UA-89691712-1

Türkiye’deki siyaset, aylardır bayağı bi’ hareketli. Yerel seçimlerin ardından durulması beklenirken, adı AK Parti ile özdeşleşmiş isimlerin kuracağı konuşulan yeni parti veya partilerin detayları ayyuka çıktıkça; hareketlilik, baş döndürücü bir safhaya ulaştı. Bugünlerde çeşitli iddiaların, ithamların, sert söylemlerin, sürpriz ziyaretlerin hepsine birden birkaç saat içerisinde tanık olmak mümkün.

     2014 senesinde cumhurbaşkanlığı süresi dolduktan sonra aktif siyasetin uzağına çekilen Abdullah Gül’ün, bir şekilde siyasete döneceği konuşuluyordu aslında. 2018 yılı genel seçimlerinde muhalefet bloğunun kendisi ile kurmuş olduğu dirsek temasının ardından, niyetinin de aktif siyaset yapmak olduğu anlaşılmıştı. Ama Ahmet Davutoğlu’nun, Abdullah Gül’den önce davranıp yeni bir parti hedefiyle sahne alması, şaşırtıcı bir hamle oldu.

     AK Parti’nin göbeğinde filizlenen yeni partilerle ilgili ilk başlarda ortaya atılan iddia şuydu: Eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün önderliğinde, eski Başbakan Ahmet Davutoğlu ve eski Bakanlardan Ali Babacan’ın da içinde yer alacağı tek partinin kurulacağıydı. Lakin gelinen noktada yaygın kanaat şu: Yaşanan bir takım kırgınlıklardan ve temelde fikir uyuşmazlıklarından ötürü Abdullah Gül ve Ali Babacan’ın ayrı, Ahmet Davutoğlu’nun ayrı partiler kuracağı şeklinde. Hatta Abdullah Gül ve Ali Babacan’ın kuracağı partide genel başkanlığı Babacan’ın üstleneceği, Gül’ün ise resmen değil de fiilen Babacan’ın yanında yer alacağı konuşuluyor. Bunun yanı sıra kimilerince, iki koldan hareket edilmesi gelecek baskıları bölmek adına yapılmış bir taktik.Ali Babacan ve ekibinin, AK Parti’nin şaşalı dönemlerine büyük katkılar sunan fakat bugün AK Parti’den uzaklaşan liberal ve demokrat kesimlere yoğunlaştığı; Ahmet Davutoğlu ve ekibinin de AK Parti tabanının ekseriyetini oluşturan mütedeyyin kesime yoğunlaştığı, bir süre sonra tek partide ya da bir ittifakta buluşacakları minvalinde öngörüler de mevcut.

     Nitekim geçen Mayıs ayında-AK Parti’nin güç kaybını engellemek maksadıyla olsa gerek- daha önce AK Parti’de ciddi görevler üstlenmiş Bülent Arınç, Cemil Çiçek, Mehmet Ali Şahin gibi mühim simalar; Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu ve kamu bankalarının yönetim kurullarına getirildi. Akabinde Temmuz ayında, Ali Babacan, kurucu üyesi olduğu Ak Parti’ye istifa dilekçesini sundu. İçerisinde bulunduğumuz haftanın Pazartesi günü, Ahmet Davutoğlu ve AK Partili üç eski milletvekili, tedbirli olarak partiden kesin ihraç istemiyle Merkez Disiplin Kuruluna sevk edildi. Tabi bahsini ettiğimiz dönem içerisinde, AK Parti saflarında bakanlık yapmış, milletvekilliği yapmış ağır toplarla beraber teşkilatlarda da bir takım istifaların yaşandığı iddia ediliyor.

Birgün Gazetesinin 30.08.2019 tarihli, “Babacan’ın partisinde yer alması muhtemel sürpriz isimler” başlıklı haberine yansıyan birçok zatın arasında; hemşerimiz olan eski milletvekilleri Faruk Bayrak, Sabahattin Cevheri ve İ. Cevher Cevheri de yer aldı. Ayrıca, Milli Gazetenin 04.09.2019 tarihinde yayınlamış olduğu, “AKP’de derin endişe yaşanıyor! Bazı vekiller istifaya hazırlanıyor” başlıklı haberinde de Şanlıurfa’dan iki milletvekilinin AK Parti’den istifa edeceği ifade edildi.

Urfa’da, kurulması beklenen bu partilerle alakalı nabız yoklamaya çalıştığınız vakit kulağınıza en sık vuran kelime: “Boştur”. Bunun temel nedeni, içine düştüğümüz sıkıntılarda bahsi geçen isimlerin pay sahibi olduklarının, düşünülmesi diyebilirim. Yalnız, aldığım havadisler Urfa halkının aksine, Ankara ve İstanbul’daki “pazarlıklarla” çok sayıda Urfalı siyasetçinin alakadar olduğu yönünde. Hatta her daim eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün yanında ekranın bir tarafını tutan, Abdullah Gül ile kirvelik münasebeti bulunan Faruk Bayrak’ın, bu aralar Urfalı meslektaşlarının yoğun ilgisine mazhar olduğu söyleniyor.

İçerisinde bulunduğu durumdan dili yanan ahali, kurulacağı söylenen partileri yelleyedursun; bu partilerin teşkilatlanmasında şimdilik bir tabure kapan, “Yok artık!” dedirtecek kimseler, yola çıkmak üzereler. Bilginize…

     Kalın sağlıcakla…

          Bazı insanlar prensipleri için partilerini değiştirir, bazıları partileri için prensiplerini değiştirir.

WINSTON CHURCHILL

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
CELAL CIVIŞ 2 hafta önce

Kurulması gerekiyor bence

Avatar
Çağatay Kamiloğlu 2 hafta önce

Körler, sağırlar birbirini ağırlar, diye bir atasözümüz var. İnşAllah tez zamanda siyaset, rant peşinde koşmaktan halk peşinde koşmaya dönüşür. Elinize sağlık.

Avatar
Emin 2 hafta önce

InşAllah iyi olur ama pek umutlu değilim

Avatar
Mustafa Yaşar 2 hafta önce

Sonsöz çok güzel olmuş eline sağlık

Avatar
Cenk 2 hafta önce

Yüreğine sağlık

Avatar
Erdal 2 hafta önce

Elinize sağlık güzel bir yazı olmuş. Hiç kimsenin mum u yatsıya kadar yanmaz. Akp nin de budur. Bir kere çatlak oluştu dahada önü alınmaz.

Avatar
Anadolu 2 hafta önce

Yeni partiler üçüncü ittifakı oluşturacaklar. Her iki ittifaktan da oy koparacaklar. Ama daha çok Cumhur İttifakından oy koparacaklar. Velhasıl hesapları alt üst edecekler