Her şey baş aşağı, bu durum muhtemel bir tehlikeyi anlatmak için yeterlidir. Toplumların siyasal bunalımlara girdiği dönemler ve bunun sosyolojik düşünceye yansımaları sivri topuklu olan korona virüsün ayak sesleri kadar fark edilmedi. Korona virüsün toplumların üzerinden silindir gibi geçen karakteri, dünyayı uçuruma sürüklemiş ve insanlığın kurmuş olduğu düzeni yıkımın eşiğine getirmiştir.

Pandemi süreciyle birlikte insan, temel özelliği olan toplumla iç içe yaşama vasfını kaybetmiştir. İnsan, diğer insanlara karşı sorumluluğunu ortadan kaldırmış, özne olmaktan çıkmış, zavallı bir nesneye dönüşmüştür. Korku ve güvensizlik içindeki günümüz insanı, benliğini ve bilincini yitirmiştir. İnsanın hücresi, dokusu, kimyası ve ruhsal yapısı bozulmuştur. Modern insan maddi olarak zenginleşmiştir. Ancak o tüm insani özniteliklerini yitirdiği için dünyanın en fakir insanı haline gelmiştir. Hayat gitgide anlamsızlaşmış ve insan yok olmaya başlamıştır.

Maalesef günümüz anlayışında para her şeyi belirleyen bir konumdadır. Paran varsa varsın yoksa yoksun. Bu yönüyle para her şeyin ölçüsü olmuştur. Kısacası, para günümüz dünyasında her türlü ilişki biçimlerinin merkezine yerleşmiştir. Hatta insanlar arasındaki sohbetin özünü ve içeriğini belirler hale gelmiştir. Eskiden insanlar arasında geçen konuşmalarda karşısındakinin üzerine maddi anlamda bir baskı yokken, şimdi ise yerini ev ve arabaların fiyatını sorgulamak, onlarla övünmek yer alıyor. İşte, tüm bunlarla çökertilen insan, modern sistem içinde karantinaya alınmıştır. İnsan kendini despotlara teslim ederek, daha fazla çalışma hırsına sürüklenmiş ve bu dünyada tutsak kılmıştır.

O halde acı gerçeği ben söyleyeyim: Bugün her şeyin baş aşağı olduğu bir dönemde yaşıyoruz. Bu da nerden çıktı? Diye düşünenleri duyuyor gibiyim. Ancak, tarihin hiçbir döneminde insanın umutları böylesine paramparça edilmemiş, hesapları alt-üst edilmemiştir.

Son tahlilde, insanlığı kurtaracak büyük fikirlere her zamankinden daha fazla muhtacız. Büyük fikirler insanları uykudan uyandıracak, onların gözünü açacak ve etrafı daha iyi görmelerini sağlayacaktır. Erich Fromm'u’ vurguladığı gibi, fikir, gerçek olanla ilgilidir. Gözleri açar. İnsanları uyuşuk durumdan uyanık duruma geçirir. Onların düşünmelerini ve etkin bir şekilde hissetmelerini, daha önce görmedikleri bir şeyi görmelerini sağlar. Fikirde, o fikirle karşı karşıya gelen kişileri uyandırma gücü vardır. Ünlü bir düşünür ne güzel demiş: Kabuk değiştiremeyen yılan, ölür. Aynı şekilde, düşüncelerini değiştirmesine engel olunan kafalar da öyle:  Kafa olmaları son bulur.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.