Öne Çıkanlar ipekyol urfa 1 ekonomi gazete

ÖZEL HABER | Şanlıurfa’daki ihracat tablosu gözler önünde... Düşüyoruz!

Şanlıurfa, ihracat rakamlarında her geçen yıl daha da geriye gidiyor.

İhracatın istenilen düzeye gelememesi ekonomik başarısızlıkları beraberinde doğururken, bu rakamlar Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) rakamlarına da yansıdı. TİM'in verilerine göre, Şanlıurfa geçtiğimiz 2018 yılında toplam 146 milyon 840 bin dolar ihracat performansına ulaşılırken, 2019 yılında bu rakam düşerek 133 milyon 674 bin dolar oldu. 2018 yılında 'illere göre ihracat sıralamasında 52'nci sırada olan Şanlıurfa, 2019 yılında da hiçbir ilerleme kaydetmedi ve yılı 52'nci sırada kapattı. Her yıl bu rakamlarda gerileme kaydeden Şanlıurfa son olarak 2020 yılında ise yaklaşık 131 milyon dolarlık ihracat yapabildi.



2020 YILINDA YAKLAŞIK 130 MİLYON DOLAR İHRACAT

Ocak ayında ihracat rakamını 9 milyon 807 bin dolar ile açan Şanlıurfa, Şubat ayında geriledi ve 8 milyon 313 bin dolarlık ihracat yaptı. Mart itibariyle aynı seyirde ilerlemeye devam eden kent, Ekim ayında yılın en yüksek ihracatını 13 milyon 692 bin dolar ile yaptı. Kasım ayı için ihracat rakamı 13 milyon 219 bin dolar olurken, 2020 yılında ise toplam 130 milyon dolarlık ihracat verilere yansıdı.

URFA, 1 AYDA ELDE EDİLEN RAKAMI 1 YILDA YAKALAYAMIYOR

Her yıl açıklanan ihracat verilerinde Şanlıurfa'nın daha da gerilemesi ise akıllara komşu kent Gaziantep’i getirdi. Kente 150 kilometre uzaklıktaki Gaziantep'te tek bir ayda elde edilen ihracat rakamının, Şanlıurfa’nın 3 yılda elde ettiği ihracat rakamından fazla olması akıllarda soru işaretleri oluşturdu.



BAŞARISIZLIK GÖZLER ÖNÜNE SERİLDİ

Gaziantep'in geride bıraktığımız yılda en düşük ihracatı Nisan ayında yaptığı görülürken, bu rakam 461 milyon 743 bin doları buldu. Şanlıurfa'da bir yılda kaydedilen yaklaşık 130 milyon dolarlık trajikomik rakam ise kentin ihracatta istikrarlı bir başarı yakalayamadığını bir kez daha gözler önüne serdi.

ŞANLIURFALI İŞ İNSANLARI NEDENLERİ SIRALADI

2020’nin ihracat verileri, "Şanlıurfa'da eksik olan ne?" sorusunu akıllara getirirken, özel açıklamalarda bulunan Organize Sanayi Bölgesinde (OSB) faaliyet gösteren Badıllı Makine A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Badıllı ve MEKSAN Trafo Genel Müdürü Hamza Tavas, ihracattaki düşük rakamların nedenlerini sıraladı.



BADILLI, EN BÜYÜK NEDEN ‘BİRLİK OLMAMASI’ DEDİ

OSB'deki Badıllı Makine A.Ş. fabrikası ile ilaçlama ve tarım makinelerini ürettiklerini kaydeden Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Badıllı, 100 kişiye iş imkanı sunduklarını söyledi. Üretilen makinelerin yüzde 75'ini yurtdışına ihraç ettiklerini dile getiren Badıllı, Şanlıurfa'daki başarısızlığın en büyük nedeninin birlikte hareket edilmemesi olduğunu kaydetti.

