Ortaokul ikincisınıftaydım. Coğrafya dersi çok ilgimi çekiyordu. Özellikle denizleri merakediyordum. Çünkü hiç deniz görmemiştim. Bir gece gördüğüm rüya merakımı daha daarttırdı. Rüyada bir köprüden geçiyordum. Ancak ilginç bir köprüydü. O zamanakadar gördüğüm en uzun köprü Diyarbakır’da Dicle nehri üzerindeki on gözlüköprüydü. Fakat rüyada gördüğüm köprü bundan da uzundu. Bir tarafı dağ, diğertarafı denizdi. İlk defa denizi görüyordum. Beni büyülemişti. Kalabalık birgrup içinde o köprüden geçtim. Ancak benim gözüm hep denizdeydi. Hayret vedikkatle denizi seyrediyordum. Daha köprüden geçiş tamamlanmadan uyandım.

Aradan on yıl gibibir zaman geçti. Denizi gördüğüm rüya, hayatımda bir ilk olduğu için hiçunutmadım. İlahiyat Fakültesini bitirip öğretmen olarak Trabzon’a tayin oldum.Valizimi hazırlayıp yola çıktım. Denizi artık gözlerimle görecektim, bu nedenleheyecanlıydım. Otobüsümüz Samsun’dan itibaren sahil yolunda ilerliyordu. Ancakgece olduğu için denizi tam olarak göremiyordum. Derken sabah oldu, Giresun’avardık, ortalık aydınlanınca denizi gördüm. Bir de baktım ki otobüsümüz birköprüye girdi. Köprünün bir tarafı deniz, diğer tarafı dağdı. Tam o sıradayıllar önce gördüğüm rüyayı hatırladım. Üzerinde bulunduğumuz köprünün rüyadagördüğüm köprünün ta kendisi olduğunu fark ettim. Hayretler içinde kaldım.

O zaman düşündüm:On yıl önceden yıllar sonraki hayatımın ne olacağını, nerelere gideceğimi, neyapacağımı bilen var. Yıllar sonraki hayatımdan bir kesiti rüya yoluyla banagösteren Allah, hayatımı avucunda tutuyor. Demek o beni benden daha iyibiliyor, benim bilmediklerimi biliyor ve bunu bana hissettiriyor. Âlem-i Misaldekibu misal, geçmiş ve geleceğin Allah katında eşit olduğunu göstermektedir. Ohalde onun elinden kurtuluş yoktur, Ona tabi olmaktan başka çare de yoktur. Rüyanınbana verdiği bu düşünceler imanımı arttırdı.

Böylece mesajıyıllar sonra ortaya çıkan bir rüyaydı bu.Eminim, herkesin rüyalarla ilgili bunabenzer bir hatırası vardır. Modern bilimin, sırlarını ve mahiyetini henüzçözemediği rüya âlemi, mesajlarla doludur. Her gece her bir canlı için bir andaözel âlemler yaratan, o âlemlerde gezdirip sonra bir anda yok eden Allah,bununla sonsuz gücünü göstermektedir. İnsan, sadece rüyalarını düşünmekle bile,Fatiha suresindeki “Bütün övgü ve ibadetler âlemlerin Rabbı olan Allah’amahsustur”ayetini gerçek manada anlayabilir.

Rüyalar, herkesçeçok merak edilir, ne demek istediği,bildiğine inanılan kimselere sorulur.Bununla ilgili rüya tabirleri kitapları yazılmıştır. Görülen rüya, bazensevindirici, bazen üzücü olaylara yorumlanır. Ancak unutulmamalıdır ki yapılanyorumlar hiçbir bilimsel gerçeğe dayanmaz, tamamıyla yorumlayanın tahminindenibarettir. Her ne kadar bazıları bir kısım ayet ve hadis yorumlarındanfaydalanarak tabir ediyorsa da ayet ve hadisten çıkarılan işaretler detahminidir.

Kur’an-ı Kerim,Yusuf (AS)’ın,hapis arkadaşları olan iki gencin ve melikin rüyasını naklederekrüyalara dikkati çekmiştir. Rüya tabiri, peygamberlere verilen Vehbi birilimdir. Bu ilim, çalışarak elde edilmez, peygamberler dışındakilerin yaptığıyorumlar zanna dayanır.Gerçek olmayabilir, yanılgı olabilir; fakatpeygamberlerin yaptığı yorumlar vahye dayandığından tamamıyla gerçek vekesindir. Yusuf suresinin,“İşte Rabbin seni böylece seçecek, sana (rüyadagörülen) olayların yorumunu öğretecek”(Yusuf,6) “İşte böylece biz Yusuf'uo yere yerleştirdik. Ona rüyaların yorumunu öğrettik.”(Yusuf,21) Ayetlerinderüya tabiri ilminin Allah tarafından peygambere öğretildiği vurgulanmıştır.

Aslında rüyalarınvermek istediği mesaj, sıradan günlük yaşantı ile ilgili olmaktan çok Allah’ınkudretine ve ahirete ilişkindir. Buna göre rüyalar, Allah’ın daha nice âlemleriolduğunu, kişinin kendi hayatının yöneticisi olmadığını gösterir. Bazen yıllarönce unuttuğumuz, zaman sayfaları arasında kaybolmuş yaşantımızdan bir kesitbize göstererek diyor ki: “Ey insan, senin tüm hayatın kayıt altındadır, senunutsan da unutmayan bir zat tarafından muhafaza edilmektedir.” Bazen degeleceğe yönelik yıllar sonraki yaşantımızdan bir kesit bize göstererek şöyleder: “Ey insan, senin gelecekteki hayatın da ezel ve ebede hükümran olan birzatın avucundadır, onun yanında geçmiş ve gelecek aynıdır. Senin onun kontrolüdışına çıkman mümkün değildir!”Geçmiş ve gelecek,zamanla ilgili iki kavramdır ve zamana tabi olan yaratılmışları ilgilendirir.Ama zamanı yaratan ve ona tabi olmayan Allah için geçmiş ve gelecek diye birkavram olmaz.

Bütün rüyalardaverilen ortak mesaj da ahirete yöneliktir. İnsana der ki: “Ey insan, ölügibi bedenin yatağında dururken seni her gece farklı âlemlerde gezdirenAllah’ın buna benzer berzah âlemleri de vardır. Yıllar önce ölen bir yakınınıölmüş olduğunu bilerek görüyorsun, demek ki o yokluğa gitmedi, halen vardır vekendine ait bir âlemde yaşamaktadır. Bütün bunlara gücü yeten zat elbetteahireti de getirmeye, cennet ve cehennemi şenlendirmeye de kadirdir.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.