Öne Çıkanlar 1 urfa siyaset ipekyol ajansurfa

'15 Temmuz hala bitmedi'

“15Temmuz gecesi saat 22.30 civarıydı, evdeydim. Ülke Tv’yi seyrediyordum. Birhareketliliğin, olağanüstü bir durumun olduğunu televizyon aracılığıylaöğrendim. O esnada ulaşabileceğim birkaç kişiyi aradım. En son birmilletvekilimizi aradım, Mahmut Kaçar beyi. O da bir olayın burada vukubulduğunu söyledi, fakat o da neyin ne olduğunu tam kestiremiyordu. Kendisinene yapalım derken “Bizden haber bekleyin” dedi. Bizim dernek, vakıflarımızın veSTK’larımızın bir arada olduğu bir Whatsapp grubumuz var. Orada da bir kalkışmaolduğu konuşuldu. Saat 23 gibiydi Whatsapp grubundaki arkadaşlara: ‘Benpartinin önüne gidiyorum. Evde oturarak bu işi çözemeyeceğiz. Hepinizi orayadavet ediyorum’ diye bir paylaşımda bulundum. Diğer arkadaşlarla beraberpartinin önüne gittik. Çünkü kimse ne yapacağını bilmiyor. Yetkililer olarak neyaparız, ne ederiz diye gittik. Gittiğimizde Büyükşehir belediyemizden yinebirkaç arkadaşımız vardı; İbrahim Gelin, İbrahim Coşkun, Yusuf Eğilmez (eski ilbaşkanımız) oradaydı. Abdurrahman Kırıkçı’yı, Süleyman Ergün’ü, EyyübiyeBelediye Başkan Yardımcısı Necmeddin Sağlam’ı, Sadık Sade’yi gördüm. Yani bizimarkadaşlar, İslâmi camianın ya da STK’ların önde gelen isimleri oradaydı. Neyapılması gerektiği konuşulurken insanların teskin edilmesi gerektiği ifadeedildi. Partinin megafonuyla konuşmalar yapılmaya başlandı. Tabii bu yetersizolunca arkadaşlara talimat verdik, ses sistemini getirttik. Bir yandan dakulağımız televizyonda, basında ne oluyor diye? O esnada TRT’deki bildiriyiduyduk. Tedirginliğimiz biraz daha arttı. İnsanlar askeriyeye yürümeye kalktı.Vali yardımcımızı aradım, ona ulaşamayınca Vali Bey’i aradım. Vali Bey’inemniyete geçtiğini, biz de Büyükşehir belediyesi olarak personelimizle,aracımızla gerecimizle valimizin emrinde olduğumuzu ifade ettim. Daha sonra,Emniyet Müdür Yardımcısı Abdullah Ulu Bey’le irtibata geçildi. Başkan Bey’leVali Bey görüşmüş. Vali Bey iş makinelerimizi Tugay’ın önüne tedbirenindirmemizi söylemiş. Nihat Başkanımızla, Fen İşleri Daire Başkanımız talimatveriyor. Makineler Tugay’ın önüne indirildi. Makineler yığıldıktan sonra asfaltdöküldü araçlar çıkmasın diye. İlk yapılanlar bunlardı.  Daha sonra ben Makine İkmal Şefimiz MustafaKoçer’i aradım. ‘Kamyon, dozer, greyder ne varsa iş makinelerini kullananarkadaşlar sahaya gelsin’ dedim. Zabıta Daire Başkanımızı aradım: ‘Tümpersonelinizi acil toplayın’ dedim. Yüze yakın personel toplandı. Basın DaireBaşkanı Mithat Bey de oradaydı; ona talimat verdik belediyeden anons yapılsın,diye. Belki Türkiye’de ilk resmi bir kurumdan anons Şanlıurfa BüyükşehirBelediyesi’nden yapıldı. Daire başkanımızın kendisine ‘sen aç, anons yap’ dedimçünkü personel yoktu. Daha sonra bir kısım valilik önünde, bir kısım AK Partiönünde, bir kısım askeriye önünde toplanan vatandaşlar oldu. Saat 1-1.30 gibimuazzam bir kalabalık oluştu. İnsanlar tedirgin, aynı zamanda öfkeliydi.


