Osman Tatlı
Osman Tatlı
Yazarın Makaleleri
DOSTLUK ÜZERİNE
Popüler kültür değil, bilgiçlik çoğu zaman kavramları değersizleşmesine neden olmaktadır. Bilmek yapay bir özgüven vermekle beraber yapay bir kişiliğin oluşmasına yol açmaktadır. Yapay kişilikler her şeyi kendine dönük bir doğruluk...
GECENİN KANATLARI
Ticari kaygılarla hazırlanan filmlerde devletle ters düşmek ve ideolojisinin felsefesini filme serpiştirmek pek akıllıca bir sinema projesi olmaz. Ticari kaygılarla hazırlanan sinema filmlerinde daha çok ideolojileri manipüle etme söz konusudur...
YANLIŞ YERDE BİR ARAYIŞ
Modernizmin getirisi olan teknoloji ve dijitalizm bizi kendisine esir edince, kendimize ait olan değerleri sorgulayacak zaman bırakmadı. Hızlı tüketim anlayışının gelişmesiyle, beklemeyi/sabır etmeyi ve anlayışı da yitirdik. Böylece kendimizi...
NE GEREK VARDI
Ne gerek vardı: yalana ve ikiyüzlülüğe sessiz kalmaya Ne gerek vardı: kokuşmuş ama kendini ileri seviyede gören ortamlarla vakit kaybetmeye Ne gerek vardı: okumayanların okuyun diyenleri ciddi almaya Ne gerek vardı: korkakların cesur söylemlerine...
İNCİR REÇELİ: BAR AŞKI
Romantizmin popüler olduğu sinemada karakterleri öldürmek bir zorunluluğa dönüştü. Seyirciyi ekrana kilitlemek, heyecan dalgasını yükseltmek, ayrılık acısını hissettirmek, hayal kırıklığı oluşturmak için dramatik bir son gerekiyor....
DELİBAL: AŞK DAYATMASI
Kapitalist sistemin sömürmeyi en çok sevdiği malzeme aşktır. Aşkın insani bir duygu oluşu, onu evrensel bir konuma taşır. Aşkın bir tanımının, sınırının, yaşam tarzı ve felsefesinin olmaması ona belli bir toplumu ve kültürü aşan...
BİR ÇOCUĞUN GÖZÜYLE SAVAŞ
Savaş lordlarının asasından yansıyan lanet siyasi çıkarlara hizmet ederken karşısındakinin suçlu ya da masum olduğuna bakmasızın kükrer. Koltuklarına yayılmış lordların ağzından çıkanlara yansıyan yıkım, ölüm, yoksulluk ve insanların...
​​​​​​​TÜRKİYE SİNEMASINDA ERKEK VE AŞK
Sinema tarihi erilliğin tarihidir ancak çok gündeme getirilmez. Genelde kadın ve bedeni üzerinden tartışmalar, araştırmalar yapılır. Nedeni ise erkeklerin hayatın merkezinde olması, kadının erkeğin etrafında hayat bulmasıdır. İnsanlık...
TÜRKİYE SİNEMASINDA KURTULUŞ SAVAŞI VE SON OSMANLI YANDIM ALİ ÖRNEĞİ
Türkiye sineması 1922 yılından bugüne iki konuyu ötekileştirdi: tarih ve din. Tarih ve din konularını dışlamakla beraber aradaki değinileri de manipüle etme üzerine kurgular oluşturuldu. Gerek cumhuriyet öncesi tarihimizde gerekse kurtuluş...
TÜRKİYE SİNEMASINDA KADIN, ŞİDDET VE AŞK - II
Masumiyet ve Kader Filmlerinde Kadın Şiddeti ve Aşk Sıradan, vasıfsız, yoksul ve gelecek kaygısı olmayan Bekir'in saplantılı ve çaresizliğin bütün acımasızlığıyla iliklerine işlemesini konu edinen filmler aşkın kişinin yok edişini...
TÜRKİYE SİNEMASINDA KADIN, ŞİDDET VE AŞK - I
Sinema genel olarak toplumun kültürel, siyasi yapısından, özel olarak yönetmenin yaşam biçiminden ve dünya görüşünden etkilenmesiyle şekillenir ve anlam kazanır. Sinema bu anlamı daha öteye taşıyarak toplumu ve bireyi etkileyerek şekillendirir...
ACI AŞK: AŞKIN DRAMATİZE EDİLİŞİ
Aşk bireysel şekillenen bir duygu yoğunluğu nedeniyle kalıpları olmadığından tanımlamak ve standart bir temelle dayandırmak imkânsız. Aşk gibi bir olgunu bireylerin inisiyatifinde olması aşk okumalarını derinleştirmektedir. Aşk bireysel...
