UA-89691712-1


      Elbette mümkün ama zordur. Nasip et Allah’ım.

“İbadetlerimiz tevhidi bir duyarlılıkla bizi dönüştürmüyorsa, biz, zamanı / mekânı /hayatı dönüştüremeyiz. Bilinçsiz ve içeriksiz, biçimsel dindarlığın, biçimsel ibadetlerimizin bize kazandırabileceği bir şey yoktur.” Atasoy Müftüoğlu

Oruç bir inşadır, şu karanlık günlerde. Aslında söz bitmiştir beklide, beklide sözün bittiği yerdeyiz ‘bilmeyerek ve ‘inanmayarak’ ve ısrarla yalancı mutlulukların ardından giderkene…

Sakınmak için daha ne olmalı, görmek için, hissetmek ve ağlamak için; dahası; tepeden tırnağa, dıştan en içe doğru sorgulamak ve sorgulanmak için neden yetmesin ki Yemenli bir çocuk? Hatırla, çünkü unutmuşsun çoktandır; o Veysel’in torunu…

“Ey iman edenler ! Allah'a karşı gelmekten sakınmanız için Oruç , sizden öncekilere farz kılındığı gibi , size de farz kılındı . ” 2/183

Oruç, tutamadığımız. Oruç, anlamadığımız...

Oruç; muhasebe, arınma, yenilenme, temizlenme, sükunet, tefekkür, görme, işitme, fark etme, onarılma, derlenme, toparlanma, güçlenme, istikameti doğrultma ve yeniden harekete geçme...

“ Farz et körsün olabilir. El ele tut. Taş al ve at. Kâfiri bulur .”/Cahit Zarifoğlu .

Her yerimizden kan damlıyor, hatta fışkırıyor, görmüyoruz derin bir iç kanama geçirdiğimizi.

Oruç, tutmaktır. Oruç; Kur'an’dır/Allah’tır/Ayetlerdir…

“ Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur'an'ın indirildiği aydır. Öyle ise sizden ramazan ayını idrak edenler onda oruç tutsun. Kim o anda hasta veya yolcu olursa ( tutamadığı günler sayısınca ) başka günlerde kaza etsin. Allah sizin için kolaylık ister, zorluk istemez. Bütün bunlar, sayıyı tamamlamanız ve size doğru yolu göstermesine karşılık, Allah'ı tazim etmeniz, şükretmeniz içindir.”2/185

Ayette geçen ifadeler oldukça çarpıcı. “… insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur'an'ın  indirildiği aydır …”

Doğruyu belirleme ölçütümüz ve onaylatma merciimiz nedir?

“ Bunlar, tövbe edenler, ibâdet edenler, hamdedenler,  oruç tutanlar, rükû ' ve secde edenler, iyiliği emredip kötülükten alıkoyanlar ve Allah'ın koyduğu sınırları hakkıyla koruyanlardır. Mü'minleri müjdele. ” Tevbe : 112

“Amerika- İsrail ve Arap müttefikleri İran’a karşı Sünni bir dayanışma oluşturuyor.

Dünya düzeni siyasal var oluşu kendi temel meselesi haline getirirken, Müslümanların İslami anlamda siyasal bir bilinç inşa etmelerini, bağımsız bir siyasal düşünceye/kültüre/tarza/tavra/duruşa sahip olma çabalarını, entelektüel terörizme tabi tutuyor.” Atasoy Müftüoğlu.

Kuşatılmışlığımıza, tüm kuşatılmışlıklarımızın farkına varıp, silkinmeye vesile olsun oruç. Orucu, Gazze’yi bombalayarak bize zehir etmeye çalışanlar; Bayramı beklemeden, bize bayramı da zehir etme peşindeler. Adına “Yüzyılın Anlaşması” dedikleri bir teslimiyet, bir zillet önermekteler.

