UA-89691712-1

  Vakit geçolmuştu. Eşi hala gelmemişti. Hiç geç kalmazdı. Telefonunu aradı.Ulaşılamıyordu. Semiha’nın içinde bir tedirginlik oluşmuştu. Çocuklaruyuyordu.  Kendisi pencerenin dibindekikanepede oturup eşini bekledi. Ne bitmek bilmeyen uzun bir geceydi. Oturduğuyerde uyuyakalmıştı. Birden patlama sesine benzeyen bir gürültüyle yerindenfırladı. Çocukların odasına koşturdu. En küçükleri ağlıyordu. Babalarıgelmemişti henüz. Acaba, dedi Semiha. Aman Allah’ım! Pencereye yaklaştı.Perdeyi kaldırdı. Kapkaranlıktı. Sokakta hiç kimse görünmüyordu. Dışarıda sert,soğuk bir hava vardı. Metruk bir şehir görüntüsü vardı. Bahçe duvarındanatlayan iki kedi birbirini kovalıyordu. Koca koca bulutlar giderek ayın ışığınıengelliyordu. Karanlıkta göremediği bir şeyin tıkırdayarak pencerenin yanındangeçmesi Semiha’yı iliklerine kadar ürküttü. Perdeyi kapatıp tekrar çocuklarınyanına döndü. Küçük çocuğunun ağlamasından diğer çocuklarda uyanmıştı. Evdekorkunç bir hava oluşmuştu. Eşi neden hala dönmemişti. Bir zamandır uzakmahallelerden silah ve bomba sesleri duyuluyordu. Savaş kendi mahallelerineyaklaşmaktaydı. Bir kısım mahalleli şehri terk etmişti. Kendileri hala kalmakiçin direniyordu. Hem nereye gideceklerdi ki?

  Yakın yerlerebir bomba düşmüş olmalıydı. Semiha tekrar pencereye koştu, perdeyi kaldırıpdışarıya baktı. Bulutlar ayı içine hapsederek ortalığı zifiri karanlığabırakmıştı. Karanlıkta hiçbir şey fark edilmiyordu. Baykuşa ne olmuştu. Oysaher gece bu vakitlerde öterdi. İçinde tuhaf şeyler hissetti. Perdeyi tekrarkapattı. Çocukları korkudan titreyen ellerini görmesinler diye hırkasınınyenlerine sokmuştu. Eşini tekrar aradı telefonla aradığınız kişiye ulaşılmıyorcevabını aldı. Tabi, dedi kendi kendine, şarjı bitmiştir belki de.Çocuklarından en küçük olanı halen ağlıyordu. Onu hiç böyle huysuz görmemişti.Ne yapsa susmuyordu. Semiha diğer çocukların gözlerindeki korkuyu görmüştü.Etrafta onlarca cevapsız soru dolaşıyordu. Çok ürkütücü bir durumdu. Sankiölümle burun burunaydılar. Evde müthiş bir panik hâkim olmuştu. O anda ortamıntek hâkimi korkuydu. Korktukları şey her an başlarına gelebilirdi. Ocaklarıbaşlarına yıkılabilirdi. Ve diğerleri gibi ansızın atılan bir bombanın kurbanıolabilirlerdi.  Birbirlerini ebediyen kaybedeceklerdi.Tüm hayallerini kaybedeceklerdi. Kırılacaktı tüm umutları.

  Çocuklardanbüyük olanı ‘anne babam nerde’ diye sormuştu. Semiha kahırlı bir iç çektiktensonra sitem etti tüm olanlara. Kırılmış umutlarının hıncını kimden çıkaracaktı.İnsan bu acıyla nasıl yaşardı. Zamanla acısından çıldırırdı. Umutsuzluk veçaresizlik içerisinde sağa sola bakınıp duruyordu. Kapı çaldı. Biraz korkubiraz umutla kapıya koştu. Açmaya cesaret edemiyordu. Üst üste çalmaya başladı.Kapıyı açtı. Gelen eşiydi.      

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.