İlkbahar ve yaz aşklarınainat, gökyüzünün karanlığa büründüğü, rüzgarın insanın içini titrettiği veyağmurun hüzün kokan yağışında derinlere ve uzaklara dalmış adam; gözleri hüzünve mutluluk arasındaki bakışı arasında resme dalarken; resmin arkasındaki ruhçıkagelir. Adam, ruhtan habersizdir. Aslında adamın aşkında, yüreğinde ruha yeryoktur. Sadece bir anın, bir duruşun resmi karşısında kendini değerli gören adam,kendine ait aşkın tadını çıkarmaktadır. Kendine ait aşka ruh vermiştir. Sadecedeğişmeyen bir gülüşün ve bakışın karşısında kendi yalnızlığı içinde yüzmeyisevmektedir. Acıyı ve yalnızlığı seven adam, ruhun çıkıp, gelmesine aldırışetmez.

Adam klasiğinkurbanıdır. Bir işçidir. Bir özelliği ve kariyeri yoktur. Sıradandır.Dikkatleri üzerine çekecek bir farkındalığı yoktur. Dönüp tekrar bakılacak yaniaşık olunacak biri değildir. Ama kadın öyle midir? Güzeldir. Alımlıdır.Zengindir. Çekicidir. Aldığı kültür gereği yükseklerde süzmektedir. Aşağıyabakmayan bakışlara sahiptir. Ama o da yalnızdır. Doyumsuzluğu içinde aşkaaçtır. Yıllardır aradığı sıcaklığı bulamadığından. Aşka karşı umudunu yitirmiş.Sanal aşkların peşinde kitapların satır aralarında kendini tatmin etmektedir.Hayalleri ve fantezileri başkasına aittir. Ama adamın öyle midir? Aşkı dahayalleri de fantezileri de gerçektir. En azından kendine aittir. Sanal biraşkın kurbanı değildir. özenti içinde değildir. kendi dünyasında yaşamaktadır.Ama kadının arayışı özentidir. Başkaların mutluluğu peşinde kendini harapetmekte. Sanalın reelini göremediğinden aşka küsmüştür. Sevgi dolu vekarşılıksız bakışlar görmediğinden yüreği yaralıdır. Ta ki adamın bakışları veaşkı altında ezilene kadar.

Adam, pasif; kadınaktiftir. Kadın, karşılaştığı aşk karşısında heyecanlanır. Çünkü kadın aşkıaramaktadır. Yüreği, bakışları aşka hasrettir. Yüreği daha kararmamıştır. Ondandır hemen yüreğini heyecan basar. Şaşkındır. Tekrar yaşadığını hisseder. Yaralıyürekler her zaman hayata dönüşü olanlardır. Kadın, kendine ait olan aşkınpeşine düşer. Hesap sorar. Resmin aslı olduğunu ve aşktaki payını talep eder.Öyle ya aşk iki kişiliktir. Yalnız yaşayamaz. Ama adam, ısrarcıdır aşkın yalnızkendisine ait olduğundan. Kadının aşkına inanmamaktadır. Kadının aşkının geçicibir heyecandan ibaret olduğunu, sadece etki altında kalan bir duyguyla hareketettiğini düşünmektedir. Yani kadının aşkı yalandır. Öyle ya normal şartlarakadın, dönüp adama bakacak biri değildir.

Adamın bu erdemliduruşu, kadının hayranlığını aşka dönüştürür. Artık kadın aşkın dünyasına dahilolmuştur. Adam hala ısrarcıdır kadını dünyasına dahil etmemeye. Ama aşksahibinden ne kadar uzak yaşabilir ki. Aşk kendine ait olan yüreğe dokunmakister. Yüreğin sıcaklığını hissetmek ister. Aşk yaşanmayı arzular. Aşkyalnızlığa gelemez. Sahip olduğu yüreğin peşinden koşar. Adamın aklı yüreğineyenik düşer. Kaçamakta olsa, isteksiz de olsa kadının peşinden koşar.

Ruhun, merkezi olanyüreğin ısrarına kim dur diye bilir. Hele bu aşık bir yürekse ve aradığı aşkkarşısında duruyorsa kim dur diye bilir ki.

Artık resim yoktur.Uzak sevgili yoktur. İki sevgili el ele, kol kola uzaklara yol alırlar. Hersevgi ve aşk sahibinin bilmesi gerektiği karşısında ders verircesine mutlu sonavarırlar.

Sevmek Zamanı, aşkınsahibine teslim edilmesi gerektiğini; platonik anlayışın kurbanı olmamayıöğretirken, şansını dene eğer aşk benliğini sarmışsa, şüphen yoksa muhakkak karşılığınıbulacaktır.

Osman Tatlı

www.osmantatli.com.tr

osmantatli@gmail.com

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner8

banner6