İlahirahmet hazinelerinin açıldığı, şeytanların bağlandığı muhteşem, hayır ve manevigüzelliklerle dolu olan Ramazan ayı yaklaştı, gölgesi üzerimize düştü. BütünMüslümanlar ona kavuşmanın heyecanını yaşıyor. Kur’an-ı Kerim Ramazan’ı “Kur’anayı” ve “oruç ayı” olarak nitelendirmiştir. Kur’an’ın bu ayda nazil olduğunabildirerek dikkatleri Kur’an’a çevirmektedir. Bir de Ramazan’ın oruç ayıolduğunu bildirerek bu aya erişen her müslümanın oruç tutmasını emretmektedir. Kur’an-ıKerim, bizden önceki kavimlere de orucun farz kılındığını hatırlatarak, orucunsadece ümmetimize mahsus olmadığını bildirmektedir.

Kur’anve sünnete dayanan İslam kültüründe asırlardır Ramazan bu şekilde tanınmış veher Müslüman manevi feyz ve rahmetinden en yüksek seviyede faydalanmayaçalışmıştır. Oysa günümüzde Ramazan, bu özellikleri yerine hiç bir İslamikaynakta yeri bulunmayan yeni özelliklerle tanınmaya başlamıştır.

YüceAllah, Kur’an’ın insanlarla buluşmasına büyük değer vermiştir. Bu nedenle O’nunindirildiği geceyi dahi “Kadr” diye nitelemiş ve bin aydan daha hayırlıolduğunu ilan etmiştir. Şeytanın kışkırtmasıyla nefsanî ve hayvani hislerin bumukaddes atmosfere halel getirmemesi ve yakışık almayan hallerin oluşmamasıhikmetiyle Kur’an’ın indirildiği ay olan Ramazan-ı Şerif’in de oruçlageçirilmesini emretmiştir.

Yıllardıryolu gözlenen çok değerli hayırhah bir misafirle buluşma sırasında onunlahasbihal etmek yerine, yeme içme gibi behimi hisleri doyurmakla uğraşmak o azizmisafire en hafif deyimle saygısızlıktır. mukaddes bir kurtarıcı olan Kur’an indirildiği Ramazan’a da bu gözlebakabiliriz.

Artık“Ramazan” denince birçok insanın aklına yemek gelmektedir. Ramazanın “oruç ayı”olması yerine “yemek ayı” olduğu izlenimini vermektedir. Ramazanın yaklaştığıbu günlerde iftar ve sahurlarda neler yenileceği, gece boyu yenecek yemek veyiyecekler için medyada çeşitli programlar düzenlenmektedir. Ramazana isnadedilerek, “Ramazan yemekleri, ramazan pidesi, ramazan tatlıları, ramazaniçecekleri” şeklinde yiyecek ve içecek çeşitleri ortaya çıkmıştır. Yahu Ramazanoruç ayı değil miydi? Acaba Kur’an’ın, “sizden kim bu aya erişirse onu oruçtutarak geçirsin!” buyruğu, “çeşitli yemeklerle geçirsin” şeklinde mianlaşılmıştır? Doğrusu toplumumuzda Ramazana yönelik çok ilginç bir tutumlakarşı karşıyayız.

Ramazanyaklaşırken ve ramazanda hayat pahalılığının had safhaya ulaşması da biryönüyle Ramazanı oruç ayı olarak değil, yemek ayı olarak algılamaktankaynaklanır. Ramazanda yemek ve çeşit düşkünlüğü birçok fırsatçı kesimin vespekülatörlerin de iştahını kabartmaktadır.

Ramazanorucunun hikmetlerinden birisi, yılboyu her isteği karşılanan nefis ve mideyiakıl ve kalbin kontrolü altına almak, açlıkla nefsi terbiye etmektir.Olağanüstü ve paha biçilmez değerdeki nimetler, alışkanlık ve bolluk sayesindesıradanlaşmakta ve nefsin gözünde değerden düşmektedir. İşte Ramazan orucu,nefsin değersiz gördüğü nimetlerin aslında çok değerli olduğu, sıradanolmadığı, insanın bu nimetlere ne kadar muhtaç olduğu bilincini açlık vesusuzluğu yaşatarak kazandırmakta ve onu terbiye etmektedir. İftara yakın birvakitte bir parça kuru ekmeği gören insan onun dahi ne derece değerli olduğunuhisseder. Böylece gerçek bir şükür bilinci kazanır.

Amaçeşit çeşit ve birbirinden farklı Ramazan yemekleri hazırlamak, onlarlauğraşmak, aklı fikri yemeklere takmak, bu önemli bilinci kazanamamasına yolaçar. Böyle kimselerin nimetin kadrini anlamaya yönelik hiç bir kazanımları daolmaz.

İslam’dakaynağı bulunmayan uydurma günlere hassasiyet göstererek programlarhazırlayanlar, Kur’an’la emir ve teşvik edilen Ramazan’ı ne yazık ki yeterincedeğerlendiremiyorlar. İbadet ve zikirlere karşılık verilen sevapların kat katartırıldığını hadis-i şerifler bildirmektedir. Ramazan adeta bire bin verenuhrevi ziraatın yapıldığı bir tarla hükmündedir. İşte bu yönüyle rahmet vebereket ayıdır. Yoksa bazılarının zannettiği gibi yiyecek ve içeceklerlealakalı değildir. Bu ilahi fırsatı iyi değerlendirmek Müslümanlar için vazgeçilmezolmalıdır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner8

banner6