Hikâyediranlatılır, teşbihte hata olmaz kaidesinden yola çıkarak! “Ondan başka, hemen hemen herkesin isminin konuşulduğu bir köyde, adındanhiç bahsedilmediğine sinirlenen koca karının oğlu; adını duyurmak için, giderköy meydanındaki Cürün’ e …..! Eder… Sabah kalkanköylüler, Cürünün pislendiğini gördüklerinde; olayı araştırdıklarında, çoksessizbelledikleri koca karının oğlunun yaptığını öğrenirler. Ne yapsın köylüler,olan olmuştur derler demesine de; lakin adamın yaptığı kötü fiil, aylarcakonuşulur namı (!) birazcık da olsa duyulur? Ve insanlar köyün meydanındaCürün’üher gördüklerinde, onuno kötü hareketinihatırlar dururlar!… Nasıl ama değilmi?

  Aslında,birilerinin yaptığı kötülüklertoplumda, kötü örnek oluşturuyorsa;icabınabakılmalı ve es geçilmemelidir. Şayet kötülüğü yapan kişi veya kişiler,yaptıklarından döner, pişman olur ve durumlarını düzeltirlerse; artık onlarımazileriyle eleştirmenin ve kınamanın doğru bir davranış olmadığı bilinmeli veo insanları; topluma kazandırmak adına, kucaklanmalıdırlar!. Fakat, kişiyaptığı yanlışlarında ısrar eder ve bu yanlışlarına da ayrıca ortak bulmak içinçaba sarf etmeye devam ederse; işte o zaman bu gibi art niyetli kişilerdenuzaklaşmakve onların kötülüklerini deşifre etmek, insanları onlara kanmamaları konusundauyarmak, hakkaniyet sahibi olan herkesin boynunun borcudur…

  Şimdiasıl meseleye geçelim: “1990 lı yıllardan başlayıp, günümüze gelinceye kadar;özellikle yaşadığımız ülke de, İslami kimlikle, âlim sıfatı adı altında kamuoyununönüne çıkan,kasıtlı maksatlı ve tamamen batıla hizmet etmeyi şiar edinmiş okadar sima gördü ki insanlarımız akıllara zarar. Özellikle 28 Şubat Türkiye’sindeMüslüm Gündüz ve Aczimendiliğin gündemde olduğu günlere doğru gidersek, meseledaha iyi anlaşılır!... Cinci Hoca diye bilinen Ali kalkancı ve güya tacizmağduru (!) olan Fadime Şahin’den, İsmail Nacar’ a; tavuk da kurban edilirdemekle,Kurban ibadetini küçümseyen şaşı İlahiyatçı Zekeriya Beyaz’dan, Sünnetiinkâr eden Yaşar Nuri’ye; Yahudi ve HıristiyanlarıCennet’e postalayan SüleymanAteş’ten, Lohusalı ve Hayızlı kadınların Ka’beyi tavaf edebileceklerini savunanMustafa İslamoğlu’na; Genç kızlarıetrafında toplayıp, Müslümanlarla adeta dalgageçirircesine kendisini Mehdi olarak lanse etmeye çalışan kediciklerin sahibi sapıkve Mason Adnan Oktar’dan, Zekâtın kırkta birini ve feraizi inkâr etmeklekalmayıp, hatta Namazların bir bütün olarak cemini savunup ayet ve hadislerikendisapık fikirlerine göre yorumlayan birçok şarlatana varıncaya kadar, mağdubbir taifenin varlığına şahit olduk bu ülkede… Ve bunların ekseriyeti halenhayattalar…

  Birkısmıöbür tarafı boyladıysa da, bir kısmının hala süreleri dolmadığı için;şirretliklerine son hız devam etmektedirler. Söz konusu bu güruhun, baştaCemaleddin Afgani, Reşit Rızave Abduh’un tilmizleri olduklarını bilmeyen yoktur.Bunlar önce, yukardaki misalde geçtiği gibi, önce işi alttan alıp insanlarıetkilemeye çalıştılar; bunu başardıktan sonra da, asıl maksatlarını devreyesokup gerçek gayelerini izhar ettiler. Bunlar zannetmesiler ki, referansaldıkları şarlatanüstatlarının kendilerinintahrifçi birer mason ve casusolduklarını kimse bilmemektedir. Yani, durum buraya kadar böyle!... Birde Ehl-iSünnet Alimlerinden bazılarını bu gibişarlatanlarlaaynı safta gösterip;Müslümanların gözünden düşürmeye gayret eden; kötü niyetli, maksatlı birçetenin varlığını da göz ardı etmemek gerekir!...

