Öne Çıkanlar ekonomi vatan yaşam 1 ipekyol

Pandemi süreci Urfa'ya yaradı... Kitap okuma oranı satışlara yansıyor!

Çin'in Vuhan kentinde ortaya çıkan koronavirüs, kısa sürede tüm dünyayı etkisi altına aldı.

Vaka sayılarının Mart aylarında yükselişe geçmesiyle birçok ülkede olduğu gibi Türkiye'de de kısıtlamalar uygulandı. Uygulanan tedbirler ile bazı iş kollarındaki vatandaşların evden çalışması ve belirli yaş aralığındaki vatandaşların da sokağa çıkmalarının kısıtlanması birçok kişiye yeni alışkanlık kazandırdı.



FİLM İZLEYEN, ENSTRÜMAN ÇALAN, KİTAP OKUYAN...

Kimi vatandaşlar bu süreci film izleyerek, kimi enstrümanlar öğrenerek, kimi de kitap okuyarak değerlendirdi. Özellikle gençlerin kitaba yönelmesi ise kitap satışlarına olumlu yansıdı. Arkadaş ve aileyi örnek alan gençlerin kitap alması, kentteki kitapçıların da yüzünü güldürdü.



İLK HAFTALARDAKİ TALEP YOK

Yaklaşık 13 yıldır Şanlıurfa'da vatandaşlar ile kitaplar arasında köprü görevi gören 36 yaşındaki Mahmut Demrem ise pandemi sürecinin ilk haftalarında satışlara yansıyan artışın son günlerde yine düşüşe geçtiğini kaydetti. Bu noktada özellikle ailelere önemli bir görev düştüğüne değinen Demrem, kitap okuma alışkanlığınınküçük yaşlarda çocuklara kazandırılması gerektiğini ifade etti.



DEMREM: GIDAYA AYIRDIKLARI GİBİ OKUMAYA DA AYIRABİLİRLER!

Şanlıurfa'da eski kuşakların kitap okuma alışkanlığının günümüzde yitirildiğini öne süren Demrem, "Bizim dönemde bu oran düştü" ifadelerini kullandı. Şanlıurfa'da gençlerin kitaba yönelmemesinin farklı nedenler ile ele alan Demrem, "Aslında bu sorun tek bir sebebe bağlı değil. Ailedir, okuldur ondan sonra teknolojidir, ekonomik düzeydir. Birçok etken okumaya sebebiyet verebilir.  Yani ekonomik düzey az olan, düşük olan insanların halihazırda buna bütçe ayırmaları zor olacak. Bilinçli olsalar gıdaya ayırdıkları gibi buna da ayırabilirler. Buda dediğim gibi ayrı etkenlerden biri. Ailenin bu anlamda bilinçli olması, öğretmenlerinin bilinçli olması ve  yönlendirmesi gerekir. Küçük yaş gruplarında öğretmenlerin yönlendirmesiyle gelip alanlar oluyor ama benim daha önce bire bir şahit olduğum, meslek hayatımda şunlara şahit oluyorum. Çocuklar geliyor, aileleri ya da doktorlar yönlendiriyor. Çocukta psikolojik bozukluklar olmuş ve bunu kitap ile tedavi etmeyi düşünüyor. Doktor tavsiyesi ile dikkat bozuklukları ondan sonra odaklanamama, anlayamama problemleri, aşırı derecede internet, bilgisayar, televizyon gibi etkenlerle iç içe olmaları uzun süre, çocuklarda bu gibi problemlere neden oluyor. Ben meslek hayatımda şimdiye kadar böyle bir şeye şahit olmamıştım. Veliler gelip, bunun için kitap alıyorlar. Yani illa bu duruma düşmek gerekmiyor. Bilinçli olarak nasıl gıdanızı alıyorsanız, ekmeğinizi alıyorsanız, kitabınızı da almanız gerekiyor. İlla satın almanız gerekmiyor. Gidin kütüphanelerden alın. Bir şekilde isteyen tedarik edebilir.  Ekonomik düzey belki bunun küçük bir ayağıdır ama bilinç en büyük ayağıdır" dedi.