‘ÇOKMESELEDE BİR ARAYA GELEMEYEN İNSANLAR ORADAYDI’

Bençocukken 80 İhtilali’ni yaşadım, 9-10 yaşındaydım o dönem bir şey yapamadım.Çünkü yapacak bir yaş grubunda değildik. 28 Şubat oldu, seçilmiş bir başbakanıngörevden alınması yine seçimle değil, çeşitli desiselerle başka bir grubuniktidara getirilmesi vardı. Seçilmiş başbakan köşeye itilmişti, tanklarSincan’da yürümüştü hiçbir gerekçe yokken. O zaman bir şey yapamamanınburukluğu her zaman içimdeydi. Yani biz seçilmiş bir başbakana sahip çıkamadık.O dönemki hisler bizi 15 Temmuz Gecesi sahaya itti. Ben evden ne hanımlavedalaşıp çıktım, ne de abdest alıp çıktım bir vakıa var çıkmam gerekiyor diyeçıktım. O gün insanların bu kadar kendi ülkesine, kendi liderine sahipçıktığını, çok farklı kesimlerden insanları bir arada olduğunu gördüm. Belkibirçok meselede bir araya gelemeyen insanlar bir aradaydı. İnsanların öfkesivardı, bunu kabullenemiyorlardı ve Türkiye tarihinde ilk kez bir darbede silahkullanılıyordu. Bizim paramızla alınan mühimmat, cephane, uçak vs. kendiinsanına karşı kullanılıyordu.


‘BASINÇOK GÜZEL BİR İŞ YAPTI’

Basınçok güzel bir iş yaptı, ben iyi ki de var diyorum. Turgay Güler’di yanlışhatırlamıyorsam, insanları sokaklara çağırıyordu, bu çok etkiliydi. CNN’inCumhurbaşkanımızla o konuşmayı yapması; halkın gidip TRT’ye, CNN’e sahipçıkması… Bunlar çok önemli şeyler. O gün kahraman kimdir dersen, ben basınıgösteririm. Onlar sussalardı, kanallarını kapatsalardı, korksalardı o zamanbelki olaylar daha farklı olurdu. İnsanlara cesaret verdiler, umut verdiler.Mesela salanın okutulması gerektiğini Turgay Güler söyledi. Bu insanlarıorganize etti, bir cesaret geldi ve insanlar oluk oluk gitti. Tabii buradaüzüldüğümüz şey 249 tane vatan evladı şehit edildi. Başka bir üzüntü ise şehitedenler de yine bu ülkenin çocukları, buranın ekmeğini yiyen insanlar…Üzüntümüz çok büyük. Bazen televizyonda programlarını seyrediyorum. Gencecikçocuklar nişanlı olan, evli olan… Bazıları yaşlı insanlar. Bir ideal uğrunaçıktılar. ‘Rabbim şahadetlerini kabul etsin’ diyorum. Diyeceğimiz tek bu.


‘SONRAKÖTÜ HABERLERİ DUYDUK’

