Mekruh,hoşlanılmayan, güzel tarafı bulunmayan anlamında bir fıkıh kavramıdır. Kimilerimekruh kavramını “Allah’ın hoşuna gitmeyen” şeklinde tanımlamıştır ancak bizbuna katılmıyoruz. Çünkü Allah’ın hoşlanmadığı işlemler “haram” kavramına dahauygundur. Oysa mekruh haram demek değildir, haramla helal alanı arasındaki telörgüler durumundadır. Bu nedenle mekruh, Allah’ın hoşlanmadığı fiiller değil, “Allah’ınhoşlanmadığı durumlara yol açma riski taşıyan işlemler” olarak tanımlanmasıdaha doğrudur.

Mekruhlarciddiyeti sağlayan, her an ibadetin farkına vardıran unsurlardır. Çünkü ibadetlerdedikkat ve ciddiyet esastır. Maun Suresinde: “Namazdan dolayı gafil olan onamaz kılanlara yazıklar olsun!” ayetiyle dikkatsizlik ve ciddiyetsizlikeleştirilmiştir. Bu durum oruç için de geçerlidir.

İbadetlerleilgili mekruhların ilişkili oldukları yönleri itibariyle iki kısımdadeğerlendirildiğini görüyoruz.

Birisi:Sosyal hayata yönelik, Müslüman toplumun hoşuna gitmeyen işlemleri ifade eder. Yanitoplumun tepkisini çeken, ayıplanabilen durumlar mekruh olarak bildirilmiştir. Örneğin:uygun olmayan bir kıyafetle camiye gitmek, ya da toplum içine çıkmak gibi. Pijamayladolaşmak haram değil ama toplumun tepkisini çekmesi yönüyle mekruhtur.

Sözgelimi tümcemaatin çoraplı olarak namaza durduğu bir şehir camiinde bir kimsenin ocemaate muhalif olarak çorapsız durması toplumun tepkisini çekebilir. Ya da tümcemaatin çorapsız olarak namaza durduğu bir köy camiinde bir kimsenin çorapladurması da aynı şekilde toplum tarafından ayıplanabilir. İslam dini kişiyeyönelik hükümlerinin yanı sıra toplumsal hükümlere de sahiptir. Temel ilahiprensiplere aykırı olmamak şartıyla toplumun genel isteklerini de dikkatealmaktadır. Bu nedenle toplumun hoşlanmadığı eylemleri “mekruh” olaraknitelemiştir.

Diğeriise, ibadetleri bozucu ya da aksaklığa yolaçabilecek risk taşıyan eylemlerdir. Bu gibi fiillere de mekruh adıverilmiştir.

Örneğin: Oruçluiken suda yüzmek orucu bozucu bir risk taşımaktadır. Ağızdan veya burundanboğaza suyun kaçıp orucu bozma tehlikesi vardır. Gerçekte suya girmek, orucubozmaz. Ama susamış bir kimseye cazip geldiğinden psikolojik bir dikkatsizliksonucu boğaza su kaçabilir ve bu durumda da oruç bozulur. Oruçlunun böyle birtehlikeye maruz kalmaması için “mekruh” denilmiş ki bu riskten sakınsın.

Aynı şekilde,özellikle bu yılki gibi yaz oruçlarında, öğleden sonraki safhada abdestte ağzasu vermek mekruh olarak hükmedilmiştir. Çünkü öğleden sonraki safhada susamakhayli şiddetlenir. Böyle bir kimseye su çok cazip gelir ve yine psikolojik dikkatsizliğinde kışkırtmasıyla boğaza su kaçabilir ve oruç bozulur. Demek ki bunda da orucunbozulma riski bulunduğundan mekruh hükmüyle oruçlu dikkatli olmaya sevkedilmektedir.

Oruçlu iken güzelkokular sürünmek, oruçtaki “nefsin hoşuna giden alışkanlıklardan uzak durma”prensibine aykırı düştüğünden Şafii mezhebine göre mekruh kabul edilmiştirancak orucu bozucu herhangi bir risk taşımadığından Hanefi mezhebine göremekruh sayılmamıştır. Hatta meslek ve konumları itibariyle Hanefiler çoğunluklabir arada yaşadıklarından oruçtan kaynaklanan hoş olmayan kokuları gidermekiçin güzel kokular kullanmak Hanefi mezhebinde müstahab görülmüştür.

Orucunmekruhlarından biri de, açlık ve susuzluğun sıkıntısından dolayı diğerinsanlara karşı asabileşmek, saldırganlaşmaktır. Oruç elbette sıkıntılı biribadettir ve nefse sıkıntı yaşatmayı bununla ona ders vermeyi amaçlamaktadır.Sabır göstermekle nefsi yenmek gerekir. Oruçtan dolayı saldırganlaşan kimseorucun amacına uygun hareket etmemiş ve nefsine yenilmiş olur.  

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner8

banner6