Öne Çıkanlar haberler balıklıgöl eğitim ekonomi harran

ÖZEL HABER |Konutta fiyatlar yükseldi: Şanlıurfa’da satışlar azaldı!

Merkez Bankası'nın verilerine göre, Türkiye genelinde konut fiyatları yüzde 29.2 arttı. 11 ayda yüzde 21.5 artışla yaklaşık 1.4 milyon adet konut satılırken Şanlıurfa’da ise son aylarda konut satışlarında bir durağanlığın olduğu belirtildi. Şanlıurfa’da her yıl yaklaşık 30 bin konuta ihtiyaç duyuluyor ancak, ham maddeye yapılan zamlar hem konut fiyatlarının yükselmesine hem de konut üretiminin düşmesine neden oluyor.

Dolar kurunun düşmesine rağmen son bir ay içerisinde çimentoya yaklaşık yüzde 60, demire ise yüzde 25 oranında zam yapıldığını söyleyen Tüm Sanayici ve İş Adamları Derneği (TÜMSİAD) Şanlıurfa Şube Başkanı Mehmet Sadık Sade, “Yedinci aydan itibaren konut satışlarında bayağı bir artış oldu. Ama maalesef son dönemlerde özellikle bu sektörde ham maddeyi temin eden firmaların keyfi zam uygulamasından dolayı şu anda maliyetler yükselmeye başladı. Son bir ay içerisinde çimentoya yaklaşık yüzde 60’a yakın bir zam yapıldı. Keyfi bir zam yapıldı. Dolar kurunun düşmesine rağmen zam yapılmasına biz anlam veremiyoruz. Demire son bir hafta içerisinde yaklaşık kilograma 1 lira zam yapıldı. Bu da yüzde 25’e tekabül ediyor. Bununla beraber diğer temin etmiş olduğumuz malzemelerin de maliyetlerinin yükselmesinden dolayı şuan konut fiyatlarımız sadece Urfa’da değil; Türkiye’de tırmanışa geçti. Hükümet inşallah buradan sesimizi duyar. Bu yükselen malzeme fiyatları kontrol altına alınır.

Geçen senelere göre bir dengesizlik oluştu satışlarda. Maliyetlerin artmasıyla beraber vatandaşın alım gücü düşmeye başladı. Biz daha önceden 200 bin liraya satmış olduğumuz konutlarımızı şu anda 280-290 bin liraya satmak mecburiyetinde kaldık. Bu da ister istemez vatandaşın alım gücünü düşürmeye başladı. Vatandaş yatırım amaçlı ev alıyordu, bu hala devam ediyor. Fakat maliyetlerin yükselmesinden dolayı, konut fiyatlarının yüksek olmasından dolayı vatandaş şu anda sıcak bakmıyor, yatırım amacıyla.

Urfa gelişen bir şehir. Malumunuz Urfa yıllık 63 bin doğum oranı olan bir şehir. Bu 63 bin doğum demek 30 bin evlilik demek. 30 bin evlilikte Şanlıurfa’da her yıl 30 bin konuta ihtiyacı var. Ama maalesef  30 bin konut şu anda Şanlıurfa’da üretilmiyor. Her zaman için Şanlıurfa’da konuta ihtiyaç vardır. Ondan dolayı konut fiyatları Şanlıurfa’da yükselmeye devam edecek. Arz talep meselesi, şu anda ihtiyaç var. Özellikle yıllık 63 bin doğumun olması hasebiyle Urfa’da her yıl 25-30 bin konuta ihtiyaç vardır.  İmalatlar devam ediyor” ifadelerini kullandı.

‘BU SEKTÖRÜ BİTİRMEK İÇİN MÜCADELE EDİYORLAR’

İnşaat sektörünün Şanlıurfa’da yüzde 35 oranında istihdama katkı sağladığı ve inşaat sektörünün önünün açılması gerektiğini vurgulayan Sade, “Türkiye’deki inşaat sektörünün istihdama katkısı yüzde 7-8 iken, Şanlıurfa’da yüzde 35’ini buluyor bu. Ama maalesef böyle istihdam sağlayan bir sektöre, istihdamın motoru dediğimiz, ekonomi motoru dediğimiz Şanlıurfa’da bu sektöre Çevre ve Şehircilik olsun, belediyeler olsun, diğer kurumlar olsun ve finans sektörü olsun adeta bu sektörü bitirmek için mücadele ediyorlar. Bunu zaman zaman bütün platformlarda dile getiriyoruz. Altın yumurtlayan tavuğu bir nevi belediyeler, Çevre ve Şehircilik, kurumlar kesmeye çalışıyorlar. Bu sektör Şanlıurfa’da şu anda yüzde 35’e yakın istihdam sağlıyor. Sadece benim şirketimde şu anda 200’e yakın çalışanım var. 200 demek 5 ile çarptığın zaman bin kişi bizim şirkette, ekmeğine biz vesile oluyoruz.

