Geçici işçilik, kalıcı acı...

Şanlıurfalı mevsimlik işçilerin çilesi, her yılın 4 ayı başlıyor: Karadeniz'de fındık, Ege'de sebze, zeytin, Çukurova'da pamuk ve İç Anadolu'da ise soğan, şeker pancarı, kayısı hasadıyla. Çapa, kurutma, serme derken mevsimlik işçiler için bütün yıl bir döngü halinde işliyor. Birçok soruna göğüs gererek, birçok sıkıntıyı sırtlayarak: Çadırda yaşam, çocukların eğitimi, borçlar, yaşam şartları, etnik ayrımcılık, ücret, sosyal güvence, iş sorunu...

Bunca sıkıntının tek nedeni ise günü kurtarmak ve karın doyurmak. İşçilerin bunca çilenin karşısında aldıkları yevmiye de yalnızca 50-60 lira ile sınırlı kalıyor. Günlük 12-13 saat çalışmanın, gün doğmadan iş başı yapmanın karşılığı 50-60 lira.

Geçimlerini sağlamak için gurbete giden işçilerin çilesi yolculuk ile başlıyor. Aileler adeta balık istifi şeklinde kamyon kasalarında yolculuk yapıyor. Eğer bu işçiler şanslıysa (!) çilenin merkezine sağ salim ulaşıyor. Değilse de o isimleri asayiş haberlerinde, yaralı, ölü listesinde görüyoruz.

Kötü şartlar altındaki çalışmalar ile aklımızda yer edinen tarım işçisi ailelerin isimleri özellikle son yıllarda  elim olaylar ile daha çok gündeme geliyor. Kaza, zehirlenme, boğulma, kavga... Ve maalesef ki bu haberlerdeki başlıklar ise çoğu zaman aynı kalıyor: Şanlıurfalı tarım işçisi/tarım işçileri... kaza yaptı, zehirlendi, boğuldu, kavga!

Peki, bu olaylara daha detaylı bakalım. 2020 yılının Nisan ayından bu yana, yani sadece 7 aylık bir süreçte Şanlıurfalı tarım işçileri neler yaşadı? 

- 25 NİSAN 2020

Şanlıurfa'da tarım işçilerini taşıyan minibüs sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu meydana gelen kazada 2 kişi yaralandı.

- 29 NİSAN 2020

Şanlıurfa'da sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu tarım işçilerini taşıyan minibüs devrildi. Kaza anında 7 kişi yaralandı.

- 15 MAYIS 2020

Şanlıurfalı tarım işçileri arasında Yozgat'ta çıkan silahlı kavgada 11 kişi yaralandı.

- 24 MAYIS 2020

Şanlıurfa'dan Bursa'ya çalışmak için giden 45 yaşındaki mevsimlik işçi Abit Yüksel, geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti.

- 26 MAYIS 2020

Şanlıurfalı aile, tarım işçisi olarak gittikleri Erzincan'da sobadan sızan karbonmonoksit gazından zehirlendi.

- 26 HAZİRAN 2020

Tarım kenti Şanlıurfa'dan tarım işçisi olarak Konya'ya giden işçiler trafik kazası geçirdi. Kazada 10 yaşındaki bir çocuğun da aralarında bulunduğu 7 kişi hayatını kaybetti. Okal, Fida, Mehmet, Medine, İbrahim, Mehmet Okal ve Mehmet Kuş hayatını kaybetti.

- 01 AĞUSTOS 2020

Bozova ilçesinde işçileri taşıyan minibüs ile kamyonetin çarpışması sonucunda Fahri Çetin, Yakup Ökte, Hacı Çetin, Bekir Dağ, Zehra Gülşen, Mustafa Kaya ve  Fazilet Dağ, Samet Dağ, Esmanur Çetin, Nazime Çetin, Mehmet Emin Çetin ve Şehmus Süren yaralandı.

- 24 AĞUSTOS 2020

Ordu'nun Perşembe ilçesinde serinlemek için girdiği denizde akıntıya kapılan Şanlıurfalı işçi Mehmet Zencirci'den henüz haber alınamadı.

- 10 EYLÜL 2020

Şanlıurfa’dan Sakarya’ya giden 18 mevsimlik tarım işçisi, gıda zehirlenmesi şüphesiyle hastaneye kaldırıldı.

- 13 EYLÜL 2020

Şanlıurfa'dan ailesi ile birlikte Kırşehir'e giden tarım işçisi genç, serinlemek için girdiği Kızılırmak'ta can verdi.

- 15 EYLÜL 2020

Ordu'nun Ünye ilçesinde fındık toplama işi yapan ve Şanlıurfa'ya dönmek için yola çıkan tarım işçileri kaza yaptı. Kazada, minibüs sürücüsü Ali Canlı ile minibüste bulunan Zeynep Canlı ve Ali Lütfü Canlı yaralandı.