'ŞANLIURFA'DA YÜZDE 30'LARDA BİR DÜŞÜŞ VAR'

Şanlıurfa'nın 2012 yılında yaptığı 140 milyon 315 bin dolarlık ihracat rakamını 2013 yılında 226 milyon 120 bin dolara çıkardığını ve yıllık artışta Türkiye birincisi olduğuna değinen İş İnsanı Badıllı, "Şanlıurfa ihracat konusunda gerçekten söylemek istemiyorum ama sınıfta kaldı. Yanımızda, 150 kilometre dibimiz yıllık 7 milyar dolar ihracat yaparken, 2013'de artışta Türkiye birincisi olmamıza rağmen şu an Urfa'nın ihracatı Aralık ayı itibariyle 130 milyon dolar civarında. Artışımız 2019'da 165 milyon dolarken, 2020'de 130 milyon dolar. Aşağı yukarı yüzde 30 kaybımız var. Türkiye'de ihracat düşüşü yüzde 2'lerdeyken, Şanlıurfa'da yüzde 30'larda oluyor" ifadelerini kullandı.



'BANKA, BÜROKRASİ, SAHİP ÇIKAMAMA...'

Kentteki bu gerilemeyi birçok nedene bağlayan Badıllı, özellikle bürokrasi noktasında eksiklikler olduğunu öne sürdü. Sanayicinin destek için yanında kimseyi bulamadığını aktaran Badıllı, Türk Eximbank'ın Şanlıurfa'da şubesinin olmamasının da büyük bir eksiklik olduğunu belirtti. Badıllı, sözlerine şöyle devam etti:

"Şanlıurfa'da gerilemenin çok farklı nedenleri var. Banka, bürokrasi, sahip çıkamama diyebiliriz. Bir sanayici kredi anlamında yanında kimseyi bulamıyor. Bugün bir Antep bürokrasisi sanayicisini kesinlikle yalnız bırakmıyor. Şanlıurfa'da Türk Eximbank'ın şubesinin bile olmayışı ihracatın düşüş nedenlerinden biridir. Çünkü Türk Eximbank ihracatı destekleyen, artışını sağlayan bir bankadır. Maalesef son 2 yılda Urfa'dan Türk Eximbank'tan kredi alan yok. Antep'te yüksek miktarda Eximbank kredi veriyor. Bu tabi devletin bankalarına da yansıyor. Onlarda sanayi kültürleri, bilgileri maalesef yok. Sen ihracatı anlatıyorsun, onlar artış mı artmamış mı bilmiyor. Faizini hesap ediyor. İhracat arttığı zaman sen burada işçi çalıştıracaksın. Baştaki müdürler bunu bilmiyor. Tabi bunu bilmeyince, başımızdaki bürokrasi de yardımcı olmayınca sanayici kendi yağında kavrulmaya çalışıyor. Arkasında bürokrasiyi görmeyince ihracat otomatik olarak düşüyor."

'BAŞKA İLDEN DESTEK ALDIK, İHRACATIMIZ ARTTI'

Fabrika olarak bu yılki ihracatlarını arttırdıklarını dile getiren Badıllı, bunun nedeninin ise başka ildeki bürokratlardan destek almaları olduğuna değindi. "Şanlıurfa'daki bürokrasiden kesinlikle destek almadık" diyen Badıllı, "Biz bu sene ihracatımızı yüzde 17 arttırdık. Demek ki ihracat artabiliyor. Ama biz başka ildeki bürokrasiden destek alarak iş yaptık. Kesinlikle Urfa'daki bürokrasiden destek alarak ihracatımızı arttırmadık. Mecburen başka ildeki bürokrasiden bilgi, destek aldık. Başka illerden destek almasaydık bizim de ihracatımız yüzde 30 düşecekti. Biz 2019 ve 2020 arasında yüzde 90 artışımızı yaptık, bu da Türkiye ortalamasının çok üstünde" sözlerine yer verdi.