Urfa’yageri döneyim, saat iki gibi askeriyede bir hareketliliğin olduğu ifade edildi.Biz inanamadık. Bir arkadaşımızın evi eski il özel idaresinin -şu andakiHaliliye Belediyesi’nin içerisindeki lojmanların oradaydı. O arkadaşımız ‘Doğrudur,tanklarda bir hareketlilik var arka tarafta’ dedi. Bunu duyunca askeriyeninarka tarafına yine Valimizin talimatıyla kamyonlarımızın bir kısmını AhmetYesevi’nin arka tarafına yönlendirdik, belki oradan da çıkabilirler diye. Dahasonra saat üç gibi tankların ışıkları söndü. Bizim burası Malatya’ya bağlıymış,2. Ordu Komutanlığı’na. Malatya’da da bir hareketlilik varmış. Oradaki ValiBey’e silah çekmişler bunları sonradan duyuyoruz. Saat 4 gibi insanlar Türkiyegenelini merak etti. Meydanlar tıklım tıklım. AK Parti’nin önünden RabiaMeydanı’na kadar muazzam bir kalabalık var ve su ihtiyacı var. Depomuzdasuyumuz vardı, bu anlamda Eyyubiye Belediyesi’ne de teşekkür ediyorum. Onlar dahemen bizimle beraber su ikramında bulundular. İhtiyaçları onlar da karşılamayaçalıştı. Sabah Eyyübiye Belediyesi’ndeki arkadaşlar su, kek dağıttılar. Saat5.30’da çorba dağıttık, çorba yapılması talimatını saat 3’te vermiştim.Kalabalık muazzam, insanlar aç. Güneş açıldı, o askerlerin teslim olmasıgörüntüsü bizi çok rahatlattı. Dedik ki bu iş bitti burada. İnsanlar rahatladı.‘İnşallah daha kötüsü olmaz’ dedik. Sonra kötü haberleri duyduk. Amcamın oğluPolis Özel Harekat binasının, Genelkurmay’ın bombalandığını, Ankara’da çokşehidimizin olduğunu söyledi. Tabii onlar da sayısını bilmiyor o anda.Hastaneler dolu… Ulaşabildiğin her yeri arıyorsun. Velhasıl o günü böylegeçirdik.


TABİRİCAİZSE İKİNCİ 11 NİSAN KURTULUŞU GİBİYDİ

Dahasonra Reis’in meydanlardan çekilmeyin talimatı doğrultusunda, başkanımızlaistişare ederek Rabia Meydanı’na bir platform kurduk. İhtiyaçları karşılamaküzere bir ekip oluşturduk. Yine orada Eyyübiye ve Haliliye Belediyelerimizle işbirliği yaptık. İlk yedi gün biz üstlendik, tek başımızaydık. Nöbetler uzayıncasağ olsunlar; Haliliye Belediyemizle, Eyyübiye Belediyemizle -bir kısmınaKaraköprü de katıldı- her gün bir belediyemiz ihtiyaçları karşıladı yeme içmevs. İnsanların nöbete kalabilmesi için Büyükşehir ulaşımı ücretsiz yaptı. Ben ogün insanların tek yürek olmasını unutamıyorum. Tabiri caizse ikinci 11 NisanKurtuluşu gibiydi. İnsanlar meydandaydı ve ülkesine sahip çıktı. Benimhafızamda kalan bunlardı.


‘ÜLKEMİZBU SIKINTILARI ATLATACAK’

Enüzüldüğüm nokta ise insanların İslami inancını, duygularını hem maddi hem manevinoktada sömürerek; inanç çerçevesinde insanları kanalize ederek kendi insanınasilah doğrultabilecek canavarlar üretmişler. İslam’ın kelime anlamı barıştır,esenliktir, huzurdur. Kuran’da diyor ki, ‘Bir Müslüman günahsız, hiç suçuolmayan birisini öldüremez. Kim masum bir insanı öldürürse cehennemliktir.’ Şimdiben o 249 insanımızı öldürenlere soruyorum: Siz kimi, ne için öldürdünüz? Hangidava için öldürdünüz? Şu anda görüyoruz ki ipi ABD’nin elinde olan bir grupkendi halkına silah sıkıyor ve din adına yapıyor bunu. Bu çok önemli; müminelinden, dilinden, belinden emin olunan insandır. Eğer birisi elinden,belinden, dilinden emin değil ise Müslüman değildir. Burada bir problem var.Şimdi öyle bir hale geldi ki insanlar bu güruh içerisindeki yapılanmanınyüzünden bütün insanlar sıkıntı içerisinde. İnsanlar çocuklarını göndermiyorbir yere, yardım da etmiyor. ‘Acaba öbürleri gibi başıma bir sıkıntı mı gelir’diyor. Bu travmayı atlatmak uzun yıllar sürer. Yine söylüyorum; Müslümanaklını, beynini kimseye ipotek etmeyecek, kiralamayacak, satmayacak. Kuranbize: ‘Akletmez misiniz? Hiç düşünmez misiniz?’ diye defalarca soruyor.  7-8 yerde namaz kılmakla ilgili ayet varken; ‘Düşünmezmisiniz, akletmez misiniz?’ diye 30-40 yerde soruyor. Mümin ferasetli olmalıdır.Kimin ve neyin arkasından gittiğini iyi düşünmelidir. Hesabı biz Allah’avereceksek vereceğimiz hesapta çok şeffaf olabilmeliyiz. 15 Temmuz travmasıhala devam ediyor. İnsanlar İslâmi görünen bu yapı yüzünden, şu andaçocuklarını ne bir yere gönderebiliyor, ne bir cemaate gönderebiliyor,tedirginler. Bunun tamiri çok zor olacak. Fakat ben inanıyorum ülkemiz busıkıntıları atlatacak, toparlayacak. Yaraları da saracağız.


