Öne Çıkanlar urfa Şanlıurfa 1 siverek ajansurfa

'5 bin kişi Tugay'ın önünde şehit olmaya hazırdı'

“Evde oturuyordum. Dışarıdan gelenmisafirlerimiz vardı. Telefonum çaldı; Mustafa Arısüt kardeşim arıyor, dedi ki,“Necmeddin Abi darbe oluyor haberin var mı? Şaka mı yapıyorsun? Böyle bir şeyolur mu? Biz artık hangi çağdayız?Artık darbeleri bitirdik. 12 Eylül’ün üzerinden 30-35 yıl geçmiş. Bu süreiçerisinde bir sürü darbeye teşebbüs falan oldu ama darbe ihtimali sıfır banagöre’ dedim. ‘Yoksen aç televizyonları’ dedi. Telefonu kapattım, koşa koşa televizyonu açtım.İlk görüntüyü hiç unutamam aklımda, BoğazKöprüsü’nde tank yolu kapatmış duruyor. Düşündüm bu tankın Boğaz Köprüsü’nde ne işi var? Hani bir eylem, bir ihbar falanolmuş olsa polis müdahale eder. Orası jandarma bölgesi değil, askeriye bölgesideğil. Birkaç kanal daha geçtim, baktım kanallarda hep asker görüntüsü var.İstanbul’danbir yerleri gösteriyorlar, Ankara’danbir yerleri gösteriyorlar ama kimse ne olduğunu bilmiyor. Misafirlerime ‘benimacil partiye gitmem lazım’ dedim. ‘Neoldu’ dediler. Onlara dabir şey söylemedim; ‘gelince anlatırım’ dedim. Yola çıkar çıkmaz arkadaşları aradım. Bilal Tekatlı’yı, Levent Çelik’i, Sait Kaya’yı aradım. Bizim meclis üyesiarkadaşların hepsini aradım. Çabuk il başkanlığınagidelim, dedim. Şunu düşündüm: Bu bir darbe teşebbüsüyse ve ben de bir AK Parti’nin bir mensubuysam, AK Partili birmeclis üyesiysem, Eyyübiye Belediyesi Başkan Yardımcısıysam ben mensubu olduğumpartinin önüne bu akşam gitmezsem; yapabileceğim bir şey varsa bunu bu akşamyapmazsam zaten bunlar başarılı olursa yarın sabah bunlar gelir beni götürürler.


‘ENDİŞELİ, TEDİRGİN BİR BEKLEYİŞ VAR

Direk hemen AK Parti İl Binası’nınönüne geldim. Arkadaşlarımız gelmeye başladı, herkes birbirine soruyor neoluyor, diye. Çünkü televizyonların hiçbirinde doğru düzgün bir açıklama yok.Kanalları seyrediyoruz, kanallarda asker resimleri falan var. Twitter, Twitter’a da ne kadar güvenebilirsin? GeziOlayları’nda sosyal medyanın olayları ne kadar manipüle ettiğini, insanlarınasıl tahrik ettiğini, yanlış haberlerin nasıl yayıldığını hep birlikte gördük.Bundan dolayı sosyal medyaya falan da güvenmiyoruz ama bir iki açıklama var.Bir darbe teşebbüsü var, ihtilal var, şu var, bu var derken arkadaşlarımızlabir içeri geçiyoruz televizyon seyrediyoruz; bir sokağa çıkıyoruz askeriyeyebakıyoruz. Bir sessizlik var. Herkes birbirine ne oluyor diye soruyor. Reis’ten haber yok, Başbakan’dan haber yok. AK Parti’nin yetkililerinin hiçbirisinden haberyok. Durumu ortaya koyabilecek, insanları rahatlatabilecek, ne yapmamızgerektiği noktasında talimat verecek kimse de yok. Endişeli, tedirgin birbekleyiş var. O arada TRT’deaskerlerin malum bildirisi çıktı, ‘biz yönetime el koyuyoruz’ diye. Bu defa tam tedirgin olmayabaşladık. Bunlar Reis’iöldürdüler mi? Başbakan’ı kaçırdılar mı? Bakanlara bir şey mi yaptılar? SadeceAnkara, İstanbul ile mi ilgili yoksa bütün ülke mi böyle olacak? Yine kendi aramızdakonuşuyoruz fakat bir şeyler yapmamız lazım.


