UA-89691712-1

Rahmetli 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın sarfettiği “Benim memurum işini bilir” cümlesinden sonra benzer sözü Hüseyin Çelik Milli Eğitim Bakanı iken söylemişti. Okul yöneticilerinin pratik çözümler bulmasını tavsiye eden Çelik, “Müdür bey, bu ne rezillik diye soruyorum. 'Bakan bey ödenek gelmedi' diyor. Arkadaşlar, ödenek gönderdiğim zaman annem de yapar o işi” diye konuşmuştu.

Çelik bu talihsiz konuşmasını 11 Kasım 2006’da yaptı. 13 yıldan bu yana başbakanlar değişti, bakanlar değişti, müdürler değişti, sistemler değişti ama zihniyet değişmedi maalesef. Ve o günden sonra bir yandan okul müdürleri velilerden para istedi bir yandan bakanlık para toplanmasına karşı çıktı. Sırf bu yüzden ceza alan idareci var. Bakanlık “para yollamayın” diyor ama ödenek de yollamıyor.

Okullar hizmetli ve güvenlik gibi personel ihtiyacını nasıl karşılayacak? Temizliği kim yapacak? Hangi malzeme ile yapacak? Öğrenciler mecbur kalmadıkça tuvaletlere gitmiyor. En “işini bilen” müdürün okulunda bile tuvalete sabun yetişmekte zorlanıyor ve çocuklar o pis tuvaletlerden ellerini sabunlamadan çıkıyor. Bunlar merkezdeki okullar. Yani hizmetli ve güvenlik personeli ihtiyacı, köy okullarının yanında adeta lüks kalıyor.

Sosyal medya, okulunun veya sınıfının eksiklerini saymakla bitiremeyen öğretmenlerden geçilmiyor. Kimi klima kimi sıra kimi boya kimi tahta istiyor. Evden eşini getirip okulunu boyayan fedakar öğretmenleri bile gördüm sosyal medyada. Hüseyin Çelik’in o konuşmasından bu yana her geçen gün okulların ihtiyaçları daha da arttı. Ve buna karşın bakanlığın illere gönderdiği kesinti de arttı.

Ankara, öğretmenlerin maaşı hariç okulları kendi kaderine terk etti. Bununla da yetinmedi okul idarecileri ile velileri karşı karşıya getirdi. Okul idaresi para istemese okul pislik içerisinde kalıyor, para istese şikayet ediliyor ve ceza alıyor. Hatta bu yüzden birbirine düşen veliler dahi var. Öğretmenler veli toplantısı yapıyor (ihtiyaçlar sıralanabilir diye çoğu veli gitmiyor). Toplantıya katılan velilerin bir kısmı öğretmenin talebini karşılamaktan ve para vermekten yana olurken bazı veliler de devletin karşılaması gerektiğini savunarak karşı çıkıyor.

Bakanlığın ya “ben aciz kaldım para gönderemiyorum herkes başının çaresine baksın” demesi ve öğretmenleri, zabıtaya şikayet edilen dilenci muamelesinden kurtarması ya da okullara ödenek göndererek herkesi topyekun bu işten kurtarması gerekiyor.  

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.