Tarihi serüven içerisinde öyle toplumlar var olmuşlardır ki, kimileri tarihin derin sularında boğulup giderken kimileri de tarihin toprağında kök salıp derinleşmişlerdir. Bu bağlam içinde toplumsal aktörler, kendi farklılıklarını statülerinin bir gereği olarak çıkarlarını ve iktidarlarını/güçlerini merkeze aldıklarında toplumda çatışma ortamının yaratılması kaçılmaz olmuştur. Tarihsel bir şahsiyet olarak Hz. İbrahim’in Puta tapanlara karşı verdiği mücadele, onların kendince kurdukları düzene karşı bir başkaldırı niteliğindedir.

İslam düşünce tarihimizin en çok iz bırakan peygamberlerinden birisi de Hz. İbrahim’dir. Tevhidi mücadelenin sembolü, teslimiyetin, adanmışlığın nişanesi olan Hz İbrahim, inancı uğruna en sevdiğini vermek için bir an bile düşünmeyen, inandığı yoldan vazgeçmeyen, Rabbi için ateşlere yürüyen bir peygamberdir.

Hz. İbrahim,Yukarı Mezopotamya’daki Ur şehrinde dünyaya gelmiştir. İnsanların ilk uygarlık kurdukları yerlerden birisi olan Ur şehri, tarih boyunca pek çok uygarlığın birbiri ardına gelip geçtiği bir yerleşim bölgesi olmuştur.

Allah Hz. İbrahim’i peygamber tayin etti. Putperestlerden oluşan ve ataları da putlara tapan bir kavim içinde büyümüştür. Hz. İbrahim, onlarla birlikte büyümüştür. Fakat kavmi sapkın ve batıl bir yaşam sürerken o, kavminin diğer fertlerinden farklı bir kişilik ve çok üstün bir ahlak göstermiştir. Bu yönüyle de, Yüce Allah’a sahip olduğu güçlü imanıyla kavminden kopup ayrılmıştır.

Ulühiyet iddiasında bulunan Nemrut, Hz. İbrahim devrinde hükümdardı. Allah’tan başka diğer ilahları red eden Hz. İbrahim’in daveti Nemrut’a ulaştığında, Hz. İbrahim’i çağırtmış ve aralarında Kur’an-ı Kerimin bize anlattığı şu diyalog geçmiştir. “Allah kendisine mülk verdiği için (şımararak) İbrahim ile Rabbi hakkında çekişeni görmedin mi? Hani İbrahim: Benim Rabbim hem diriltir, hem öldürür” deyince o ben de diriltir, öldürürüm demişti. Hz. İbrahim: “Allah güneşi doğudan getiriyor. Hadi sen de onu batıdan getir.” deyince ise, Bunun üzerine inkârcı ne diyeceğini bilemedi. Allah zalimler topluluğuna rehberlik etmez.(Bakara, 258)

Allah Kur’an-ı Kerimde şöyle buyurmaktadır: “İyi bilin ki, Allah’ın veli kulları için hiçbir korku yoktur, onlar mahzun da olmayacaklar.” (Yunus,62)

Bu anlamda Kur’an-ı Kerim’de Cenab-ı Hak, geçmiş ümmetlerin ibretlik yaşantılarına geniş yer vermektedir. Bu ibretler şüphesiz sadece o günkü insanları değil, tüm insanlığı ilgilendirmektedir.

Sonuç olarak, izi sürülenler açısından Hakk’ın temsilcisi Hz. İbrahim en önemli örneklerinden birisini oluştururken,  İzi silinenler bağlamında batılın temsilcisi Nemrut bu yolda mağlup olmuştur.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner8

banner6