“Çocuklar geleceğimizin tohumlarıdır. Onların yüreklerine sevgi ek ve bilgelik ve hayatın dersleriyle sula. Onlar büyürken, onlara büyümeleri için yer bırak.”

Yukarıdaki madde de bu yazının konusuna dair Kızılderili Şeref yasaları denen yasalardan biri.

Gerçi sözün bittiği bir dünyada yaşıyoruz ama elden ne gelir ki; nefes aldığımız sürece nefesi bize bahşedene itaat etmenin ve iyiyi ayakta tutmanın tarafında olmak ve öylece ölmektir muradımız.

Kzılderililer, onlar gibi diğer yerliler ve “medeniyet” le tanışmamış toplumlar genel anlamda iyidirler; üzerinde oldukları iyi/doğal/fıtri halleri bozulmamıştır.

 “Medenileşmiş” tolumlar gelip onları ortadan kaldırana dek de hep iyi olarak kalmışlardır. 

Onları yok edenlerin; filmlerinde vahşi, kötü gösterdikleri Kızılderililer, “medeniler” ce soykırıma uğratıldıklarında dünyadaki dört büyük ırktan biriydiler.

Bu beyazlar/”iyiler”/”medeniler”/”ilerlemişler”/öldürme gücünü diğerlerinden önce ellerine geçirdiği ve imha etmede, acımasızlıkta, işgal, talan, öldürme ve her türlü haydutlukta sınır tanımadığı ve bu yönde her fırsatı acımasızca hayata geçirdiği için kendine iyi diyenler; aşağıdaki yasalara sahip bilge bir toplumun kötü olduğuna karar vermiş ve onları yeryüzünden silmişlerdir.

Onların yurdu üzerine kurdukları devlet denen organizasyon hala bile insanları öldürmeye, haydutluğa, yeryüzünde karışıklık çıkarmaya ve kendine iyi; yok etmeye çalıştıklarına kötü demeye devam etmektedir.

Sözü uzatmayayım ve kaynağını da çok önemsemediğim, üzerinde günümüz, kendimiz ve yaşananları da düşünüp karşılaştırmalar, değerlendirmeler yapmayı gerekli/önemli gördüğüm ‘Kızılderililerin Şeref Yasalarını dikkatlerinize sunuyorum:

“1 – Dua etmek için güneşle birlikte kalk. Tek başına dua et, sık sık dua et. Büyük Ruh dinler..

2 – Yollarında kaybolmuş olanlara karşı anlayışlı ol. Cehalet, kibir, öfke, kıskançlık ve açgözlülük, kayıp bir ruhtan kaynaklanır. Rehberlik bulmaları için dua et.

3 – Kendini, kendi kendine araştır, keşfet. Başkalarının senin yolunu senin için belirlemelerine izin verme. O senin, sadece senin yolundur. Diğerleri o yolu seninle birlikte yürüyebilirler, fakat hiç kimse o yolu senin için yürüyemez.

4 – Misafirlerine evinde saygıyla davran. Onlara en iyi yiyeceklerini ver, en iyi yatağı ver ve onlara saygı ve onurla muamele et.

5 – Herhangi bir kişiden, bir topluluktan, bir çölden ya da bir kültürden olsun, senin olmayan şeyi alma. O ne kazanılmıştır ne de verilmiştir. Senin değildir.

6 – Yeryüzü üzerindeki her şeye saygılı ol – ister insan, ister hayvan veya bitki olsun.

7 – Diğer insanların düşüncelerini, isteklerini ve sözcüklerini onurlandır. Başka birinin sözünü asla kesme, alay etme ya da taklidini yapma. Herkese kişisel ifadeleri için izin ver.

8 – Başkalarına asla kötü bir şekilde konuşma. Evrene bıraktığın negatif enerji, sana katlanmış olarak geri döner.

9 – Herkes hatalar yapar. Ve tüm hatalar bağışlanabilir.

10 – Kötü düşünceler zihinsel, bedensel ve ruhsal hastalıklara neden olur. İyimser ol.

11 – Doğa bizim için değildir, o bizim bir parçamızdır. Onlar senin dünyasal ailenin parçalarıdır.

12 – Çocuklar geleceğimizin tohumlarıdır. Onların yüreklerine sevgi ek ve bilgelik ve hayatın dersleriyle sula. Onlar büyürken, onlara büyümeleri için yer bırak.

13 – Başkalarının kalplerini incitmekten kaçın. Verdiğin acının zehiri sana geri döner.

14 – Her zaman dürüst ol.

15 – Kendini dengede tut. Senin Zihinsel ben ‘in, Ruhsal ben ‘in, Duygusal ben ‘in ve Fiziksel ben ‘in – hepsinin güçlü, saf ve sağlıklı olmaya gereksinimi var. Zihnini güçlendirmek için bedenini çalıştır. Duygusal rahatsızlıkları iyileştirmek için ruhsallıkta büyü.

16 – Kim olacağını ve nasıl davranacağını belirlerken bilinçli kararlar ver. Kendi eylemlerinin sorumluluğunu üzerine al.

17 – Başkalarının mahremiyetine ve kişisel yerlerine saygılı ol. Başkalarının kişisel eşyalarına dokunma, – özellikle kutsal ve dini eşyalarına. Bu yasaktır.

18 – İyi talihini başkaları ile paylaş.

19 – Başkalarının dini inançlarına saygı göster. Kendi inancını başkalarına kabul ettirmeye çalışma.

20 – Önce kendine karşı dürüst ol. Önce kendini besleyemezsen ve kendine yardım edemezsen, başkalarını besleyemezsin ve onlara yardım edemezsin.” 

***

Bu sözlerin semavi öğretilere ne kadar benzediğinin farkında mısınız?

Ancak ne yazık ki önemli olan semavi kaideleri ve öğretileri bilmekle yetinmek değil; tercih etmek ve hayata geçirebilmek.

Ancak o zaman kötülüğün geriletildiği, mutluluğun, paylaşımın, adaletin, merhametin, barışın, çocukları ve gelecek nesilleri/yaşamın devamını önemsemenin, doğaya ve tüm canlılara karşı sorumlu davranmanın, şefkatin ve sevginin hakim olduğu bir toplum olabilmenin yolunu açmış olabiliriz.

Rabbim bizleri iyi ve iyiden yana tercihler yapmış ve uygulamaya koymuş bir tolum kılsın.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.