’15TEMMUZ HALA BİTMEDİ’

Türkiyeİslam coğrafyasında önemli bir yer. Konudan konuya atlayacağız ama referandumdaAlmanya’nın, Fransa’nın, Belçika’nın yaptığı uygulamaları görünce;Ortadoğu’daki son Katar olayı da gösteriyor ki 15 Temmuz hala bitmedi. Siyasiayağı bitse bile ekonomik ayağı devam ediyor. Biz bu ülkenin insanları olarakTürk’ü, Kürt’ü, Arap’ı, Çerkes’i, Alevi’si, Sünni’si devleti inşa edenfertlerdir. Bu ülkenin her ferdi bu topraklar üzerinde hak sahibidir.Çanakkale’ye gittiğinizde Türk, Kürt, Arap, Çerkez, Arnavut, Boşnak hepsininşehit olduğunu görürsünüz. Bu ülke hepimizin. Mezhepler ve meşrepler bizimolmazsa olmazımız değil, bunlara çok takılmayacağız. İnsan olabilme birincinitelik. Birisi insansa, şahsiyetliyse, vakursa o benim kardeşimdir, bu kadar.İnsanların bölünüp parçalanmaması bir bütün olabilmesi lazım. Türkiye sadecekendi insanı için değil başka ülkelerin insanları için de umuttur. 3.5 milyonSuriyeli Türkiye’de, 500 bin Kuzey Irak’tan gelen kardeşlerimiz var. Bir dönemYunanistan’da, Bulgaristan’da sıkıntıya düşen kardeşlerimize kucak açtı.Ceylanpınar’da Afganistan’dan gelen kardeşlerimiz var. Bir dönem Sovyetzulmünden kaçan Çeçenya’dan, Kafkasya’dan gelen kardeşlerimiz vardı. Kars,Ardahan’a yerleştirdik. Velhasıl Türkiye zulme uğrayanların barınacağı ülkeolmuş. Biz ne yapacağız? Ayrılıkları bir kenara bırakıp, insan onuruna yakışırşekilde yaşayabilmek adına birlikte olacağız. Bir olursak hem Türkiye hem İslamDünyası için umut olacağımızı düşünüyorum. Rabbim bizlere ikinci bir 15 Temmuzyaşatmasın, Müslümanların aklını başına almasını nasip etsin. Müslümankardeşlerime tekrar söylüyorum: “Aklınızı kimseye ipotek etmeyin, kiralamayın,satmayın. Kuran ve sünnet ne diyorsa odur kardeşim. Rabbimiz bize ne emrediyor?Resulullah bize ne emrediyor? Müslümanca yaşama neyi emrediyor? Bu kadar.Sizlere teşekkür ediyorum, gelip bizi ziyaret ettiniz, düşüncelerimizi aldınız.Rabbim 249 şehidimize rahmetiyle muamele etsin, onların şefaatine bizi nailetsin; ailelerine benden büyüklerse ellerinden öpüyorum, benden küçüksegözlerinden öpüyorum. Hepimiz öleceğiz. Kimisi Allah yolunda ölür, kimisi başkayolda… Rabbim bizi kendi yolunda ölenlerden eylesin. Şehadet büyük birmertebedir, şehit yakınlarının hepsini alınlarından öpüyorum. Allah bizi deonlardan eylesin.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.