Oruç Kur'ân-ı Kerîm’in açık ve net ayetleriyle sabittir.Müslümanlara farzdır. Anlamı tutmaktır. Oruçla birçok şeyi tutarız.

İlk başta kendimizi ve kötü ve olumsuz olan ne varsatutarız. İyi ve olumlu olanı da salarız, çoğaltırız. Bu yüzden oruç/Ramazan ayıiçin; "Şeytanın bağlandığı ay" denir.

Onu bağlayabilmemiz, sadece o ayda mı mümkün? Hayır…

İlk başta kendimizi tutarız, bağlarız, sınırlandırırız.Nefsimizin isteklerini sınırlandırırız.

Nefsinin isteklerini önceleyen, egosunu her şeyin üstündetutan ve bencilliği hayatının merkezine alanın, Allah diye bir ilahı yoktur.

Rabbimizin özel önem verdiği bir eğitimdir, terbiyedir oruç.

Oruç hakkında çok yaldızlı laflar etmek mümkün amauygulamalar, duyarlılık önemli.

Diğeri ise, bu duyarlılığı, bu atmosferi, sadece Ramazan’ahas kılmamak.

Sonraki ve en önemli olanlarından biri, orucun sosyal veekonomik bir ibadet olduğu.

Evet, şimdiye kadar söylenenlerden bile kullandığımızkavramları sıralarsak, ortaya sosyal bir manifesto çıkıyor.

Ama biz, yine aynısını yapacağız.

Maç seyreder gibi hikaye dinlemeye kitleneceğiz ve bunu dinsanacağız.

Siyasilerin öncülük ettiği zengin ve gösterişli sofralara,nasıl ve hangi yemeklerin yapılması gerektiğini içeren eğlence içerikliprogramlara kitleneceğiz.

Mesela bu ayda, gerçek dini gizlemeye çalışacağız, fakire,hakkını ara değil, niye yoksul olduğunu sorgula değil; şükret diyeceğiz.

İşsize, sabret diyeceğiz.

Adil paylaşımın neden gerçekleşmediğini, işsizliğin nedenarttığını, yoksulluğun neden çoğaldığını, insanların neden gittikçeumutsuzlaştığını, kamplaşmaların neden arttığını, işe alımlarda kayırmaların,haksızlıkların neden neredeyse sistemleştiğini, hak hukuk aramanın nedenzorlaştığını, neden gerçek anlamda bağımsız bir STK'nın neredeyese kalmadığının,elektrik, finans, sağlık, iletişim ve daha birçok alanda firmalarla vatandaşlararasında yaşanan ve vatandaşı açıkça mağdur eden kanunsuz prosedürlere karşıvatandaşın nasıl rencide edildiğini, ezildiğini, hakkının gasp edildiğini ve budurumun neden sistematikleştiğini sorgulamayacağız.

İnsanların haksızlıklara karşı geldiğinde hangi süreçleretabi tutulduğunu, cezaevlerindeki hasta mahkumların uğradıkları hakihlallerini, zengine ve yoksula aynı nedenle ayrı muamele edilmesinin nedenini,aynı nedenle vatandaşın çocuğu içerideyken; diğerinin çocuğunun, damadının,yakınının dışarıda olduğunu, neden maksadı üzüm yemek olan muhalefetin de aşırışekilde sindirilmeye çalışıldığını sorgulamayacağız.

Teravihin kaç rekat olduğunu, nasıl kılınması gerektiğinigündemin merkezine alacağız ama Allah’tan başka birçok ilahı da öve övebitiremeyeceğiz ve bunu yaparken sevap kazandığımızı sanacağız.

Allah’ın insanlara verdiği hakları, tanzim, tasnif vetasarruf etme yetkimizin olmadığını, bu anlamda hangi noktada olduğumuzu, hangiyanlışları yaptığımızı, kimleri hala putlaştırdığımızı, hangi kesimleri halaötekileştirdiğimizi sorgulamayacağız.

OHAL’in, etkilememesi gereken kesimleri ne orandaetkilediğinin tespitini de, merak ediyorum, acaba yapabilecek miyiz?

Örneğin, Yeni kurulan OHAL Komisyonunu faaliyetlerine;önceliği, hastalık bahanesiyle salıverilen ayrıcalıklı kesimleri, olmasıgereken yere almak, maddi imkansızlıklardan dolayı cemaat evlerinde kalançaresiz, yoksul vatandaşların çocuklarını bir an önce tahliye etmek, gerçek vekuvvetli delile dayanmayan, şüphelerle ihraç edilenlerin iadelerini sağlamak,bu konularda mağdur olan ve suçsuz da olsa toplumun psikolojik baskısı altındakalan/lekelenme hissedenlere karşı toplumsal bir anlayış geliştirmeye yönelik sosyalçalışmalara vererek başlayacak mı?

Kendimizi, birbirimizi ve Allah’ı kandırmaya çalışarak veRamazan bitince her şeyin bittiği bir ayı geride bırakarak farklı bir insanolacak ve bundan mükafat mı bekleyeceğiz.

Elbette, kendimizi terbiye etmemiz, birbirimize hakkı vesabrı tavsiye etmemiz, zaman ve mekanı aşan evrensel bir çizgidir.

Oruç da bu yolda, mükemmel bir ibadettir.

Oruç hem iç dünyamıza hem de dış dünyamıza hitap eder.

Oruç duyarlılık, sorumluluk, merhamet, yardımlaşma,paylaşmadır. Oruç, hoşgörü ve barıştır.

Haksız ve kirli savaşları sorgulamaktır.

Oruç, ayrışma değil; birlik ve beraberliktir.

Oruç, hak, adalet, sevgi ve paylaşımı içsel ve toplumsalzeminde cisimleştirerek birbirimize iyiliklerde bulunmak suretiyle, bunu Rabbinrızasına sunmaktır.

Ramazan’ın huzurlu geçmesi için; toplumsal hayatımızda,eğitim ve diğer iş ve

işlemlerimizi, kamusal hayatımızı, hayati konuları riskaltına sokmadan, özellikle sıcak bölgelerde, insanların oruç tutmasınıengellemeyecek tarzda düzenlemeler yapmalıyız.

Oruç, kendimizi yeniden formatlamaktır. Kul olma bilincidir.Okumaktır, tefekkürdür.

Oruç, mesajı/Kuran’ı güncellemektir.

Oruç peygamberdir. Peygamberin yeniden gelişidir.

Oruç, rahmettir.

Rabbimizin, hepimize, orucun gerçek mahiyetini uygulayabilmenoktasında yardımcısı olmasını dilerim.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner8

banner6