'SÜRECİN İLK GÜNLERİ KİTAP SATIŞLARI ARTTI'

Pandemi sürecinde vatandaşların kitaba yönelmesi ile satışların da olumlu etkilendiğini aktaran Demrem, "Pandemi döneminin ilk süreci bizi olumsuz etkilemedi. Ama çok olumlu bir yönünü de göremedik. Diğer sektörler olumsuz etkilenmişti bu süreçten ilk zamanlarda. Daha sonra 18-65 yaş grubuna bir yasak dönemi geldiğinde biz de etkilendik. Şuan süreç bizi etkiliyor. Şu süreçte herhalde okumaktan da bıktı insanlar ya da okumaktan vazgeçildi. Pandemiye çok mu alışıldı veya artık pandemiyi dikkate mi almıyor bilmiyoruz. Pandeminin ilk günleri olumlu yansıdı kitap satışlarına. En azından bir düşüş yaşamadık" açıklamasında bulundu.



'GENÇLER WATTPAD KİTAPLARI OKUYOR'

Kentte özellikle lise çağındaki gençlerin yeni nesil yazarları okuduğunu ifade eden Demrem, şöyle konuştu:

"Lise çağındaki gençler, kendi yaş gruplarının yazdığı Wattpad dediğimiz tarzda kitaplar okuyorlar. Kişisel gelişim diyebileceğimiz tarzda kitaplar satılıyor. Edebi yönleri var mı tartışılacak şeyler ama daha çok bunlara yöneliyor gençler."

'AİLELER DE ÇOCUK GELİŞİMİ KİTAPLARINA YÖNELİYOR'

Şanlıurfa'da ebeveynlerin de son günlerde çocuk gelişimi, kişisel gelişim kitaplarına yöneldiğini belirten Demrem, gençlerin de sosyal medyada popüler olan yazarları okuduğunu söyledi. Demrem, "Genel itibari ile çizgi farklılaşabiliyor ama bilindik popüler yazarlar, sosyal medyada dönemin yazarlarının kitapları satılıyor. Onun dışında bizim tavsiye ettiklerimiz oluyor. Mesela çocuk gelişimi ile ilgili anne-babalar çok kitap okuyor. Önceki süreçlerden daha iyi okuyorlar. Bizimde bununla ilgili tavsiyelerimiz oluyor. Çünkü ciddi bir sorunla karşı karşıya olduklarının farkındalar artık. Mesela bir ailede beş kişi varsa bir çocuğuyla ilgili ciddi bir problem yaşamışlarsagelip kitaplardan, doktorlardan bu problemi çözmeye çalışıyorlar. Çünkü 2 nesil arasında bir fark var. Önceki kuşak ile yeni kuşak arasındaki çizgiyi yakalamaları gerekiyor. Ortada teknoloji var, iletişim var ve bu krizi iyi yönetemezlerse çocuklarını bu anlamda kaybedebilirler. O yüzden veliler buna yöneliyor. Bizde tavsiye ediyoruz çocuk gelişimiyle ilgili kitapları" diye konuştu.



'BEN HİÇ KİTAP OKUMUYORUM Kİ' DİYOR...

Yeni neslin kitaptan daha kopuk olduğunu söyleyen Demrem, "Tabi, biraz daha kopuk. Daha çok sosyal medya ondan sonra asosyal medya da diyebiliriz aslında. İnternet gibi şeyler çok etkiliyor. Kitap okuma alışkanlığını, arkadaşlarıyla beraber gelen gençlerde görüyoruz. Yanındaki kitap almaya gelmiş, diğeri 'Ben hiç kitap okumuyorum ki' diyor. Böyle bir problem var, biz ne kadar anlatsak da söylesek de bu biraz da bilinç işi. Ailenin, öğretmenin, çevresinin hepsinin beraber organize olarak anlatmasıyla, yapmasıyla, uygulamasıyla ancak olabilecek bir şey" sözlerine yer verdi.

'OKUMA ALIŞKANLIĞI, OKUL ÖNCESİ BAŞLAR'

Kitap okuma alışkanlığı noktasında özellikle ailelerin dikkatli olması gerektiğini vurgulayan Demrem, çocuklara küçük yaşta bu alışkanlığın kazandırılması gerektiğini söyledi. Demrem, açıklamasını şu sözlerle sürdürdü:

