Öne Çıkanlar urfa Şanlıurfa 1 siverek ajansurfa

'Onlar karanlık bir gelecek planlamışlardı'

“15Temmuz’un sene-i devriyesindeyiz. 15 Temmuz darbe girişiminin üzerinden geçenbu 1 yıllık süre zarfında nasıl birtehlike ile karşı karşıya kaldığımız ortaya çıkıyor. Ben kendi penceremdenneler yaşadığımızı izah etmek istiyorum. 15 Temmuz sabahı ben yeğeniminmezuniyeti için şehir dışındaydım. Saat 18.00 itibariyle Niğde’den Şanlıurfa’ya doğru yola çıktım. Saat 22.30 gibi ilçeteşkilatından bir arkadaşımız beni aradı. İfadesi doğrudan şuydu; başkanım İstanbul’da köprünün üzerinde askeri araçlar var TVgösteriyor. İlk anda terörle ilgili bir ihbar alınmıştır. Bununla ilgili birönlemdir diye düşündük. Saat 22.50 gibi tekrar aradı dedi ki Ankara üzerindealçak uçuşlar yapılıyor. O zaman dedik ki terörle ilgili bir durum değil, ciddibir şey var. O zaman tabi Antep’eyaklaşmıştık. Yanımdakilerle birlikte internetten durum nedir diye bakmayaçalıştık ama ben bağlanamadım. Arkadaşlardan birisi twitterda çok ciddidurumlardan söz ediliyor dedi. Sonra Sayın Başbakanımızın bir kalkışma şeklindeadlandırması oldu. Ve bunun artık bir darbe olduğu ortaya çıktı. Ben de odakikalarda twitter üzerinden reis ile beraber olduğumuza dair twitler attım. 24’e doğru fen işleri müdürümüzü aradım. ‘Şehirmerkezindeki iş araçlarımızı hemen tugayın önüne çekiyorsunuz’ dedim, ‘oradakonuşlansınlar, nizamiyede’ dedim. Diğer araçlarımızı da hızlı bir şekildeşehre intikal ettirilmelerini ve onları da ‘alay komutanlığımızın önüne çekin’dedik. Tabi biz bunları yaparken şerefli ordumuzla ilgili değil, ordumuzuniçine terörist kılıklıaskerlerin girmiş olduğunu görmüş olduk. Dolayısıyla herhangi bir yanlışkalkışmaya karşı da böyle bir çağrıda arkadaşlara bulunduk. O anda bizde şehirmerkezimize yetiştik artık. Ve AK Parti il binamızınönüne geçtik. O dakikalarda insanlarımız da gelmeye başlamıştı. Megafonlaoradaki insanlara bu durumun kabul edilemeyeceğini, milletin iradesine buşekilde bir kalkışmanın millete bir hakaret olduğunu iktidarların ancak seçimlegelip gideceğini, artık askeri darbelerin çok daha geride kaldığınıvatandaşlara duyurduk.


‘HALKIDOĞRU YÖNLENDİRMEYE ÇALIŞTIK’

Halkımotive edici çalışmalarda bulunduk. Diğer taraftan zabıta aracımızı görevlendirereksokaklarda insanlarımızı meydanlara çağıran bir çağrımız oldu tabiCumhurbaşkanımızın çağrısından hemen sonra. Diğer insanlarımızı da davet etmeyebaşladık. O anda sonu belli olmayan bir durum var. Halk orada ama halkınyönlendirilmeye ihtiyacı olduğunu gördük. Halk orada kendi seçtiğiyöneticilerin tavrına göre tavır takınıyordu. Ne yapalım diye soranlar çokoldu. Telefonlar geliyordu bize, işte şu an tugayın önünde bir hareketlilikvar, valiliğin önünde bir hareketlilik var, halk orada, baskın olacak mışeklinde telefonların olduğu bir durumda ister istemez tabi ki bir şaşkınlıkhali de yaşıyoruz. Biraz daha planlı, sakin hareket etmeye çalıştık. Gelen vatandaşlarımızın bu taleplerine daha doğru yönlendirmeanlamında da biraz daha sakin cevaplandırmaya çalışıyorduk.