Maliyetler yükseldiği sürece artık Şanlıurfa’da 2021 yılında 2+1 olan bir dairenin fiyatı 400 bin liranın altına düşmeyecek. Buradan da ben vatandaşlara söylüyorum; gelip konutlarını alsınlar. Beğendikleri firmadan, güvendikleri firmadan konutlarını alsınlar. Konut sahibi olmaya çalışsınlar. Çünkü maliyetler her gün yükselmeye başladı. Son bir ay içerisinde yüzde 60’a yakın çimentoya zam, yüzde 25’e yakın demir zammı bunun göstergesidir. Bu maliyet artışları devam ettiği sürece konut fiyatları da yükselmeye devam edecek” şeklinde konuştu.

‘BU SEKTÖR ŞANLIURFA’DA YAPILAMAZ HALE GELMİŞTİR’

Keyfi uygulamalara devam edildiğini, baskı ve dayatmalardan dolayı sektörün Şanlıurfa’da yapılamaz hale geldiğini projeleri tamamlanınca yatırımcının, iş adamının, kıymetinin bilindiği illere gidip orada yatırımlarına devam edeceğini söyleyen Sade, konuşmasına şöyle devam etti:

“İnşaat sektörü Şanlıurfa’da başlı başına bir sektör. Yüzde 35 istihdama katkı sağlayan bir sektör. Burada ben sizin aracılığınızla özellikle belediyelere,  Çevre Ve Şehircilik İl Müdürlüğüne inşaatla ilgili diğer kurumlara, finans kurumlarına buradan bir çağrıda bulunmak istiyorum. Lütfen bu sektörün önünü açsınlar. Egolarını bu sektörle tatmin etmesinler. Keyfi uygulama yapmasınlar. Bu sektörün önünü açsınlar. Bu sektör bu memlekete istihdam sağlamaya devam ediyor. Bakınız yüzde 35’ten bahsediyorum. 19.3 olan genç nüfusumuzun yüzde 35’ine bu sektör şu anda istihdam sağlıyor. Ama maalesef koltukları makamları işgal edenler bunu görmezden geliyorlar hala keyfi uygulamalara devam ediyorlar. Bu sektörün önünü açmaları gerekirken bu sektörü bitirmek için mücadele ediyorlar. Bir yandan merkezi hükümet çıkarmış olduğu yasalarla TOKİ ve uluslararası şirketleri ayakta tutmaya çalışıyor. Bir yandan da yereldeki belediyelerin, Çevre ve Şehirciliğin ve diğer kurumların yapmış olduğu baskılar, dayatmalardan dolayı bu sektör Şanlıurfa’da yapılamaz hale gelmiştir. Biz bile artık bu projelerden sonra Şanlıurfa’da proje yapmayı düşünmüyoruz. Çekip gideceğiz. Yatırımcının, iş adamının, istihdama vesile olanın kıymetini bilen illere gidip orada yatırımlarımıza devam edeceğiz.” 

‘ESNAFIMIZ  2 AYDIR SİFTAH YAPMIYOR’

Türkiye genelinde konuta talep artarken Şanlıurfa’da son zamanlarda bu oranın düştüğü gözlemlendi. Yaşanan bu düşüşün maliyete ve vatandaşın alım gücüne bağlı olduğu belirtildi. Şanlıurfa’da geçtiğimiz aylarda bankaların faizleri indirmesiyle konut satışlarında büyük oranda yükselme yaşandı. Son 2 ayda ise bu oranda düşüş yaşanırken Şanlıurfa Tüm Emlakçılar Esnaf Odası (ŞUTEM) Başkanı Selahattin Tokmak, bunun nedeninin döviz ve dolar kurunun sürekli değişmesine bağlı olduğunu söyledi.

