Hayatı korumak amacıyla insan korku hissi ile donatılmıştır. Bir şeyin, hayata zarar vereceği ile ilgili her inanç, düşünce hatta şüphe, korku hissini harekete geçirir. Korku, hayatı korumak için tehlikelere karşı tedbir almaya sevk eden bir uyarıcıdır. Hayata zarar verdiğine inanılan tehlikelerden gelen korku, ölüme sebep olacağından dolayıdır. Bu itibarla, “her çeşit korku, ölüm korkusuna dayanır” denilebilir.

Evde tüpgaz kokusu duyulunca, “gaz kaçağı var” diye düşünen ev halkı, yangın korkusuyla harekete geçer, olası bir yangını önlemek amacıyla araştırmaya ve çeşitli tedbirler almaya koyulurlar. Aslında bu kokunun verdiği korku, yangın korkusudur. Aynen bunun gibi insandaki korkuların hepsi nihaî olarak ölüm korkusundan kaynaklanır.

Ancak her insanda tehlike anlayış ve düşüncesi farklı olduğundan, korkular da farklı olur. Bütün korkuların temeli olan ölümün mahiyetini kavrama derecesine göre de korkular değişir. Ahirete imanın ölçüsü oranında korkular artar veya eksilir. Hatta Allah’a ve ahirete inanıp da Sirat-ı Mustakimde hayat sürenler için, ölüm korkusu bulunmadığından hiç bir korku yoktur. Kur’an-ı Kerim, bu durumu şu ayetlerde bildirmiştir:

“Rabbimiz Allah’tır deyip sonra da dosdoğru bir istikamet üzere olanlar, onlar için hiç bir korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.” (Ahkaf, 13); “Haberiniz olsun ki Allah’ın evliyası (dostları)  için hiç bir korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir” (Yunus, 62); “Ey Âdemoğulları! Size kendi içinizden ayetlerimi anlatacak peygamberler gelir de kim (onlara karşı gelmekten) sakınır ve kendini ıslah ederse, onlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.” (A’raf, 36) ; “Evet, kim Muhsin olarak yüzünü Allah’a teslim ederse, onun ecri Rabbi katındadır ve onlar için korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.” (Bakara, 112)

Korkunun en ağır derecesi, gelecekte olacağına inanılan ve kendisinden kurtulma şansı bulunmayan bir tehlikeden gelen korkudur. Alametleri belirdikçe, ya da diğer insanlar üzerinde görüldükçe yaklaştığı düşüncesi korkuyu arttırır ve büyük bir sıkıntı verir. İşte bu, ölüm korkusundan başka değildir.

Ölümden kurtuluş imkânsızdır. Kur’an, bu hususu şöyle dile getirir: “Her nefis ölümü tadıcıdır” (Ankebut, 57) “De ki: kaçıp durduğunuz ölüm mutlaka size kavuşacaktır” (Cuma, 8) Hayatta süregelen ölümler, mezarlıklar bu ayetleri izah ve tasdik ediyor.

İnsan bilmediği, çözümünü bulmadığı şeylerden korkar. Çünkü bilinmeyen şeyler devamlı tehlike kuşkusu verir; bu da korkuyu doğurur. Bilinmeyen şeyler hakkında tehlikesiz olumlu bir zan beslemek mümkün değildir. Bu nedenledir ki ilkel kavimler, mahiyetini bilmedikleri şimşek, gök gürültüsü gibi doğal olaylardan korkarak onlara tapınmaya başlamışlardır. İçlerindeki kutsal varlığa inanç ve ibadet hissini yanlış kullanarak tapınmayla bu tehlikelerden kurtulacaklarını zannetmişlerdir.

Ölümden sonrası, hayatta olanlar için gayb olması cihetiyle gizemli bir bilinmezlik içindedir. Bu nedenle insan ölümden korkuyor. Hayatı ve ölümü yaratan Allah, ölüm sonrası âlemi ve oradaki yaşayışı peygamberleri aracılığıyla açıklamış, bir derece gizem perdesini aralamıştır. Ancak peygamberlere inanmayanlar için bu ölüm bilinmezliği sürmektedir. Ecelin gizli oluşu insana ölümü uttursa da, her gün yaşanan ölümler, yakınların, sevilenlerin ve ölümü akla gelmeyenlerin ölümleri, ölüm gerçeğini akla düşürüyor ve ölümü kendine yakıştırmayarak ölmeyeceğini vehmedenlerin bu vehmini yıkıyor, ondan kurtuluş olmadığını düşündürüyor. Böylece yürek dolduran bir korku ortaya çıkıyor.

Akıl ve düşünce bu yönüyle kişinin ruhunu rahatsız eden, uykusunu kaçıran, lezzetleri yok eden bir alete dönüşmektedir. Bundan kurtulmak ve rahatsız edici düşünceleri önlemek için çareyi aklı örterek işlevsiz bırakmada görüyorlar. Sarhoşluk veren içkilerin icat edilerek kullanılmasının önemli bir nedeni budur. Ancak bu, avcıyı görüp başını kuma sokarak kurtulacağını zanneden deve kuşundan farksızdır. Peygamberlere kulak vermeyip bu tarz bir aptallığın içine düşmek insanlık için yüz kızartıcı bir rezalettir. İnsanlığın düşebileceği inanılmaz bir durumdur. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.