Öne Çıkanlar urfa Şanlıurfa 1 siverek ajansurfa

'Ne olacaksa Rabbimin takdirine bırakmış durumdaydık'

“Öncelikle teşekkür ediyorum, İpekyol gazetemize de başarılı çalışmalar diliyorum. Biliyorsunuz önümüzdeki cumartesi 15 Temmuz’un yıldönümü. Ben buradan tekrar 249 şehidimize Allah’tan rahmet diliyorum; yaralılara, gazilerimize de acil şifalar diliyorum. Rabbim bir daha bu kötü günleri bize göstermesin diye temenni ediyorum. İlk duyduğumuzda -gerçekten şimdi o soruları sordunuz tekrar anılar bizde canlanmaya başladı. Yine yoğun günlerimizden biriydi saat 9-10 civarıydı, bir toplantıdaydım. Telefonu da sessize almıştım. Saat on buçuğa doğru arkadaşlar telefonlardan çok ses gelmeye başladığını söyledi, sanki olağanüstü bir durum vardı. Telefonlara baktık yüzlerce cevapsız arama var. Hanım özellikle arıyor, açtım telefonu. ‘Hayırdır’ dedim. Hanım, ‘Darbe olmuş haberiniz var mı’ dedi. Şimdi ‘Darbe olmuş haberiniz var mı’ dediği zaman o duyguları tekrar insan kendi içinde yaşıyor. Biz daha önceden çok basın açıklaması yapmıştık, çok söylemlerde bulunmuştuk. Artık Türkiye’de her on yılda bir darbe olmadığını, darbenin, darbeci zihniyetin çöpe atıldığını, yok olduğunu ve bu güçlü sivil toplum kuruluşlarının burada olmasıyla artık bunun imkansız olduğunu hep dile getiriyorduk maalesef onu olduğunu öğrendiğimizde ‘Bizimle dalga mı geçiyorsun hanım, olur mu öyle bir şey? Geç bunları, artık onlar eskide kaldı’ gibi söylemlerde bulundum. Sonra başkalarıyla da görüştüm. Ne yapalım, ne edelim derdine düştük.


‘BİZİM GİDECEK BAŞKA BİR YERİMİZ YOK’

Daha önce biz Memur-Sen olarak Eğitim-Bir-Sen olarak darbelerde yoktuk. Bireysel bazda belki 80 Darbesi’ni çocuktum gördüm. Daha öncekileri kitaptan okumuştum, dolayısıyla bu ülkeye artık darbenin gelmemesi gerektiğini daha önceden de biliyorduk. Şimdi de söylüyorum, yarın da söyleyeceğim. Çünkü biz geçmişi okuyup kendi dönemimizdeki darbeleri gördüğümüz zaman zulümden, yokluktan, sıkıntıdan, işkenceden başka bir şey aklımıza gelmiyor. Biz bu dönemde yetişmiş isek bunun artık ortadan kaldırılması gerekir diye aklımızdan geçirdik ve tüm iş kolu başkanlarıma, üyelerimize, ilçe teşkilatıma mesaj atarak kim nerede, hangi ilçede hangi yerdeyse bir an önce örgütlü yapımızı kullanıp bir yerde toplanarak buna karşı olduğumuzu, bunu protesto ettiğimizi ve bu darbeyi kesinlikle kabul etmeyeceğimizi söylememiz gerekir diye haberleşerek bulunduğumuz yerde nerede darbeye karşı toplanılmış ise oraya destek verdik. Gün ayrılık, fikir farklılığı vs. günü değil, çünkü aynı memlekette yaşıyoruz, bizim gidecek başka bir yerimiz yok. Kim nerede büyük bir kalabalık var ise oraya katılsın ve bu darbeyi, cuntayı protesto ettiğimizi, kabul etmediğimizi, onaylamayacağımızı ölümüne duyuralım.