- 25 EYLÜL 2020

Ordu'nun Fatsa ilçesinde serinlemek için girdiği denizde kaybolan Şanlıurfalı fındık işçisi Haydar Karataş'ın cansız bedenini balıkçılar buldu.

- 14 EKİM 2020

Ailesiyle birlikte Şanlıurfa'dan Eskişehir'e giden 13 yaşındaki Gamze Kakız, dengesini kaybederek düştüğü nehirde hayatını kaybetti.

- 16 EKİM 2020

Şanlıurfa-Antep Karayolunda tarım işçilerini taşıyan minibüs ile TIR çarpıştı. Kazada minibüs sürücüsü ve 10 tarım işçisi yaralandı.

BİLANÇO:

Yalnızca 7 aylık süreçte meydana gelen 6 kazada 35 Şanlıurfalı tarım işçisi yaralandı. Bebek ve çocukların da arasında bulunduğu 7 tarım işçisi hayatını kaybetti. Yaşanan bir silahlı kavgada Şanlıurfalı 11 işçi yaralandı. Serinlemek için deniz, nehir, kanala giren 3 gencecik can son nefesini verdi. 1 gençten de yaklaşık 2 aydır haber alınamıyor. Bu süreçte 2 ailenin de zehirlendiği haberlere yansırken, bir ailede kaç kişinin zehirlendiği öğrenilemedi. Diğer ailede ise 18 kişi zehirlendi.

Ve bu rakamların sadece haberlere yansıdığı kadarıyla olduğunu düşünün.

Bunu düşünürken aklımıza da Hikmet gelsin. Şanlıurfa’da binlerce tarım işçisi gençten yalnızca biri olan Hikmet Karakurt. Hikmet, geçtiğimiz günlerde "Kim Milyoner Olmak İster" yarışmasına katılmıştı. Güleç yüzü, samimiyeti ile o gün tüm Türkiye Hikmet’i konuştu. Hikmet yarışmaya emin adımlarla ilerlerken, kazanacağı para da merak konusu oldu. Son bölümün yayımlanacağı güne kadar program ve Hikmet, Şanlıurfalıların dilinden düşmedi. Belediye başkanları, iş insanları, yetkililer ve birçok kişi...  Ve tarım işçisi bir gencin ailesiyle çektiği çileyi değil, yine yanlış şeyleri konuştuk.

Bir gencin tarlada çalışırken, radyo dinleyerek elde ettiği başarıyı konuştuk ama o gencin neden eğitimi tarlada kendi çabalarıyla aldığını konuşmadık. Hikmet’in kardeşi Halil'in azmini konuştuk ama tarlada zorlu işin ve okulun yükünü kaldıramayan diğer kardeşinin neden okulu bırakmak zorunda kaldığını konuşmadık. Hikmet’in yarışmaya katılarak büyük bir başarı elde ettiğini konuştuk ama Hikmet’in yarışmadan önce neden saman balyası çapasında olduğunu konuşmadık. Hikmet’in Şanlıurfalı olduğunu vurguladık, başarısında pay aradık ama Hikmet’in önceki gün gece 9'a kadar çalıştığını, iş yükü ile yarışmada kolunu hareket ettirmede zorlandığını konuşmadık.

Ne yazık ki başarıyı paylaştığımız kadar yollarda can veren ailelerin acılarını paylaşamadık. Paylaştığımız acılar da 3 günden fazla sürmedi. Yine ölüyoruz, hala ölüyoruz. Yolda, gurbette, suda... Öldüğümüz şehirler değişiyor, mekanlar değişiyor, isimler değişiyor ama çile ve acının kenti değişmiyor. O ateş her zaman Şanlıurfa’yı yakıyor!

Bu kent, ilkel şartlarda çalışmak için gurbete gönderdiği mevsimlik işçilerle gurur duymamalı. Hikmet gibi nice gençler tarlalarda yok olurken utanmalı! Milletvekilinden belediye başkanına, STK’sından iş insanına... 7’sinden 70’ine. Herkesin başını iki elinin  arasına alıp, düşünmesi lazım. Bunca can yitirilirken, gençler yok olurken... Ve bu sorunlar da düzenlenen yemekli istişare toplantılarıyla çözülmeye çalışılmamalı. Hele de ciddi adımların atılması için geç kalınmışken.

Kenara bıraktıklarımız; yapılan ziyaretler, kıyılan nikahlar, işaret edilen ve poz verilen yollar olsun. Gencecik çocuklar, "Ah, vah" edeceğimiz hayatlar olmasın...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.