'URFALI BÜROKRATLAR ADETA KAMP KURMALI'

Şanlıurfa'nın ihracatta istenilen başarıya ulaşabilmesi için bürokratların sanayicilerle bir araya gelmesi gerektiğini ifade eden Badıllı, "Acilen Şanlıurfalı bürokratların sık sık sanayicilerle görüşmesi lazım. Adeta kamp kurmaları gerekiyor Ankara'da. İhracat sanayiciyle beraber oturarak, sabahlara kadar konuşarak artar. Bizim arttırmamızın da nedeni budur. Çünkü arkamızda müthiş bir bürokrasi vardı, ne dediysek yapıldı, belki 10 kere Eximbank Genel Müdürlerini Urfa'ya getirdik. Maalesef son 5-6 yıldır Eximbank'ta bir hesap açmak için 1 buçuk ay bekledik. 35 ülkeye ihracat yapıyoruz, 40 milyonun üstünde cirosu olan bir fabrika ama 1 buçuk ayda hesap zor açtık. Acilen bürokrasiler toplanmalı. Geçmiş geçmiştir, hiç olmazsa 2021'de 2013 ruhunu yakalayabilmemiz için burada kamp kurulmalı. Sanayiciyle olmalı, bu iş müdürle olmaz. Sanayici olmadığı müddetçe siz ne yaparsanız yapın ihracatı arttıramazsınız" diye konuştu. 

'TEK BİR FİRMANIN İHRACATINI ARTTIRMASI YETMİYOR'

Badıllı, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bugüne kadar anladığım en önemli neden; bürokrasinin birbirine kenetlenmemesi. Sanayicinin, bürokrasinin, valiliğin, tarım il müdürlüğünün, organizenin, borsanın, hep birlikte birleşmesi ve ihracatı arttırması gerekiyor. Biz yüzde 17 arttırdık ama yetmiyor. Urfa'da tek bir firmanın arttırması yetmez, Şanlıurfa'da düşüyor. Bu tek sanayiciyle, firmayla değil yekpare hepimizin toplanmasıyla olur. Bu ruh 2021'de sağlanırsa, 2013 ruhunun sağlanacağını ve artışta Türkiye birincisi olacağımıza inanıyorum. Bunu için bu saydığım isimlerin bir araya gelmesi lazım. Bu gerçekleşirse yüzde 50'sini hallederiz. Yüzde 50'sini halledersek artık teker tümseğe çıkmıştır, yüzde 60'a çıkabiliriz. Şu an biz yüzde 50'de değiliz, eksi 30'dayız."



'URFA'DA İHRACAT YÜZDE 30 DÜŞMÜŞ, YATIRIMCI NASIL GELECEK?'

Şanlıurfa'ya yatırımcının gelmediği iddialarını yanıtlayan ve nedenlerini aktaran Badıllı, ihracatının düşük olduğu bir kente yatırımcının gelmeyeceğini söyledi. İhracat rakamlarında yükselişe geçilmesi ve uygun altyapının sağlanması halinde yatırımcıların artacağını kaydeden Badıllı, "Şu an sanayici ihracat yapmaya, takım tezgah almaya korkuyor. Niye korkuyor? Çünkü arkasında bürokrasiyi bulamıyor. Biz bu ciroyla 7-8 ay devlet bankalarından yeni fabrikamıza kredi bulamadık. 20 milyon civarında yatırımımız var ve 5 milyon krediyi almadık. 8 ay bizi uğraştırdılar. E şimdi nasıl ihracat artacak? Biz ne zaman özel bir bankaya yöneldik, tek günde bize 5 milyonu verdiler. Antep'te tam tersi, devlet bankaları daha önde oluyor. Biz de öyle değil maalesef. Yatırımcıların Şanlıurfa'ya gelmemesi de Urfa'daki sanayicilere bağlı. İhracatımızı arttırırsak, istihdamımızı arttırırsak, o istatistikleri yabancılar görürse Şanlıurfa'ya gelir. Şimdi istatistiklere baktıkları zaman Urfa'da ihracat yüzde 30 düşmüş, nasıl yabancı yatırımcı gelecek? Gelmez ki. Biz ihracatı arttırırsak, İstanbul'daki de, Ankara'daki de, Türkiye'nin her tarafından sanayici Urfa'ya gelir. Biz artırmadıkça yatırımcı gelmez" açıklamasında bulundu.

