Öne Çıkanlar 1 urfa siyaset ipekyol ajansurfa

'Tercihlerde gençlere mahalle baskısı yapmayın!'

Yüz binlerce öğrenci hayatlarını belirlemede belki de başrolü oynayan üniversite sınavına girdi. Heyecanla beklenen sonuçlar nihayet açıklandı ve 18 Temmuzda da tercih dönemi başladı. Gençlerin tüm hayatını olumlu-olumsuz etkileyecek olan tercihlerle ilgili olarak Atılım Temel Lisesi Rehber Öğretmeni Murat Ölmez’den çeşitli tüyolar aldık. Özellikle ailelerin çocuklarına mahalle baskısı yapmamalarını öneren Ölmez, gençlerin kendi yeteneklerine göre 2 yıllık- 4 yıllık gözetmeksizin üniversite tercihlerini sıralamaları gerektiğini kaydetti. İlk yılda istenen üniversiteye yerleşme oranının çok düşük olduğunu da sözlerine ekleyen Ölmez, 2.kez hazırlanma opsiyonunun olması gerektiğinin altını çizdi.


Tercih dönemi başladı. Öğrencilere ne gibi önerileriniz olacak? 
Şimdi tercih dönemi öğrencileri için çok riskli bir dönem. Bir yıl hazırlık yapıyorlar, bu hazırlık sonucunda da doğum sancıları bitiyor artık doğumun gerçekleştiği bir süreç. Tercihlerde dikkat edeceğimiz nokta şu; özellikle 4 yıllık tercihlerde başarı sıralamasına bakacağız. Öğrencinin başarı sıralaması zaten bu sene ÖSYM kılavuzda yayınladı, geçmiş yılları baz alarak bir kriter oluşturmak lazım. Ama bu sadece öğrencilerden değil bu konuda bir uzmandan, bir rehber öğretmenden destek olmaları daha iyi olur. Şimdi başarı sıralamasına batkından sonra, başarı sıralamasının tuttuğu yerlerden sonra bu sefer gidebileceği üniversiteler çok önemli. Her üniversite maalesef aynı şartları taşımıyor. Mesela diyelim ki, mimarlık düşünüyor, mühendislik düşünüyor, bu sefer laboratuarı olan yerler, sosyal imkanları olan yerleri değerlendirmek gerekiyor veya ailesi birlikte kalabileceği yerleri değerlendirmesi gerekiyor. Bunları yaptıktan sonra tercihleri sisteme yüklemesi kalıyor. En sonda da artık her şey kafasında netleşmişse çok fazla düşünmesinler çünkü tercih döneminde kurcaladıkça bir şeyler bulunur. Ama bunu yaparken de temel nokta şu, yarın öbür gün veya 20-25 yıl sonra, hayatını kazanacağı bir bölüm seçiyor. Neresi olursa, neresi gelirse veya siz bana nereyi uygun görüyorsunuz değil, araştırsınlar. Örnek veriyorum bir sağlık alanını düşünüyorlarsa, bu işi yapan hastanelerde gidip görsünler veya mühendislik istiyorsa bu işi yapan insanlarla gidip görüşsünler. Eğer ki yapabiliyorlarsa gidip üniversitede görsünler. Sosyal imkanları nasıl, laboratuarı var mıdır, sosyal tesisleri var mıdır, öğretim kadrosu nasıl? YÖK bu sene güzel bir çalışma yaptı. YÖK akademi diye bir sitesi var. YÖK akademiye girdiğiniz zaman bütün öğretim kadrosu orada var. Bütün kadrosunu görebiliyorsunuz. Kılavuzda da var ama orada daha detaylı bir biçimde verilmiş. Bunları yaptıkları zaman tercih süreci daha bilinçli bir şekilde geçer.


Bu noktada aileler nasıl bir görev düşüyor? 
Aileler şunu yapmalı, illa şurası olsun diye tutturmamaları lazım. Şu an tercih dönemindeyiz biz de sıkıntılar yaşıyoruz. Aileler diyor ki mesela sadece Urfa veya Adıyaman yazabiliriz. Ama neticede bu mesleği yaptıktan sonra, bitirdikten sonra burada çalışacağının garantisi yok. Türkiye’nin her tarafına atanabilirler. Onun için bu konuda baskı yapmaktan ziyade çocuklara güvensinler. Çocuklar bizim için de çok değerli ama bu konuda onlara güvensinler, gidemeyecekleri yerleri tercihlerinde bulundurmasınlar. Anne babalar da heyecanlı, çocuklar da heyecanlı. Sadece üniversite tercihi değil çocuklarımıza biz değer verelim, neticede onlar okuyacaklar, onlar mezun olacaklar ve onlar bu işten ekmek kazanacaklar. Şu an bir baskı altına almak ilerde sıkıntı yaratır. Geçmişte örneklerini yaşadık. Öğrenci ailenin istediği bölümü yazdı, sırf aile istiyor diye ama bir-iki yıl sonra bıraktılar üniversiteyi. Bunlar da çok büyük dezavantaj. Çünkü iki yıl daha gidiyor ömürden. Onun için burada baskı yerine yapabilecekleri alanlara yönlendirsinler. Onlara güvensinler. Çünkü hayata atılacaklar artık. Belli bir yaşta hayata atılacaklar. Bunlar hayata atıldıkları zaman iyiyi-kötüyü görsünler. Herhangi bir alanda birine çok iyi dememizin nedeni tecrübeli olması aslında. E tecrübe de konuşarak olmuyor. Yaşayacaklar, sıkıntıları görsünler, yok çamaşır yıkayamaz yıkasın, uzağa gitsin yıkasın. Yok yemek yapamaz, aç kalsın. Bir süre aç kalır ama bir süre sonra yemek yapmasını da öğrenir, çamaşırı da öğrenir, hayatı da öğrenir. Hayatı yaşamasına izin versinler. Bence aileler bunu yapmalı.