‘REİSİ CUMHURUN AÇIKLAMASI BİZERAHATLATTI

Belediye başkanımızı aradık. Belediyegörevlilerimizi aradık onlar da ‘Bizim haberimiz var, hemen geliyoruz’ dediler. ‘Ne yapabiliriz’ dedik. Karşıda Tugay var, Tugayın önünearabalarımızı koyalım. İş makinelerimizi, kamyonları, damperleri, resmiarabalarımızı koyalım; asfalt varsa asfaltı dökelim. Orada BüyükşehirGenel Sekreter Yardımcısı Emin Bey vardı. Emin bey’e söyledim. Tanklar, askerler dışarıyaçıkamasın. Biz bir karşı direniş başlatalım ama hiçbir talimat yok, bizeverilmiş herhangi bir emir yok. Kimsenin olayla ilgili net bir bakışı da yok.Hatta 2-3 tane polis var ama bu polisin tarafı ne? Bu bizden taraf mı davranacak,askeriyeden taraf mı davranacak? Yoksa onlar da birazdan talimat gelip, gelindendiğinde geri mi gidecekler? Polisle de birbirimize şüpheyle bakıyoruz. Sonrapartinin bir mesajı oldu, il teşkilatının bütün mensuplarına partinin önünetoplanın diye. Akabinde Başbakan’ın açıklaması, ondan sonra Reisicumhur’un açıklaması… Özellikle Reisi Cumhur’un açıklamasından sonra bize birrahatlık geldi. Demek ki Reis yaşıyor. Nerede olduğunu bilmiyoruz ama Reisyaşıyor ve şu anda o daha muhakkak o da bir şeyler yapmanın telaşı içerisinde,vermiş olduğu ilk mesaj hadi sokağa çıkın. Biz zaten sokaktaydık ama Reis’in açıklamasından sonra evde oturuptelevizyon seyredenler ya da kararsız kalanların birçoğu etkilenip partiyedoğru akmaya başladılar ve ciddi bir kalabalık oluştu. Belediye başkanımızgeldi, arkasından Karaköprü Belediye Başkanı geldi, eski il başkanımız geldi.Orada toplanan kalabalığa hitap etmeye başladılar. İl başkan yardımcılarımızvardı orada Süleyman Ergün, Abdurrahman Kırıkçı, Yusuf Eğilmez, Mehmet Ekinci Başkanım.Bunlarla beraber diğer meclis üyesi arkadaşlarımız… Herkes hemen telefonlarasarılıyor, yapabileceğimiz ne varsa Ankara’da, İstanbul’da ulaşabileceğimiz yöneticilereulaşıyoruz. Çünkü organize olmamız lazım. Burada bireysel hareket ediyoruz amaTürkiye genelinde nasıl bir organizasyon olacak? Çok şükür ciddi birorganizasyon oldu. Halk aynı 11 Nisan’daolduğu gibi namusuna, vatana sahip çıktı.