  Suyubir kez bulandırmışsa ne olur mantığından, çok kötü neticeler doğuracağınıbaştan hesap etmek gerekirdedik ya, işte butiplere prim verilip adam yerinekondukça bunlardurmadan azıttıkçaazar ve etrafında kalabalıklar oluştururlar…Çünkü bu gün suyu bulandıranlar, yarın o suyun kaynağını kurutmaya çalışacaklarıda kesindir. Kopya bir zihniyetin mahsulü olan, batıldan icazetli, Yahudi veHıristiyanların emellerine hizmet etmekten başka gayeleri olmayan, dolayısıylafırsatları olursa ülkenin altını üstüne getirmekten imtina etmeyecek kadar datimsah gibi acımasız ve katı yürekli kalabalık bir şarlatan sürüsüyle karşıkarşıyayız. Öyle ki, bunlar önce Sahabe-i Kiram’a dil uzattılar, fazla tepkialmadıklarını görünce yanlarına kar kaldığını anladılar.Bundancesaret alıncada, Peygamber Efendimiz’ in (s.a.v) Afife zevcelerine dil uzattılar;kademekademe Hadisleri inkar etme yoluna gittiler, daha sonra da ayetleri kendisapık fikirleridoğrultusunda tevil edip; Meal yeterlidir deyip Kur’an’ımetninden okumaya gerek yokturcüretinigösterip Kur’an’a cephe aldılar..

  Garipolan şey ne? Garip olan şeyin, bu gibi şarlatanların birçoğunun hala bu ülkenin;İlahiyat fakültelerinde kiminin Akademisyenlik kiminin Hocalık yapmasıdır…Kurmuş oldukları kendi Televizyon kanallarında, sapık fikirlerini durmadansavuranların; bizde Müslümanız diyen gafillerden karşılık bulup kabul görmesi,çok üzücü bir hadisedir? Asla unutulmamalı ki, yüce Allah (c.c), adilimutlaktır imhal (tehir) eder ama asla ihmal etmez… Herkesin bir süresininolduğu gibi, bunların da bir süresi ve son kullanma tarihleri elbette vardır…Gelecek kuşaklar arasında, tarih bu gibi Âlim kılıklı Belamları nasıltanıtacaktır az tahmin etsek de; insanların bunları rahmetle minnetle yâdetmeyecekleri kesindir…

  Sonbir hatırlatma; Dini Mübin’i İslam’ı, kendi sapık fikirleriyle bulandırmayaçalışanların bir diğer fitnesi de; İslam dinine bir ömür boyu hizmet etmiş vegerektiğinde bu yolda canlarını vermekten asla imtina etmemiş olan; bazı İslamÂlimlerine dil uzatıp ve onları da yukarıda bahisleri geçen şarlatanlarla aynısafta göstermeye çalışan kasıtlı ve kötü maksatlı, sözüm ona bu şer şebekesineözellikle dikkatleri çekmek isteriz… Misal olarak; Said-i Nursi (r.alh), ŞehidSeyyid Kutub, Üstad Mevdudi (r.alh), gibi daha nice âlimlerimizi, Müslümanlarıngözünden düşürmek için, güya Sünneti savunuyorlarmış gibi gözüküp, aslında Sünnetinve Sünneti savunan âlimlerin bir numaralı düşmanları olduklarınıbilinmelidir.Bilinmelidir kibunları ifşa etmek, sorumluluk bilincini taşıyanher Müslümanbunu görev bilsin…Hakikatşu: “Gerçek bir alimi eleştiren kişinin,ilmen o alimin seviyesinde olması gerekmektedir!...”Gerisi cühelanın hezeyanlarından başka bir şey değildir…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.