‘TOMA’LARIN ÜZERİNE ÇIKIP VATANDAŞLARI BİLGİLENDİRDİK’

O ara tabi il başkanlığımızaMHP İl Başkanı Mahmut Özyavuz,Ülkü Ocakları başkanı da geldi. Nargülü soy isminde bir arkadaşımız da geldi.Karaköprü Belediye Başkanımız ile birlikte saat 03.00’e doğru yerel kanallara bir açıklama yaptık, buyapılanın kabul edilemez bir durum olduğunu, insanların meydanlara çıkmasıgerektiğini, Sayın Cumhurbaşkanımızın insanları meydanlara çağırdığını,milletin bu haince kalkışmaya karşı duruş göstermeleri gerektiğini orada ifadeettik. Sonrasında valiliğe geçtik. Orası da kalabalıktı. Orada TOMA’lar vardı, TOMA’ların üzerine çıkıp mikrofonlarıylavatandaşlarımıza bilgilendirmelerde bulunduk. Şu anda artık bu darbe kalkışmasına karşı bir duruşolduğunu, bu duruşun sonuçlar vermeye başladığını da ifade ettik. Bize gelenbilgileri vatandaşlarımıza aktarmaya başladık.

‘TUGAYINÖNÜNEN MİLLİ İRADE PLATFORMUNU KURDUK’

Sayınvalimizi aradık, o anda o da darbeyle ilgili Emniyet’te yönetmeye çalışıyordu.Oradan Emniyet Müdürlüğü’ne gittik, orada toplanan insanlar vardı onlara yinedurumu izah etmeye çalıştık. Saatler ilerliyordu, diğer taraftan da tugayıniçinde bazı hareketlilikler olduğu bilgileri de geliyordu.Emniyet güçlerimizindurumu net olarak aktaracak durumları vardı. Bu durumdan dolayı onların tavrınagöre biz de buradaki insanları yönlendiriyorduk. Gelen bilgiler doğrultusundainsanlarımıza daha sakin olmalarını, içeride bir sıkıntı olduğunu ama bu sıkıntınınemniyet güçleri vasıtasıyla giderileceğini ifade ediyorduk. Zaten 20. ZırhlıPiyade Tugay Komutanı sabah 8’e doğru alındı ve kendisinin de bu yapınıniçerisinde olduğu ortaya çıktı. O anda insanların gelip orada durması herhangibir kalkışma noktasında da eminim caydırıcı bir güç oldu. Sabaha doğru meydandabekleyen insanlar vardı. Bütün ekiplerimizle oradaydık. Sabahın ilk ışıklarıylaberaber halka kumanyalar dağıttık. Hemen sonrasında da çadırlar kuruldu. Aynıgün, 20. Zırhlı Piyade Tugayı’mızın önüne, Okçular Tepesi diye adlandırdığımızyere, Milli İrade Platformu’nu kurduk ve orada nöbetler tutulmaya başlandı.Daha sonra Rabia Meydanı merkez olarak seçildi. İnsanlarımız orada tümbelediyelerimizin katılımıyla, kamu kurum ve kuruluşlarımızın da katılımıylademokrasi nöbetleri tuttu.


‘ONLARKARANLIK BİR GELECEK PLANLAMIŞLARDI’

Şimdi oanı anlatırken de saniye saniye hatırlıyoruz ve sonu belli olmayan bir durumşeklinde görülüyor. Onlar karanlık bir gelecek planlamışlardı bu millet içinama milletin asil duruşuyla bu karanlık gelecek bizim için aydınlık bir günolarak ortaya çıktı. Geçtiğimiz süre zarfında da hep beraber bu süreci takipettik. Nasıl büyük bir tehlikeyle karşı karşıya kaldığımız da ortaya çıktı.Milletin saf duygularıyla, başarılı çocukları yanına çekerek, maddi yardımlaralarak kurdukları sarayların insanlara hizmet değil de sadece toplum içerisindeiyi bir statüye sahip olmak; o mekanları cazip hale getirmek kaydıyla dışarıdanilgiyi alakayı, bağlılığı artırmak, yeni gelen insanların oraya aidiyetduymaları adına faaliyetlerde bulunmak, oraya gelen insanların devletin değişikkademelerine sızdırılması vasıtasıyla bir paralel yapı oluşturulması gibi birhedefle çıktıkları da ortaya çıktı. Şu an geldiğimiz nokta itibariyle millettentopladıklarına artık devlet el koydu ve ilahi adalet tecelli etti şeklindebakıyoruz olaya.


