Ramazan ayı gelince, Cennet kapıları açılır (iman edenler için) Cehennem kapıları kapanır ve Şeytanlar zincirlere vurulur; Nebevî müjde, tamamıyla Allah'ın birliğine, kayıtsız şartsız hâkimiyetine ve ahiret gününün dirilişine iman edenler içindir. Evet, Ramazan ayı, müminler için bir rahmet iklimi ve günahlardan tezkiye olunma ayıdır.

Bu mübarek ayın feyiz ve bereketinden nasiplenmeden, nefislerini hesaba çekip kendilerine çeki düzen vermeyi düşünmeyenler; ancak kendilerine zulüm eden nasipsizlerdir. Evet, hadis-i şerifin son kısmında; bu ayda şeytanların zincire vuruldukları beyan edilmektedir. Hakikatten Ramazan ayı geldiğinde, yakını iman edenlerin yanı sıra taklidî inanan kesiminde de; büyük bir hareketlenme ve telaşın başladığı görülmektedir.

Hatta senenin on bir ayında, Müslümanlarla, Kur'an la, Tesettürlü hanımlarla, Allah'ın Şeriatıyla savaş halinde olan bir takım medya kuruluşları, organizasyonlar ve yapıların dahi bu ayda sükut-u hal edip İslâmî programlar tertipleyi ve dini kitaplar hediye ettikleri işin çabası. Televizyon ekranlarında isimleri boylarından uzun olan onlarca zat, arzı endam edip; milletin soru ve sorunlarına cevap verip çare (!) aradıklarına tanıklık eder insanlar!... Yüksek kariyer sahibi bir kısım zatlar, TV. Kanallarında akla hayale gelmeyen sorulan sorulara cevap vermeleri, toplumsal alanda ilmin ve ilim (!) Erbabının hangi noktaya geldiğini göstermektir.

Bakıyorsun herifin biri Ramazan ayında içki içilir mi içilmez mi, başka bir bayan ruj ve ojeler oruca zarar verir mi; başka biri başı açık namaz kılınabilir mi, iftarı ne ile açmak daha çok sevap kazandırır, gün boyu uyusam ne olur, kahvehaneye gidip vakit geçirsem oruca zarar verir mi gibi abuk subuk soruların havada uçuştukları görülmektedir. Özellikle de Ramazan ayında...

Hâlbuki, İslam; kayıtsız şartsız teslimiyet isteyen Evrensel ve Cihanşümul Allah'ın nizamıdır. Bu Rabbani nizamın tek bir prensibini inkar edenler; değil rahmet ikliminin feyzinden hiçbir şeyden kazanç elde edemezler. Ta ki nasuh bir tevbe ile Allah'ın emir ve yasaklarına teslim olana kadar. Yukarda sözü edilen kural ve ahlak dışı soruların sorulduğunu her duyduğumda, Bakara süresinin 14 ile 15 nci ayetleri hemen aklıma gelir: Aziz ve Celil olan Rabbimiz şöyle buyuruyor: "Müminlerle karşılaştıkları zaman: "iman ettik" derler. Şeytanları ile baş başa kaldıkları zaman ise: "Muhakkak ki biz sizinle beraberiz, biz sadece (onlarla) alay edicileriz derler. Allah onlarla istihza/alay eder! Onlara mühlet verir de azgınlıkları içinde bocalayıp dururlar."

Evet, RAHMET iklimi olan Ramazan ayı; iman edenler için hakikatten her anı değerlendirilmesi gereken bir fırsattır. Müminlerin kurtuluşuna vesile olan rahmet iklimi Ramazan ayının feyiz ve bereketinden; ancak tahkiki iman edenler faydalanırlar. İnkarcılar ve müzebzebin tayfa için aynı şeyi ne yazık ki söylemek mümkün değildir. Başı RAHMET, ortası mağfiret ve sonu cehennemden azad olmanın vesilesi olan rahmet ikliminin; İslam âleminin kurtuluş, VAHDET ve uyanışına vesile olmasını yüce Rabbimden niyaz ederim.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.