UA-89691712-1


Harran Üniversitesi Çocuk AcilServisinde hasta yakının doktora saldırıp ve yaralaması üzerine kendi hayatımdabizzat yaşadığım ve tanık olduğum şiddetlere değinmek istiyorum. Kim haklı kimhaksız tartışmasını sona bırakıyorum.

Bunu değinilere geçmeden önceşiddetin sadece fiziksel olmadığını, fiziksel şiddetin altında psikolojikşiddetin yattığını hatırlatmak isterim. Yani şiddet sadece fiziksel değildir;bir de psikolojik şiddet vardır.

Yıl 2000-2002, Çapa-BakırköyÇocuk, Ok Meydanı, Göztepe ve Başı büyük

Detaylara girmeden hastanelerinve çalışanların(Hemşire-doktor vd.) yaşattıklarına değineceğim.

Kardeşim kanser hastasıolduğundan hastane işleriyle doğrudan ben ilgileniyordum. Bana yaşatılanlarakısaca değineceğim. Hastane ismi vermeyeceğim.

1.Sevk almak için gittiğimhastanenin polikliniğinde 6 oda vardı. 5 tanesi boştu. Birinde doktor oturmuşkitap okuyor. Saat 15.40. odaya girdim, elimdeki evrakı gösterdim, “Hocamnereye gitmem gerekiyor acaba?”, Doktor: “Sıra numarası aldın mı?”, Ben: “Hocam, hastam Çapa’da yatıyor, sevk için nereye gitmem lazım. Söylersenizsevinirim.”, Doktor: “ Git sıra numarası al, gel sonra soru sor.”

15 dakika yokuş yürüyüşten sonrasıra numarası aldım ve geldim. Sıra numarasını önüne bıraktım. Doktor: “Bubenim polikliniğimin sırası değil.” Ben: “Hocam, diğer odalarda doktor yok.Sadece siz varsınız. Bana nereye gideceğimi söyleyiniz. Hasta muayeneetmeyeceksiniz.” Doktor: “çık odadan. Diğer doktoru bekle.”  Sessiz ve boynu bükük çıktım. Doktorunyapacağı sadece evraka bakıp, şuraya gideceksin olacaktı. Benim yerimde birbaşkası olsaydı, ortalık savaş alanına dönerdi… Aldığım sıra numarası kendisineait olmayan başka bir doktor, elimdeki evraka bakıp, yanlış yere gelmişsin,karşıdaki bina da falanda doktorla görüş demesiyle ayrıldım.

2. Aldığım reçeteyi hastanenineczasına uzattım. İlaçları aldım ve doktorumuza götürdüm. Doktor ilaçlarabaktı. Reçeteyi üzerime fırlattı ve yanlış ilaç getirmişsin, git doğru ilacıgetir dedi. Hocam ben ne anlarım ilaçtan eczacı verdi ben de getirdim. Neyseyine yola düştük. Eczacıya bana yanlış ilaç verdiğimi söyledim. Eczacı reçeteyebaktı, verdiği ilaca baktı. Ben doğru vermişim, sorun yok, dedi. Ben de olur mudoktor yanlış diyor. Eczacı, doktor o zaman bilmiyor, dedi. Ben de adam uzmanne yazdığını bilmez mi? Bu ilaçla gidemem, kıyameti koparır. Eczacı diğer ikiarkadaşını çağırdı. Üçü reçeteye baktı. Bizim verdiğimiz ilaç doğru, al götürdediler. Ben gidemem dedim. Doktor yanlış diyor. Bununla gidersem hastamıyatırmaz, dedim. Üç eczacı bizi ilgilendirmez, sen bilirsin deyip işlerinedöndü. Sinirler alt üst. Doktor yanlış diyor, hastanenin üç eczacısı doğrudiyor. Gel de kafayı yeme…

Bu tür durumlara alışık zavallıBen, amirlerine gittim reçeteyi ve ilacı gösterdim. Durumu anlattım. Bu ilaçlahastaneye gidemeyeceğimi, doktorumuzu aramalarını söyledim. Kadın reçeteyebaktı. Bizimkiler yanlış anlamış, dedi. Eczacıyı aradı, doğru ilacı aldım.Yerimde bir başkası olsaydı kesin kıyamet kopardı. Yaşamayan biri oradakipsikolojik şiddeti bilemez.