'İHRACAT ARTARSA VATANDAŞIMIZ ŞEHİR DIŞINA GİTMEZ'

Her yıl Şanlıurfa'dan mevsimlik işçi olarak başka illere giden vatandaşlara da değinen Badıllı, yatırımcının gelmesi ve iş istihdamının sağlanması gerektiğini belirtti. "İş bulamadığımızdan dolayı insanlar çekip gidiyor" diye konuşmasına devam eden Badıllı, "İnşallah 2021'de bu saydığımız temeller gerçekleşir ve Şanlıurfa'nın ihracatı artar. Türkiye'nin en genç nüfusu bizde, bizim insanlarımız gidip mevsimlik işçi olarak perişan olmasın. Gidip devrilmesin, kaza yapmasın. Her mevsimde 10-20 insanımızı kaybediyoruz. İş bulamadığımızdan dolayı insanlar çekip gidiyor. Bu insanlarımızın dışarı gitmesini istemiyoruz. İhracat artarsa bize oradan insanlar gelir. Hedefimiz bu olmalı, biz insan göndermeyelim" dedi.



TAVAS: TRAFOLARIN YÜZDE 85’İNİ İHRAÇ EDİYORUZ

Organize Sanayi Bölgesinde ürettikleri trafoların yüzde 85'ini yurtdışına ihraç ettiklerini kaydeden MEKSAN Trafo Genel Müdürü Hamza Tavas ise 170 çalışana iş imkanı sunduklarını söyledi. Başta Ortadoğu ülkeleri olmak üzere Irak, Suriye, Ürdün, Afrika ve Avrupa ülkelerine trafo ihracatı yaptıklarını aktaran Tavas, Şanlıurfa'da ihracat rakamlarının yerinde saymasıyla ilgili açıklamalarda bulundu.

'DEVLETİN URFA’YA DESTEK VERMESİ LAZIM'

Şanlıurfa’da sanayi altyapısının gelişmediğini öne süren Tavas, "Bu yıl pandemiden dolayı üretimde, ihracatta yavaşlama oldu. Üretimde yüzde 20 oranında azalma oldu. Pandemiden dolayı azalma olmasaydı Şanlıurfa'da rakamlar yükselmiş olacaktı. Şanlıurfa sanayi alt yapısı gelişmemiş bir kent. Sanayi altyapısının gelişmesi için İŞKUR'un özellikle çaba sarf etmesi lazım. Devletin gelişmekte olan Urfa gibi illere daha çok sanayi altyapısında destek vermesi gerek. Ben bu devlet desteklerinin tam olarak verildiğine inanmıyorum. Verilse dahi insanlar bu destelerden faydalanmayı bilmiyor. Bir muallak var bu noktada" sözlerini kullandı.



'YÜZDE 17 FAİZ ORANIYLA ÜRETİCİ NE YAPSIN?'

İhracatın gelişmesi için emtia fiyatlarının düşük olması gerektiğini vurgulayan Tavas, Merkez Bankasının faiz oranının yüzde 17'ye yükseltmesine de değindi. Üreticiye destek verilmesi gerektiğini söyleyen Tavas, şöyle konuştu:

"Sanayicinin üretimde kullandığımız hammaddeye ulaşımının kolay olması lazım. Mevzuata bakıyoruz, değişiklik yapılmış. Vergi oranlarına bakıyoruz, yurtdışından gelen hammaddeye çok para veriyoruz. Bunu daha sonra makinelerden geçirdiğimiz zaman sevkiyata hazır hale getirdiğimiz ürünleri dünyanın 3. ülkelerinde rakip firmalar ucuza mal ediyor. Ucuza mal ettiği zaman biz onlarla rekabet edemiyoruz. Bu konuda özellikle devlet; üretip, ihracata sevk edilen mallarla ilgili özel bir ilgi göstermeli. Geçtiğimiz günlerde Merkez Bankasının faiz oranı yüzde 17'ye yükseldi. Yüzde 17 faiz oranıyla üretici ne yapsın? Bunun işçisi, mal alımı, ihracat masrafı var. 2021 yılında toplam bütçenin yüzde 13'ü faize gidiyor. Yaklaşık olarak bir orandan fazlası ithalat ve ihracat arasındaki açıktır. Bu üreticiye devlet destek vermezse bu açığı bir türlü kapatamaz. Bu açık önceki yıllarda da, bugün de devam ediyor. Biz kendi mallarımızı üretirken ucuza mal etmemiz lazım. Pahalıya ürettiğiniz zaman herkes pahalıya mal eder" ifadelerine yer verdi.