DARK: TANRISIZ BİR DÜNYA
Bu günün karanlık dünyasının algısında geçmişin izleri aranır. Bir nevi bugün geçmişin bir eseridir. Ve gelecekte bugünün etkisi altındadır. Hiçbir şey kendinden bağımsız değildir. Etkileşim gelişimi var eder. bu etkileşimin yarınlara...
The 100: İnsanlığımıza Geri Döneceğiz
Yedi sezon ve yüz bölümlük dizinin içerdiği kurgu ve alt metinlerin hepsine değinemeyeceğimizi yazınında başında belirtelim. Dizinin bölümlerine değinemesek de dizinin ilk bölümünden son bölümüne kadar karakterler değişse de farklı...
La Revolution: Soylu Yamyamlık
Zenginliğin kaynağı fakirlerin gönüllü köleliğidir. Kendisi aç kalan ama efendisinin açlığını dert edinen ve uykusu kaçan fakirin varlığı soylu sınıfları oluşturduğu gibi soylu sınıfın da devamlılığını sürdürtmüştür. Zenginlik...
Kitap ve Film Önerisi Üzerine
Kitap/Film genel bir kitleye yönelik olsa da bu bir yanılgıdır. İkisi de özeldir yani bireye yöneliktir. Birey düşüncesel ve duygusal olarak kendinden bir şey bulduğunda özdeşim kurar. Tatminlik hissi yaşar. Kendi dünyasının bütününe...
Unit 42: Dijital Parmak İzi
Sanal yani ikinci bir hayat/yaşam mecrasının kapısını sonuna kadar açan internet artık bizim beşinci organımız oluverdi. Bedenin bir parçasına dönen internet ister istemez mahremiyetimizin/özelimizin en çok ihlal edilen alanına dönüştü....
Tanrının Kitabı: Din Propagandası
Kutsal kitaplar, din, din adamları sinemanın en önemli temalarıdır. Bazen yermek bazen yüceltmek sinemanın kime, neden hizmet ettiğine göre değişmektedir. Önemli olan kitlelere istenen algının verilmesidir. Sinema çok düşünmesini sevmeyen...
Tanrının Kitabı: Din Propagandası
Kutsal kitaplar, din, din adamları sinemanın en önemli temalarıdır. Bazen yermek bazen yüceltmek sinemanın kime, neden hizmet ettiğine göre değişmektedir. Önemli olan kitlelere istenen algının verilmesidir. Sinema çok düşünmesini sevmeyen...
AŞK TESADÜFLERİ SEVMEZ
Aşk seven ve sevilenin kişiliğinden, karakterinden, geçmişinden, yetiştirdiği ortamdan, hayal ve beklentilerden bağımsız değildir. Aşkın gelişi habersiz olsa da benliğin bir parçasıdır. Aşk bilinç dışı gibi görünür, benlikle bağlantısı...
OMNİSCİENT: MÜKEMMEL SİSTEMİN ÇÖKÜŞÜ
Distopya geleceği karanlık gösterir. Teknolojinin geliştiği ve insanların hayatına yön verdiği, hastalıkların ve savaşların insanların yoksulluğa mahkûm ettiği, şehirlerin harabeye döndüğü ve doğanın kat edildiği, otoriteyi elinde...
BARBARİANS: İHANET VE SADAKAT ARASINDA ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ
'…Ne için savaşıyoruz? Geçmiş için savaşır kimi, kimi gelecek için; aşk içinde, onur içinde savaşırız. Zafer için savaşırız, özgürlüğümüz için savaşırız. Çocukları için savaşır kimi; kimi ise Tanrılar için savaşır....
KELEBEĞİN RÜYASI: YAZMANIN DEĞERSİZLİĞİ
Kelebeğin Rüyası için cumhuriyet eleştirisi yapıldı denildi; maden ocakları işçilerine yeterince yer verilmemiş diye eleştiri yapıldı. Sınıf farkının getirdiği ilişkilerdeki uçurumlara vurgu yapıldı. Oyuncuların yeterli yetersizliği...
BİR VİRÜS FİLMİ: DÜNYA SAVAŞI Z
Zombi filmlerin kurguları üç aşağı beş yukarı birbirine benzer. Farklılıklar alt metinlerde kendini hissettirir. Zombileşen insanların gösterdiği refleks öldürmekten çok dönüştürmeye dayanır. Açlığını bastırmak için insanlara...