olsın…’ deyi.

O aradaFethiefendi,böyükbi saygıyla,Hafızın yanına çömeli, elini öpi, hayır duesiniali.

Çömelmeesnasında, Hafızın cebinde ‘Ney’i görününce, denek zanedi,çok korkhi.

Devirsi günbabasına:

‘Babo,benartık Hafızın yanına getmeyacağam…’ deyi!

Babası;‘niyeçoğmı gidip-geldi Fethi…’deyince;

'Yok Babo!Hafızın delikli değeneği var, vurdu mı ses çıkari…'

Tabi babasıoğlunun bu anlatım karşısında;Hafıza işkileni,içinden bi lokma buğzedi.

Günler sukımın akıp gidi, Neyzen Fethiyefendiböyi, orda-burda Ney üflemağabaşli, 

Ve 'Ney'inide artık rehetlıkla eve getirip-götürmağabaşli.

Babası-Anası bi gün Neyi camhananın yanında ki takada görünce dayanamamışlar:

'Fethioğlum, bu Ney in nesi?

Fethiefendi;'

Ney'in nesiolacak aney, görmimisen Ney işte!’

Anası vebabası Neyin ne olduğunu pek anlamamışlar ama durumu da peşinen kabullenmişler.

Fethiefendibigün Neyini almış, evlerinin damına çıkmış.

O narinkamışvari Neyinden Urfa divanını çalmağa başlamış

O esnada,Reji tetirbesinde gölgelenen bütün pıssıkler,

Damdamatardadinlenen bütün taklacı kuşlar,

Kurtuluşmektebinin çatısında ziç eden bütün kıytler, bi an da etrafına toplanmağabaşlamış.

Mübarek…deyisen belki Orfeous olmuş… ellavekil…bi aslan eksik Neyzenin sıfrasında!

Neyzen,hızını alamamış olacak ki aşağı enmiş anasına:

'Aney hele oLiri mi getir'deyince…

Anası:

‘Vışşşoğlımbızondan ekmek açıyığ...’ demez mi?

Fethiefendiefendiliğini bozmamış, pozıntıya vermemiş hetta içinden gülmağa başlamış.

'Aney bensenden Tiri değil, Liri istiyem…' demiş.

İştebelesibiortamda ve Aile de yetişen bu müziğin dehası,

Kendiçağının harika uşağıve bu işin karakuşağı,

Gelmiş-geçmiş müzik literetüarının efendisi

Uzun yıllarUrfa da müzik meşketmiş,

Bu şehrisevmiş bilmem neyinde naşketmiş!

Gel zamanget zaman Neyzen FethiefendininUrfa da hoyrat okumadığı mağara,

Sesini testetmediği hemam kalmamış.

Geneaynadilar , bi gün yanlışlıktan Cincıklı Hemama girmiş,

Avratlar Fethiefendiyikarşılarında görünce:

Biridiğerine:

‘VışşşvışşşEşşe,Herıf Leyla, herıf dört köşe…’deyince;

Fethiefendide cesaret hâsıl olmuş, bir hoyrata asılmış, avratlar;

‘ Dağdağanyemiş bülbül kımın…’göbek daşına çakılmış kalmış!

İnancıyızolsın; o cıncıklı hemam var ya o Cıncıklı Hemam… bi an da,Vezir Hamamınadönmüş!

İştebelesibir müzik ustadıdır Fethiye Efendi arkadaşlar.

Ne yazık kigünümüzde adını, sanının, pek bilen yoktur.

Oysao, butorpağların öz çocuğudur.

Şimdibiribiriyıze ;

Niye;bizuvağa, bi tükene, bi AVM ye ismi verilip ismi yaşatılmideyiseyiz,

Valla ben debilmiyem.

Ha… Sehebiyok diye mi?

Onu dabilmiyem biye sormayın!

Gidin HemeyŞazeye sorun.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.