Öne Çıkanlar 1 kaza karaköprü hürriyet rabia meydanı

Urfa'da tarım işçilerinin hali bu! Bütün 'şov' cenazede kaldı

Şanlıurfa'nın 'kanayan yarası', Okal ailesinin acı geçmişi oldu.

Her yıl Türkiye'nin farklı illerine göç eden Şanlıurfalı mevsimlik tarım işçileri, yevmiye karşılığında çalışıyor. Aileler, çocukları ile her sene yola düşerken, birçok zorlukla da mücadele ediyor: Çadırda yaşam, çocukların eğitimi, borçlar, iş sorunu, yaşam şartları...

Kötü şartlar altında çalışmaları ile akıllarda yer edinen tarım işçisi aileler, son yıllarda ise elim kazalar ile gündeme geliyor. Kaza haberlerindeki başlık ise çoğu zaman aynı kalıyor: Şanlıurfalı tarım işçileri kaza yaptı!



ACI HABER 26 HAZİRAN'DA GELDİ

Bu kazalardan biri de 26 Haziran günü Konya’nın Yunak İlçesinde meydana geldi. Borçları kapatmak için yola düşen Şanlıurfalı Okal ailesinin içinde bulunduğu minibüs ile TIR, kavşakta çarpıştı. Kaza anında minibüsün devrilmesiyle 6'sı Okal ailesinden 7 kişi olay yerinde can verdi.

OKAL AİLESİNİN OCAĞINA ATEŞ DÜŞTÜ

Kaza sonrası Okal ailesinin ocağına ateş düştü... 55 yaşındaki Fida Okal, 34 yaşındaki Ahmet Okal, 7 yaşındaki Mehmet Okal, 10 yaşındaki İbrahim Okal, 8 yaşındaki Medine Okal, 27 yaşındaki Mehmet Okal  ve Mehmet Kuş bu kazada can verdi. Baba Ahmet Okal, kardeşi, annesi ve 3 çocuğu düzenlenen cenaze töreni ile toprağa verildi. 7 can ile birlikte ise geride kalanlar da adeta gömüldü.
ACILI ANNE DERT YANDI: UNUTULDUK!

Yürekleri sızlatan kazada 2 oğlunu, kızını, kayınvalidesini, eşini ve eşinin kardeşini kaybeden 36 yaşındaki acılı Anne Hülya Okal, cenaze sonrası unutulmalarından dert yandı.

Yaklaşık 12 yıldır mevsimlik işçi olarak çalıştıklarını kaydeden Anne Okal, aynı çatı altında yaşadıkları 3 aile ile dönem dönem göç ettiklerini kaydetti. 3 odası olan avlulu evin bir odasında eltisi, bir odasında kayınvalidesi ile kayınbabası ve bir odasında da kendilerinin yaşadıklarını söyleyen Anne Okal, iş bulamayınca çalışmak için başka illere gitmek zorunda kaldıklarını aktardı.

Anne Okal, "Evlendiğim günden sonra çalışmak için yola çıktık. Şanlıurfa'da çok iş baktık, kimse iş vermedi tanıdık olmadığı için. Biz de işçi olarak dışarı gitmeye başladık" dedi.



BORÇLARI ÖDEMEK İÇİN DÖNMEK İSTEMEDİLER

Kışın yüzünü göstermesiyle çalışmaya gittiklerini belirten Anne Okal, haşhaş çapasının bitmesinin ardından borçları ödemek için Konya'ya pancar hasadına gitmeye karar verdiklerini dile getirdi. O kararın ardından gelen kaza anında yaşadıklarını anlatan Hülya Okal, şöyle dedi:

"Haşhaş bitince borcumuz çoktu, ödeyemiyorduk artık. Borcumuz bitinceye kadar çalışalım dedik. İşimiz bitince eşim, 'Konya'ya gidelim' dedi. Biz de yola çıktık. Yolda giderken, bir anda TIR vurdu bize. 3 tane çocuğumu, eşimi kaybettim. Kaynanam, kaynım ve dayısının çocuğu da öldü. Orada ağabeyime haber verdim. 'Yetiş, çocuklarım, eşim öldü' dedim. O da Allah razı olsun geldi. Millet koştu ama ne yazık ki, kimseyi geri getiremiyoruz."