Tercihimiz; sensin Allah’ım …

Sezai Karakoç, Oruç Ülkesi’nde şöyle der:

“Hırsla, ihtirasla dünyaya bağlanmanın, adeta ahreti unutmanın mevsimlerinin geçtiğini, din gününün geldiğini ilân eden bir sancaktır çekilmiş insanlık ufku burçlarına oruç. Oruç, dereceler halinde, belli sürelerde dünyanın tatil edilmesi demektir insan için. Ve ahiretin Örtülerinin kat kat açılması demek. Süreklice bir gidiş geliş, bir medcezir dünya ile ahiret arasında. İnsan, bu gidiş gelişledir ki en büyük ilerlemesini yapacaktır ruh ve maneviyat alanında.”

Uzaklaşmadır oruç.

Tüm zaaflarımızdan.

Harcamaktır. Hazır olmaktır.

“Gerçek müminler ancak o müminlerdir ki, Allah anıldığı zaman yürekleri ürperir, ayetleri okunduğu zaman imanlarını arttırır. Ve bunlar yalnızca Rablerine tevekkül ederler” (Enfal, 2)

“O Halde gücünüz yettiği kadar Allahtan korkun, dinleyin itaat edin kendi iyiliğinize olarak harcayın. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa işte onlar kurtuluşa erenlerdir” ( Tegabün-16)

Ekonomik sıkıntıların yaşandığı bir dönemden geçiyoruz. Eskiden insanlar harcamalarını yıllık olarak yapar, yıllık olarak ihtiyaçlarını temin ederlerdi.

Oysa bugün bu durum aylık bazda söz konusu olmaktadır. İnsanlar çeşitli ihtiyaçlarını aylık olarak karşılamak zorundalar; faturalarını, taksitlerini veya borçlarını aylık olarak ödemek zorundalar.

Sıkıntıda olan birçok kesim var; sadece ülkemize sığınan mülteciler değil; kendi ülke insanımızın da önemli bir kesimi büyük sıkıntılar yaşamaktadır. İşsizler, dar gelirliler, cezaevinde olanlar, öğrenciler, gerçek anlamda muhtaç olup bunu söylemekten imtina edenler, sıkıntıda olanlar, borçlular... Tüm bu kesimleri en yakın çevremizden başlayarak tespit etmeye ve onlara ulaşmaya çalışmalı.

"(Sadakalar) kendilerini Allah yoluna adayan, yeryüzünde dolaşmaya güç yetiremeyen fakirler içindir. İffetlerinden dolayı (dilenmedikleri için), bilmeyen onları zengin sanır. Sen onları yüzlerinden tanırsın. İnsanlardan arsızca (bir şey) istemezler. Siz hayır olarak ne verirseniz, şüphesiz Allah onu bilir."2/273

"Allah'ın sana verdiğinden (O'nun yolunda harcayarak) ahiret yurdunu gözet, ama dünyadan da nasibini unutma! Allah'ın sana ihsan ettiği gibi, sen de (insanlara) iyilik et. Yeryüzünde bozgunculuğu arzulama. Şüphesiz ki Allah, bozguncuları sevmez."Kasas:77

Ve tevbedir oruç …

Acaba Cahit Zarifoğlu’nun zarif bir şiiri gibi olabilir mi tevbemiz , kim bilir ?

"Seçkin bir kimse değilim

ismimin baş harfleri acz tutuyor

Bağışlamanı dilerim  

Sana zorsa bırak yanayım

Kolaysa esirgeme  

Hayat bir boş rüyaymış

Geçen ibadetler özürlü

Eski günahlar dipdiri

Seçkin bir kimse değilim

İsmimin baş harflerinde kimliğim

Bağışlanmamı dilerim  

Sana zorsa bırak yanayım

Kolaysa esirgeme  

Hayat boş geçti

Geri kalan korkulu

Her adımım dolu olsa

İşe yaramaz katında

Biliyorum

Bağışlanmamı

diliyorum "

Rabbim, küresel zorbalara karşı bize uyanıklık, cesaret ve direnç versin. Ramazanı bayrama evirsin ve hakkıyla tevbe etmeyi nasip etsin.

Selam ve dua ile.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.