Tercihler yapılırken ailelerde 2 yıllık-4yıllık ayrımı var. Bu noktada neler yapılması gerekiyor? Öğrencinin yeteneği belki 2 yıllık bir bölüme daha yatkın, bu konuda önerileriniz ne olur? 
Aileler doğal olarak bitirdikten sonra ekonomik boyutunu istiyorlar. Bazı alanlarda 4 yıllıkların ekonomik boyutu yapabiliyor. Ama şunu söylüyorum ben, 2 yıllıkta olsa, 4 yıllıkta olsa gittikten sonra o bölümü o mesleği severse o mesleğin hakkını verirse onlar kazanır. Ekmek yer. Onun için 4yıllık-2 yıllık diye tutturmayalım ama ailelerde şu var biz 2 yıllık nasıl deriz? Bir mahalle baskımız var. Yeteneğine uygun 2 yıllık bölümler vardır, gider onu hakkıyla okur, bu işin stajlarını yapar, girmesi gereken yerlere girer ve bu işte değerli bir insan olur. İsmi bilinen bir insan olur. 2 yıllıkta kötü bölümler yok. 2 yıllıkta gerçekten güzel bölümler var. Ama sadece üniversite okumakla olmuyor işte. Bütün bölümlerde üniversiteyi okuyacaklar ama devamını da yapacaklar. Herhangi bir mesleği biz layığıyla yaptıktan sonra her bölüm çok güzel. Ama ailelere tavsiyem 4 yıllık da olabilir, 2 yıllık da olabilir. Yeteneğine bakalım, hangisini istiyorsa bakalım. Yoksa bitiremiyor, bitirse de yapmıyor. Çocuklarda bu sıkıntılar yaşanabiliyor maalesef.


Tercih yapmayıp önümüzdeki yıla bırakmak isteyen öğrenciler oluyor. Bu noktada onlara ne gibi tavsiyeleriniz olur? Zaman kaybetmemelerini mi önerirsiniz veya bir yıl daha bekleyip kendi hayalindeki üniversiteyi kazanmaya çalışmasını mı önerirsiniz? 
12’ler şu an yeni mezun öğrenciler. İlk yılın heyecanı oldu. Bu heyecanla beraber bazı soruları yanlış yaptılar ve istedikleri bölümden uzaklaştılar. İlk yılında olan öğrencilere ben hep şunu söylüyorum; eğer hayalindeki bu değilse otur bir yıl daha çalış. Ama bir yıl daha çalışırken artık tercih dönemini düşünme. Tercih dönemi senin için kapandı, bugünden başla. Önümüzdeki yılın planını, programını şimdiden yap. Hava sıcak, evet sıcak ama senin fedakarlık yapman lazım. Bir yıllık fedakarlık yaptığın zaman önümüzdeki yıl bu tercih dönemi senin için sıkıntılı olmayacak, çok rahat geçireceksin. Ama hakkını vererek bunu yapman lazım. Son bir şey daha ilk yılındaki öğrencilerin başarı oranı yüzde 5’in de altındadır. İlk yılda hedefe olan bölümü kazanmak çok zor. 2.yıla kalmayı düşünsünler, o opsiyonu aile de versin, çevre de versin. Ama 2.yılda layıkıyla çalıştıktan sonra gerçekten başarılı olurlar. Ama zaman kaybetmesinler, yaz tatili de geçsin eylül-ekimde başlarım demesinler. Eylül-ekimde niye başlıyoruz ki? Şimdiden başlayalım. Şimdiden konuları bitirmeye başlayalım. Çünkü zaman hızlı geçiyor. Özellikle sınav sistemi YGS-LYS gözümü kapatıp açıyoruz sınav tarihi geliyor. Onun için şimdiden başlamalarını tavsiye ediyorum.

Röportaj: Mustafa PAYIK/İPEKYOL

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.