EŞİNİ KAYBEDEN GENÇ KADIN DA HAFIZASINI KAYBETTİ

Kaza sonrası toprağa verdiklerinin yanı sıra geriye kalan aile fertlerinde de ciddi travmalar meydana geldiğini aktaran Hülya Okal, 2 çocuğu olan 22 yaşındaki eltisi Adile Okal'ın hafıza kaybı yaşadığını söyledi. Hülya Okal, kaza anında başına aldığı darbe sonrası travma yaşayan Adile Okal'in, eşi Mehmet Okal'ın ölümünü kabullenmediğini ve eşini hastanede sandığını ifade etti.

Durumu kabullenen aile ise gerçekleri söylememeyi ve genç kadının psikolojisi için eşinin ölümünü saklamayı tercih etti.



'YAZ-KIŞ HEP REZİLLİK ÇEKTİK...'

Geride kalan ailesi ve 3 çocuğu -Halil (12), Emirhan (3), Merve (2)- için ayakta kalmaya çalıştığını kaydeden Anne Okal, "Yine yolumuza döndük, kimsemiz kalmadı. Bir kayınbabam kaldı, bir de çocuklarım. Eltim de hafızasını kaybetti. Ona da ben bakacağım çocuklarımla birlikte. Hep birlikte oturuyoruz. Bu evi 3 aile aldık ama oturamadık. Çocuklarımızı mutlu edemedik. Yaz kış hep rezillik çektik, çalıştık. Kışın çıkıyoruz, yaz gelinceye kadar çalışıyoruz. Yaz gelince dönüp, kışın bir daha gidiyorduk. 4 kişi çalışıyorduk.Kaynanam ve kayınbabam, çocuklara bakıyordu, biz çalışıyorduk" ifadelerini kullandı.



'CENAZEDEN BİR GÜN SONRA ALACAKLILAR KAPIYA DAYANDI!'

Cenazelerini toprağa verdikten bir gün sonra alacaklıların kapıya dayandığına değinen acılı Anne Okal, çocukların durumunun iyi olması halinde ise yine çalışmaya gideceklerini belirtti. Borçlar nedeniyle çalışmaktan başka çarelerinin olmadığını söyleyen Hülya Okal, "Cenazelerimizi defnettikten sonra bile herkes borcunu istemek için kapıya geldi. Mecbur bende çalışacağım, hepsini ödeyeceğim. Başka çarem mi var? Şimdi çalışmak için çıkamam çünkü çocuklarımın hepsi yaralı. Ben gitsem çocuklara kimse bakamaz. Mecburen çocuklarıma ben bakacağım. İyileştikten sonra mecburen çalışmaya gideceğiz. Yoksa nasıl doyacağız? Nasıl yardım edeceklerse artık etsinler bize" diyerek isyan etti.



CENAZE SONRASI SORAN OLMADI İDDİASI

Komşuların ve akrabaların bir araya geldiğini ve çocuklar için televizyon aldığını belirten Hülya Okal, cenaze sonrası yetkililerden bir haber alamadığını öne sürdü.  Anne Okal, "Kazadan sonra sadece hastaneye geldiler. Eve 2 koli gıda yardımı gönderdiler. 6 battaniye getirdiler. Bir de 3 bin TL adıma para yatırıldı. Başka bir dönüş olmadı" sözlerine yer verdi.



'KİMSEMİZ KALMADI... BİZE YARDIM ETSİNLER'

Çocukların eğitimi için de destek çağrısında bulunan anne, "Devlet bize yardım etmeyecekse kim edecek?" dedi ve şöyle sözlerine son verdi:

"Çocuğumun ayağı kırık, nasıl okula göndereceğim bilmiyorum ama göndereceğim inşallah. Birinin ayağında platin var, biri kafasından darbe yedi, küçük kızımın da eli yaralı. Keşke oğlumu okutsalar, destek çıksalar. Çocuklarımla oturmak, onlara bakmak istiyorum. Destek olmak istiyorum. Keşke bize yardım etseler. Kimsemiz kalmadı. Ne eşim, ne kaynım var. Sadece kadın başıma ben kaldım. Devlet bize yardım etmeyecekse kim edecek?"

Özlem DİKMEN-ÖZEL HABER

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.