‘ÇOKCİDDİ BEDELLER ÖDENDİ’

Çokciddi bedeller ödendi. Ekonomik bedeller bir tarafa, 250 şehidimiz oldu burada.Şanlıurfa’mızdan biliyorsunuz dört şehidimiz oldu, epey gazimiz oldu. Onubırakın insanlar birbirine güvenmez duruma geldi, daha önce mütedeyyininsanların çektiği sıkıntılar vardı. 28 Şubat sürecini hatırlıyoruz, busüreçteki sıkıntılardan sonra insanların AK Parti’yle beraber özgürlüklerekavuşması, dini vecibeleri rahat yerine getirebilecekleri kamu alanındanistifade etme fırsatı bulmaları hakikaten bu millet için beklenen bir şeydi vebu gerçekleşti. Böyle bir yapının içinde, bu tarz insanların olması haliyleelde edilen kazanımları heba etmesi noktasında da ciddi bir tehlike oldu amadevletimiz büyüktür, liderlerimiz ferasetlidir. Mütedeyyin, gerçekten iyiniyetle, dini yaşantı anlamında bir araya gelen insanlarla, arkalarındakiamaçları devlete sızıp bu milletin esaret altına alınması olan insanlar artık ayırtediliyor. O günden bugüne FETÖ’yle mücadele kapsamında da çok ciddi mücadeleleryapılıyor. Tüm kamu kurum ve kuruluşlarında, belediyelerde diğer taraflarda dayapılıyor. Şunu da ifade etmek gerekiyor: bu mücadeleyi de sulandırmayaçalışanlar var geldiğimiz nokta itibariyle. Fakat geriye dönüp şehitlerimize,devletimizin itibarını zedeleyici hareketlere baktığımız zaman bunların budevleti, bu milleti düşünmedikleri her şekilde ortaya çıkıyor. Bunlarınkasıtlarının kendi düzenlerini kurmaktan ziyade, başkalarının bu millet içinöngördükleri karanlık senaryoları gerçekleştirmek adına kendilerine bir rolbiçmişler. Halen görüyorsunuz yurtdışında karalamalar devam ediyor ama bumillet ferasetli bir millettir ve ferasetli milletin başında da ferasetli liderlervardır. Bu liderlerin dik duruşu sayesinde özellikle Sayın Cumhurbaşkanımızındik duruşu ve kadrolarının dik duruşu sayesinde şu an itibariyle bertarafedilmiş durumdadır. Mutlaka daha dokunulmamış yerler vardır, hücreler vardır.Devlet büyüktür, bunlarla ilgili gerekli çalışmalar yapılacaktır. İnşallah birdaha bu tarz olaylarla bu millet karşı karşıya kalmaz. 21. yüzyıldayız, EskiTürkiye’den kalma adetlerin sergilenmeye çalışılması bu hak etmediği birdurumdur. Kalkınan büyüyen bir Türkiye, sadece bölgesinde değil tüm dünyadasözü geçen bir ülke durumuna gelmişken, 3.sınıf ülkelerin durumuna düşürmekamacındaki bu hareketler kabul edilemez. Coğrafyamız sıkıntılı bir coğrafya,Ortadoğu yıllardır kan gölüne dönmüş durumda. Siz eğer burada güçlü durursanız,o kan gölüne dönmüş coğrafyada da söz sahibi olursunuz ve bazı olayların önünegeçip oraya da huzur gelmesi konusunda yetkiniz olur, etkiniz olur.


‘GÜÇLÜLİDERİMİZE SAHİP ÇIKMAMIZ GEREKİYOR’

Milletolarak bu 15 Temmuz’un sene-i devriyesinde unutmamamız lazım olayları. 15Temmuz’u unutmamamız, unutturmamamız lazım kenetlenmemiz, bir araya gelmemiz,güçlenmemiz lazım. Biz güçlendiğimizde şunu bileceğiz ki mazlum ve mağdurmilletlerin mağduriyetleri mazlumiyetleri ortadan kalkar. Biz Osmanlıİmparatorluğu zamanında şu andaki alanımızdan 36 kat daha büyük bir alanasahiptik ve bu bin yıllık geçmişimizde gittiğimiz bütün yerlere medeniyet,adalet götürmüştük ama farklı senaryolarla elimizde Anadolu kalmıştır. Öyle birlider çıktı ki oluşturduğu etkiyle 36 kat büyük olan fiziki sınırımızın çokdaha ötesinde bir gönül coğrafyası oluşturdu. Nerede bir mazlum nerede birmağdur varsa Sayın Cumhurbaşkanımız sesi oldu ve onların duasıyla böyle olaylarbertaraf ediliyor. Türkiye’nin artık bu tarz hareketlerle anılmaması gerekiyoranılmaması için güçlü bir lidere ihtiyaç var, güçlü de bir liderimiz var onasahip çıkmamız gerekiyor.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.