‘5 BİN KİŞİ TUGAYIN ÖNÜNDE ŞEHİT OLMAYA HAZIRDI

Herkes sokaktaydı; herkes teşkilatına, AK Parti’ye, Reisi Cumhur’a sahip çıktı; bu vatanda artık kolay kolayFransızların yaptığı gibi, İngilizlerin yaptığı gibi işgallerin el koymalarınyaşanamayacağını gösterdiler. Yaşlısı, genci, çoluk çocuğu herkes oraya akmayabaşladı. İnanın biz ilk gittiğimizde 30-40 kişi vardık yoktuk ama geceninilerleyen saatlerinde caddede iğne atsan yere düşmez misali her taraf insanseli olmuştu. Herkes aynı şeyi söylüyordu: Ya biz bu gece burada kalırız, şehitoluruz; dedelerimizin babalarımızın bize bırakmış olduğu bu vatanı bu namussuzlarabırakmadığımızı gösteririz yahut da bizim çocuklarımız, torunlarımız ömür boyubizden nefret ederler. Çünkü siz o an geldiğinde, o anı değerlendirmediğinizde ondan sonraistediğiniz kadar ah vah deyin bir şey ifade etmez. Biz Fransızlara karşımücadele eden dedelerimizi bugün nasıl saygıyla anıyorsak, ruhlarına Fatiha’lar okuyorsak o gün onların o anı değerlendirdiklerinden dolayıdır.Bakın Türkiye’nin81 vilayetinde; hangi vilayette, hangi tankın silahın namlusundan kime isabetedeceğini bilmeden insanlar dışarıya çıktı. 249 kişiye isabet eden kurşunlar oanı değerlendirenlerin fırsatıydı. Cenab-ı Hak o gece o 249kişiye şehadeti nasipetmişti ve onlar şehadet şerbetiniiçerek öbür tarafa gittiler. Diğerlerine kısmet olmadı. 2 bin, 2 bin 500 civarındagazimiz oldu ama emin olun ki Urfa’dao namlunun ucundan kurşunlar çıkmış olsaydı belki 250 kişi, belki 500 kişi,belki 5 bin kişi o gece tugayınönünde şehit olmaya hazırdı. Ben bunu sadece Urfa için demiyorum, bütün hertarafta televizyonlarda gördüğümüz kadarıyla vatanın bütün topraklarında aynıdireniş gösterildi. Hiç kimse geri adım atmadı, siz elinizde küçük bir silaholmadan bir binayı devirebilecek tankın önüne göğsünüzü koyuyorsanız bu Cenab-ıHakk’ın vermişolduğu bir güçtür, imanın vermişolduğu bir güçtür başka bir şey değildir.


‘DIŞARIDAN BİR GİRİŞİM OLSAYDI BU KADARZARAR VERMEZDİ’

Bu bizim televizyonlarda izlemişolduğumuz filmin, savaş sahnelerinin bir fragmanı değildi. Hayatın takendisiydi. Cenab-ı Hak bu musibetleri devletimizin de başımızdakilerin debaşından def-ü ref eylesin. Biz o gece dünyanın tamamına mesaj verdik. Buülkenin her bir karış toprağında dedelerimizin şehit kanı varsa aynı kandandaha fazlasını siz akıtsanız dahi biz yine bırakmayız. Biz bunun mesajınıverdik. Öylede oldu çok şükür, onlar başarısız oldular. Cenab-ı Hak onları rezil perişan etti. Öyle bir perişan etti ki artık hem budünya da hem öbür dünyada nasıl hesabını verirler? O girişimin içinde yer alaninsanlar bu ülkenin insanlarının yüzüne nasıl bakarlar? Gerçi bakacak yüzleride kalmadı çoğu bu ülkeyi terk etti, dışarıya gittiler. Çoluk çocuklarını da perişan ettiler. Allah onları affetsin amaşehitlerin aileleri o dul, yetim bıraktıkları çocuklar onları affeder mibilmiyorum. Bu kolay kolay unutulacak bir durum değil. Bakın bu 1.yıl 15 Temmuz’un. 1.yılı biz hala üzerimizdenatamadık. 15 Temmuz’lailgili haberler çıktığında yüreğimiz burkuluyor. Emin olun ki eğer dışarıdanböyle girişim olmuş olsaydı bu ülkeye bu kadar zarar veremezdi. Bunların vermiş olduğu zararın yüzde birini veremezdiama kendi içimizdeki, kendi ellerimizle büyüttüğümüz vergilerimizle alıponların eline teslim ettiğimiz silahların mermileriyle karşı karşıya kalmakbambaşka bir şey. Düşman zaten belli sınırlarımızındışında bize düşmanlık yapan örgütler de ülkeler de belli ama birlikte camidesaf tutup namaz kılan insanların dışarıya çıkıp onların içerisinde yer alıpcamide az önce beraber namaz kıldığı insanlara namluyu doğrultup onlarıöldürmesi hiçbir dinin, hiçbir kitabın kabul etmediği bir şeydir. Rabbim birdaha yaşatmasın.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.