Öne Çıkanlar urfa Şanlıurfa 1 siverek ajansurfa

'Allah bir daha bu millete 15 Temmuz yaşatmasın'

“Bismillahirrahmanirrahim. Öncelikle bir duayla sözümüze başlayalım. Mehmet Akif merhumun İstiklal Marşı’yla ilgili ifadesi var, malumunuz ‘Allah bir daha bu millete İstiklal Marşı yazdırmasın’ diyor. Biz de diyelim ki, ‘Allah bir daha bu millete 15 Temmuz yaşatmasın,’ Bizim bulunduğumuz konumumuz gereği bulunduğumuz görev itibariyle o gece yükümüz gerçekten ağırdı. Ayrıca ben o gün il müftülüğüne de vekalet ediyor olmam sebebiyle gelen mesajları, bilgileri diğer ilçelerimize de ulaştırmamız gerekiyordu, oldukça ağır bir geceydi bizim için. O gün 11 civarında ben olaya şahit oldum. Televizyona baktığımızda bir hareketlenmenin olduğu belliydi, televizyondan ayıramadık kendimizi. Bir müddet sonra Diyanet İşleri Başkanlığı’mızdan, il müftülüğümüzden mesajlar gelmeye başladı; valilikle de irtibat halindeydik. Başkanımızın ve Cumhurbaşkanımızın televizyondan verdiği davet mesajı üzerine gece camilerimizden sela vermeye başladık. Bütün arkadaşlarımıza bilgi mesajları atmak suretiyle gece camilerimizden sela vermeye başladık. Takriben çok emin değilim, saati dakikayı hatırlayamayabilirim; saat yarım ya da bir civarında biz camilerimizden sela okumaya başladık. Halkımızı minarelerden meydanlara davet ettik ve bu davet çok da etkili oldu. Bu davet üzerine çok kısa süre sonra baktık, gördük ki bütün halkımız sokaklarda, meydanlarda hızlı bir şekilde toplanmış onu müşahade ettik. Başkanımızın o gün yayınladığı mesaj çok anlamlıydı, manidardı. Ben onu metin olarak okumak istiyorum, o gece bize gelen talimat bu:


DİN GÖREVLİSİ KARDEŞİM,

‘Bugün milletimizin hukukunu korumak için üzerimize düşeni yapmak en büyük vecibedir. Ülkenin ve milletin birliğinin, huzur ve refahının ayaklar altına alınması milli iradenin cebir ve şiddetle çiğnenmesi asla kabul edilemez. Milletimizin manevi rehberleri olarak her türlü kanun ve hukuk dışı girişimlere karşı milletimizle beraberiz. Hepinizi özgürlüğün simgeleri olan minarelerimizden halkımıza bu büyük ihanete şiddete başvurmadan -burası çok önemli- şiddete başvurmadan karşı koymaya davet ediyorum.’

Biz de zaten bu davet üzerine halkımızı meydanlara davet ettik ve sela okunmaya başladı. O gün hatırlarsanız gün boyu yani cumartesi akşama kadar yarımşar saat arayla gün boyu selalar okunmaya devam etti ve bu halkımız tarafından da anında karşılık buldu. Halkımız sokaklara, meydanlara çıktı. Halkımızın elinde bir çakı bile yoktu. Halk olarak toplum olarak silahsız bir direniş idi bu. Neye direniyordu halkımız bunu hepimiz biliyoruz daha önceleri de bu tecrübeleri yaşadığımız için toplum olarak 12 Eylül’de olsun, öncesinde olsun ‘Artık biz buna karşıyız, biz ülkemizde darbe istemiyoruz’ diyebildik. Silahsız bir duruş, silahsız dik bir direniş idi bu. Onun için biz halkımızla beraber her zaman meydanlarda olduk. Hatırlarsanız daha hemen bir sonraki akşamdan itibaren Rabia Meydanı’nda gıyabi cenaze namazı kıldık ve sonraki akşamlarda Yine Rabia Meydanı’nda bu programlar belediyelerimizle müftülüğümüz işbirliği halinde devam etti. Onları siz de biliyorsunuz.

Salalar verildi. Salalar sadece Peygamberimiz’e (S.A.V.) bir salat-u selam değildir. Tarihte de bunların örnekleri var. Toplumsal sıkıntı zamanlarında, darlık bunalım zamanlarında salalar verilir; ezanlar okunur. Zamansız okunuyorsa vatandaş bilir ki bir sıkıntı var, bir problem var; bu nedir der peşine düşer ve ona göre kendine göre bir yol çizer. Yani sala önemli sadece Peygamberimiz’e bir salat-u selam olmadığını 15 Temmuz’da net bir şekilde görmüş olduk. Salalar aynı zamanda toplumu bir şeylere davettir, çağrıdır. Savaş zamanlarında da bunun örnekleri vardır. Bu toplum da, insanlarımız da davetimize hemen cevap verdi. Allah’ımızın lütfu ile halkımızın gayreti ile idarecilerimizin ferasetiyle ve dik adımlarla yolumuza devam ettik. Allahımız da bize yardım etti. İnşallah yeni 15 Temmuzlar yaşamadan yolumuza devam ederiz. Çevremize bakıyoruz; Suriye, Irak örneği başımızda duruyor. Biraz daha uzaklara gidersek zulüm altında yaşayan insanlarımız var. Biz onlara da dua ediyoruz ama Allah’ımız bize, ülkemize, insanımıza, dindaşlarımıza, soydaşlarımıza bu benzeri sıkıntıları bir daha göstermesin.

Dua çok önemli bir şey. O gece bütün halkımıza minarelerden ilan etmek suretiyle Dergah Camisine sabah namazında gelip beraber dua edelim dedik, çünkü duayı önemsiyoruz. Dua nedir? Ya rabbi bizimle beraber olur musun, bizi destekler misin, bizim yanımızda olur musun gibi çok manidar bir anlamı vardır. Dua önemsiz gibi görünüyor, biz duayı önemsiyoruz ve o gece halkımızı birlikte dua etmeye davet ettik ve gittik beraber dua ettik. Allah kabul etsin.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.