‘BUGÜN BİZİM MEYDANLARDA OLMAMIZ GEREKİR’

Belki Urfa’da tanklar yürümedi,  silahlar patlamadı ama biz o meydana geldiğimiz zaman hanımla, çocuklarımızla vedalaşmıştık zaten. Yani ne olacaksa Rabbimin takdirine bırakmış durumdaydık. Hatta o günkü videolara bakarsanız terlik, tişört, bir keten pantolon üstümdeydi. Öylesine bir dışarı çıkalım, dedik. Tanıdık arkadaşlarla bir vakfımızda toplantıdaydık. Çocuklar başka yerdeydi bizi evimize bırak diye telefon açtığında bacanağımı aradım ‘Sen çocukları eve bırak, gün bugündür, bugün bizim meydanlarda olmamız gerekir. Çünkü daha önceki günlerde darbeye karşı ne kadar söylem-eylem var ise biz fiili olarak da gösterdik, söylemde de gösterdik. Arkadaşlara önce Rabia Meydanı’na gitmeleri hakkında mesaj gönderdim, şanssızlık bu ya şarjım da bitmek üzereydi. Gece 11’i geçiyordu, Rabia Meydanı’na gittim kimse yok. Telefonla AK Parti teşkilatından bir arkadaşla görüşerek AK Parti İl Başkanlığı’nda bir küçük bir grubun olduğunu öğrendik. En azından oraya destek vererek birlik beraberliğimizi, düşman diyeceğim düşman da yok asker kılığına girmiş bu hainlere karşı gücümüzü, birlik beraberliğimizi en ideal şekilde yerine getirmemiz gerekir. AK Parti’ye doğru biz de yöneldik. Gittiğimizde zaten yollar kapalıydı, her taraftan ayrı haberler geliyordu. Beni yaralayan, gördüğüm en önemli sıkıntılardan biri de milletin bankamatiklerin önünde kuyruğa geçmiş olmasıydı. Yani memleket, çoluk çocuğumuzun geleceği elden gidiyorken insanların bu süreçte hala parayı düşünüyor olması beni orada gerçekten çok üzdü. Ak Parti’ye doğru gittik küçük bir grup vardı daha Cumhurbaşkanı’nın televizyonlara çıkıp alanlara inin demediği bir saatti. Orada hem halkı megafonlarla cesaretlendirmek hem de bu kalabalığı daha iyi kanalize edebilmek için biz de mümkün mertebe konuştuk. Hatta sesimiz kısılmaya başladı. Mısır’da bizden önce bir darbe girişimi olmuştu. Orada millet gerekli tepkiyi yeterince gösteremeyince sonucunu gördük. Türkiye’de de aynı olayı gerçekleştirmeye çalıştılar ama eli öpülesi bu milleti göz ardı etmişlerdi.

‘UYANIK OLMAMIZ LAZIM’

Solcusuyla, sağcısıyla, bu işlerle hiç alakası olmayan vatandaşıyla el ele vererek birlik beraberlik içerisinde bu ruhu en iyi şekilde topluma, dünyaya göstererek birlik beraberlik sağlandığında darbelerin önüne geçebileceğimizi, yok edebileceğimizi anlattık. Allah’ın izniyle bundan sonra bu muhabbetimiz, bu birlik ve beraberliğimiz de bu şekilde devam edecektir. Çünkü Türkiye’nin üzerindeki karanlık odaklar sürekli hazır bir şekilde duracaklardır ama bizlerin de uyanık olmamız, birlik beraberliği elden bırakmamamız gerekir. İçimizdeki hainlere de en büyük cezayı vererek bunları bertaraf etmemiz gerekir. Ben darbe girişiminde bulunanları tekrar nefretle kınıyor, lanet ediyorum, en ağır cezaların verilmesi gerektiğini ifade ediyorum. Rabbimin bir daha bize darbeleri göstermemesini temenni ediyorum. İnşallah önümüzdeki günlerde 15 Temmuz’un yıldönümü zaten buradaki organizasyonda da üzerimize düşeni yapıp birlik beraberliğimizi daimi bir şekilde devam ettiririz diye ümit ediyorum.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.