3. Sabahın7.25’i koridordaki hemşireye elimdeki evrakı gösterdim, nereye gideceğimisordum. Hemşire: “Git başımdan, seninle uğramam,” deyip tersledi. Arkasınabakmadan dönüp giden hemşireye baktım. Gel de kızma…

Saat 09.17kâğıda yazılan ismim okundu. Kabindeki görevliye evrakları uzattım. Hastannerede, diye sordu. Hastam yok, yatışı yapılacak doktorla sadece görüşmemlazım. Görevli, hastan yoksa doktorla görüşemezsin diye tutturdu. Bakın dedim,hastam Çapa’da yatıyor, sadece ameliyat için doktorla görüşeceğim, dedim.Görevli olmaz dedi. Yani iki saattir boşuna mı bekliyorum, dedim. Görevli beniilgilendirmez ve sıradaki gelsin dedi… Gel de çileden çıkma.

Neyse ki bu türdurumlara alışkınım ve bir odanın başında durdum ve hasta çıkar çıkmaz içerigirdim. Doktora evrakları gösterdim ve görevlinin sıra numarası vermediğini,sadece bilgi almak için geldiğimi söyledim. Doktor evraklara baktı. Yanlışgelmişsin falanca binaya git, şu doktor bakıyor dedi. Sabahın 05.00 yola çıkmışve hastaneye gelmişim ve gördüğüm muamele yüzünden koridorlarda sürünmüştüm.

Bu üç örnekİstanbul’da yaşadığım hastane günlüklerimden ve daha buraya yazılamayacak neiğrenç muameleyle karşılaştığımı kimse bilemez. Sakin kişiliğim olmasaydıkesinlikle o dönem medyada haber olurdum. İşte psikolojik şiddet budur. Hastave hastane yakınlarına uygulanan psikolojik şiddet fiziksel şiddete davetiyeçıkarmaktadır.

Şiddetin hertürlüsüne karşı olan ben, hasta ve hasta yakının psikolojisini anlamayan,hesaba almayan hasta personelinde eğitimden geçmesi gerektiğine inanlardanım.

Günümüzdeşikâyet mekanizmanın olması hasta personelin kendine çeki düzen vermesinisağlamıştır. Ancak bu keyfi bazı davranışların hala olmadığını göstermez.

Daha üç haftaönce gittiğim hastanede, girdiğim muayene odasında doktor şalvar giymiş, elindetespih, ayak ayaküstüne atmış, uzaktan teşhis koyuyor…

Şiddet olmasınama saygıyı da insanlara öğretmemiz gerekiyor. Bir işi yapıyorsanız gereğiniyapmanız gerekir. İnsanlarımızın çoğu eğitimli değil, öfke-sinir kontrolü nedirbilmez. Sinirlenince gözü dönen ve çözümü şiddette bulan insanlarımızın herzaman tehlikeli bir pozisyonun olduğunu unutmamak gerekiyor. Doktoru dövünceişin çözülmeyeceğini bilemeyecek kadar dar görüşlü hasta yakının; hastayıbaşından savan doktorun görüş alanı da hasta yakınından farklı değildir.

Psikolojikşiddet her yerde yaşanıyor ve bu fiziksel şiddete bazen dönüşüyor. Hastayakının içinde bulunduğu durumu anlamayan ve umursamaz takınan ve insan canındeğerinin hastane personeli tarafından sıradanlaştığı, önemsizleştiği birdönemde kimse hatayı başka bir yerde aramasın. Üzücü bir durumdur ama gerçektirki hastane personelinin edindiği alışkanlıklardan dolayı hastalara değervermemektedir. Personel edata mekanik hareket etmektedir. Sağlık bakanlığınbuna bir çözüm bulması gerekmektedir. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.