'ŞANLIURFA'YI TÜRKİYE'YE TANITAMIYORUZ'

Şanlıurfa'daki en büyük sorunun 'tanıtım' olduğuna değinen Tavas, yatırımcıya kentin iyi tanıtılması ve şartların anlatılması gerektiğini söyledi. "Şanlıurfa'yı sanayi alt yapısı olarak Türkiye'ye tanıtamıyoruz" diyen Tavas, "Bir tarafımız hep eksik. Bugün bir yatırımcıyı Urfa'ya çekmek için alt yapının bitmiş olması lazım. Yatırımcıya diyoruz ki, ‘Gel burada yatırım yap.’ Her şeyden önce öz kaynağı olan bir insanı yatırıma teşvik etmezsen, il dışındaki bir yatırımcıyı Urfa'ya getiremezsin. Gaziantep'te halı sektöründe faaliyet gösteren bir iş insanıyla görüştüm. Onlardaki arsa fiyatını sordum ve bana dolar olarak söylediği rakam metrekaresi 70 dolar. Urfa'da arsanın metrekaresi 40 TL. 70 dolar nerede, 40 TL nerede? Antep ile Urfa'yı karşılaştırdığın zaman Urfa daha caziptir. Antep pahalı bir şehir ama orada kalifiye elemanda sıkıntı yaşanmıyor, gelen vatandaşa da Antep çok iyi tanıtılıyor. Biz tanıtmaktan aciz bir toplumuz. Bizim siyasetçimiz, STK'mız, odalarımız bu tanıtımı yapamıyor, yapamıyor, yapamıyor. Gidip başka bir ilde çiğköfte partisi düzenliyorlar, o orada kalıyor. Oysa çiğköfte partisini başka ilde değil, o kişiyi Urfa'ya getireceksin, burada düzenleyip, yeri göstereceksin, şartları kendisine izah edeceksin. Eğer sen bunları yapamıyorsan başka yerde tanıtım yaptın mı o gecede kalıyor" şeklinde konuştu.


'ALTYAPI, KALİFİYE ELEMAN, TANITIM...'

Öncelikle Şanlıurfa'da belirlenen sorunların çözümü için adım atılması gerektiğini dile getiren Tavas, "Sen yatırımcıyı getiremiyorsan demek ki sen kötü satıcısın. Kötü satıcı malını satamaz. Senin elinde bal olsa bile adam yüzüne bakıyor, sirke satıyor. Balın da pazarlamasını yapamıyorsun, satamıyorsun. Durum bu yani. Urfa'nın geri kalmışlığı burada yaşayanlardan kaynaklıdır. Devletin desteği gereklidir ama bizim kendimizi aynada görmemiz lazım. Eksiklerimizi tamamlamamız lazım. Bu eksikler tanıtımdır, altyapıdır, kalifiye eleman sıkıntıdır. Kurumların bu alanda kanalize olamamasıdır" diye konuştu.

‘TANITIMI DOĞRU YAPMAZSAN SANAYİCİ GELMEZ!’

İhracat noktasında ilgili isimlerin sanayiciyle bir araya gelmesini belirten Tavas, kentteki son durumun her ay konuşulması gerektiğini söyledi. Tavas, şu sözlerle konuşmasını sonlandırdı:

"Gümrük müdürünün her ay gelip, buradaki ihracatçılarla toplantı yapması lazım. İŞKUR Müdürü gelsin, buradaki işverenlerle toplantı yapsın. Mevzuatla ilgili açıklama yapsın. 'Ben size şu kolaylığı sağlıyorum, şunları yapıyorum' desin. Özellikle Antep ve Urfa arasındaki fark, Antep'e yük treni gidip geliyor. Antep hammaddesini yük treniyle getiriyor, yük treniyle sevkiyatını yapıyor. Şanlıurfa'da bütün hammaddeler karayoluyla taşınıyor. Oysa bu yük treni Urfa'ya, OSB'ye gelmiş olsaydı sanayiciyi de cezbederdi. Sanayici bir yerde kârı varsa sen gelme desen de gelir. Ama sen tanıtımını doğru yapmazsan sanayicinin altına halı da sersen gelmek istemez."

Özlem DİKMEN-Hüseyin ÖZKAN/ÖZEL HABER

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.