"Okuma alışkanlığı kanaatimce okul öncesi eğitim ile başlar. Bu kitap oku diyerek değil, anne babanın eline kitap alıp okumasıyla gerçekleşir. Çünkü çocuklar eğitim süreçlerine davranışsal olarak eğitimini alırlar. Aileden alırlar. Yani baba çok yorgun olabilir. Kendi çocuğunun iyiliğini düşünüyorsa, okuyamıyorsa bile kitabını alsın eline evde açsın. Yarım saat, 10 dakika, 15 dakika bu hiç önemli değil. Günlük olarak evde kitabı açsınlar. Anne kitabı açsın. Televizyonu kapatsınlar. Çocuk bunları görsün. Bunları görmesi içinde böyle bir fiilin gerçekleştiğini görsün. Bu süreç kendiliğinden oturacaktır. Aile içinde bu süreç oturacaktır. Okuldaki de ayrı bir süreçtir. Öğretmenin tavsiyesidir, çocuğun ilgisine alakasına göre ilk önce kitapların verilmesidir. Erkek çocukları biraz daha aksiyon, macera severler. Buna göre kitap seçerlerse eğer okul dönemindeki çocuklarda, çocuk daha erken alışır. Veliler uzun metin seçiyor. Çocuk daha alışamamış, kısa metinli olan seçilmeli. Bu anlamda bol fotoğraflı olmalı alışması için. Bunlar dikkate alınırsa kendiliğinden oturur."



'HERKESİN OKUMAYA AYIRACAK ZAMAN DİLİMİ OLMALI'

Vatandaşların kitap okumak için kendilerine zaman ayırmaları gerektiğini kaydeden Demrem, alışkanlığı olmayan vatandaşların yapması gereken adımları da sıraladı. Kitapçı Demrem, "Ayda 2-3 kitap minimum olabilir. İş ve yoğunluğa göre kendilerini düzenleyebilirler. Herkesin boş vakti farklı olabilir. Mesela artık eskisi gibi değil. Gece vardiyasında çalışan insanlar var ama gündüz dinleniyor. Yani bugün ki çalışma stilleri, çalışma durumları karmakarışık. O yüzden her insanın kendine ayıracağı zaman dilimi ayrı olmalı. Boş zaman değil de, zaman dilimi olmalı kendine ayıracak.  Bu süre saat 2 ile 3 arası olabilir. 5 ile 4 arası olabilir. Bu tamamen kendilerine kalmış bir durum. O süre içerisinde günlük limit olarak kitap değerlendirmemeli, günlük bir saatini ayırabilir. Yarım saatini ayırabilir. Hiç okuma alışkanlığı yoksa 10 dakikadan başlayabilir. 5 sayfa okuyarak başlayabilir. Bu anlamda günlük olmalısı en önemli olanı. Yapabildiği limit önemlidir. Hiç yapamıyorsa, heceleyerek okuyorsa günde bir sayfa okusun. Sonra bir yaprak, sonra iki yaprak bu şekilde süreci arttırabilir. Ancak alışkanlık bu şekilde oluşur" sözlerini kullandı.



'KAĞIT FABRİKASININ KAPANMASI FİYATLARI DA ARTTIRDI'

Gençlerin kitaptan kopuk olmasının bir nedenini de ekonomiye bağlayan Demrem, özellikle kağıt fabrikasının kapanmasını fiyatları arttırdığını söyledi. Artan döviz ile ithal olan kağıt fiyatlarının yükseldiğini kaydeden Demrem, şu sözlerle konuşmasını sonlandırdı:

"Alamıyor çünkü maalesef kağıt ithal. Yurt dışından geliyor. İthal olduğu içinde kitabın yaprağı dövizle aynı. Döviz yükseldikçe kitap da yükseliyor. Dövizin de hiç düştüğünü görmedik. Bu anlamda kitap da düşmeyecek. KDV’den muaf tuttular ama bu etkilemedi, hatta arttı. Kitaplar 3-4 kat arttı. Bu ciddi bir problem. Ortalama ve düşük kitaplar 15-20 lira, 30 lira-35 lira aralığında değişiyor. Bu aralıklarla satılıyor. Kağıt fabrikasının kapanması ciddi bir problem. Yeniden açılacağı söyleniyor ama bu da Türkiye’nin ihtiyacının yüzde 15’ini karşılayabilecek. Görüyoruz yani kağıtlar karaborsaya girdi. İnsanlar gidip kitap basmak için kağıt bulamıyorlar. Yani kitap sektöründe böyle ciddi bir problem var. Bunun çözülmesi de ancak kağıt fabrikasının kurulmasıyla olacak."

Özlem DİKMEN-Esma ALBAYRAK/ÖZEL HABER

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.