Konut satışındaki durgunluğun Şanlıurfa için mevsimsel olduğunu ve geçen senelerde de bu mevsimde satışların olmadığını dile getiren Tokmak, “Son 2 aydır piyasada Türkiye genelinde olduğu gibi Şanlıurfa’da da konuta talep yok şuan. Konut fiyatları arttığından dolayı, krediler yükseldiğinden dolayı bankaların kredileri yükselttiğinden dolayı şuan itibari ile konut satışları durağan seviyede.  Fiyatların yükselmesi geri adım atılmasına vesile olmadı. Vatandaşlar yatırım yapmak istiyor. İnsanlarda uzun zamandır alım olmadığı için insanlar konuta endekslenmediği için yatırımlarını farklı alanlarda değerlendirdiği için konuta ve gayrimenkule büyük bir talep yaşandı. Dolayısıyla bu şuan son 2 aydır bu talepler geri çekildi. Nedenlerinden biri döviz ve altın kurlarının durağan sayıda olmaması yani sürekli yer değişmesi insanların kafasını karıştırmış durumda. Bu yüzden döviz ve altın kurlarının sabitlenmiş olduğunu görmeleri bu anlamda insanları daha da cesaretlendirip teşvik edecektir diye düşünüyorum.  Bundan 3 ay öncesinden işte dediğimiz gibi bankaların kredi faizlerini indirmesiyle beraber çok büyük bir coşku yaşandı piyasamızda. Ama son 2 aydır tam anlamıyla zaten pandeminin etkisini de göz önünde bulundurmak gerekir. Mevsimsel itibari ile de bu aylarda normalde satışlarımız olmuyor. Önceki yıllarda şöyle bir avantajımız vardı. Kiralamalar oluyordu. Öğrenciler gidip geliyordu, memurlar gidip geliyordu yer değiştiriyorlardı, dolayısıyla işyeri değişiklikleri oluyordu bu yüzden emlakçılar bu konuda kiralar ile bu sezonu atlatıyordu.  Pandemi nedeniyle bu yıl bunları yapamadılar. Pandemiden en büyük etkilenen sektörlerden biri de bizim sektörümüz. Çünkü bu sezonu biz kiralar ile döndüre biliyorduk. Ama esnafımız 2 aydır siftah yapmıyor diyebiliriz” ifadelerine yer verdi.  

‘PİYASAMIZDA BİR CANLANMA BEKLİYORUZ’

Şanlıurfa’nın tarım kenti olması nedeniyle vatandaşın da tarıma bağlı olarak belirli aylarda alım gücünün yükseldiğini, önümüzdeki aylarda tarım ürünlerinin de piyasaya girmesiyle beraber ciddi bir para akışının sağlanacağını vurgulayan Tokmak, sözlerine şöyle devam etti:

“Bölgemiz biliyorsunuz tarım bölgesi. Dolayısıyla bizim gelir kaynağımızın büyük çoğunluğunu tarım oluşturuyor. Sanayi şehri değiliz. Bu yüzden tarımdan da beklentiler var. Önümüzdeki aylarda tarım ürünlerinin de piyasaya girmesiyle beraber ciddi bir anlamda para akışı gelecek. Bu yüzden önümüzdeki aylarda piyasamızda bir canlanma bekliyoruz. Diğer illere nazaran daha iyi olacağını düşünüyoruz.  Maliyetler çok yüksek. Piyasaya baktığımız zaman bugün bir sebzenin de fiyatı yüksek. Dolayısıyla insanlar çok maliyetli olduğu için onun pahalı olduğunu düşünüyor. Hesap edersek arsa fiyatları yüksek, demir ve çimento yüksek, dolayısıyla inşaat sektörünün birçok kademesi var bunların her biri yükselince otomatikman ev fiyatlarına ve gayrimenkule yansıyor bu fiyatlar. Ev fiyatlarının yüksek olması normal. Burada ham madde en büyük etken, arsa fiyatları en büyük etken.  Artışların genel itibari ile inşaat sektörü biliyorsunuz döviz endeksli. Döviz kurlarında bir artış olursa tabi ki, inşaatların maliyetine de aktarılacaktır bu fiyatlar. Dolayısıyla oradaki duraksama inşaatların bu seviyede reel seviyede olmasına emsaldir bizim için.  Esnaflarımıza buradan duyurmak istiyorum. Bizim Taşınmaz Ticareti yetki belgeleri şu anda biz Ticaret İl Müdürlüğü tarafından veriliyor. Eksiği olan esnaflarımız gelip bir an önce eksiklerini bizden tamamlasınlar. Eğitimlerini alsınlar. Yetki belgelerini alsınlar. 2021 yılının içerisinde artık denetimler başlayacak. Valilik tarafından, Ticaret İl Müdürlüğü tarafından denetimler başlanacak ve kısıtlamalar gelecek. Bu yüzden bir an önce yetki belgelerini almalarını istiyoruz buradan.”

Esma ALBAYRAK- Hüseyin ÖZKAN-ÖZEL HABER 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.