Sedanter yaşam şekli,  düzensiz, hareketliliğin çok az olduğu veya hiç olmadığı bir yaşam tarzıdır. Bu yaşam tarzı içinde olanlar sersem ya da tembel olarak bilinir. Şu durumda Sedanter yaşam, tembelliğin diğer adıdır da denilebilir. Üşengeç, iki adım atmayı bile büyük bir yük olarak görüp her yere arabayla, arabası yoksa toplu taşıma araçlarıyla veya motorla gidip hiç bir fiziksel çaba ve hareket göstermemektir. Bu davranış biçiminin sonucu şeker hastalığı, kireçlenme, kalp, tansiyon hastalıkları vs. dir.          

Maalesef birçok kişinin sedanter yaşam tarzını benimsediğini ve sıkı bir şekilde sarılmış olduğunu görüyoruz. Hayatın içinde birçok alanda bunu görmek mümkündür. Mesela, caddelerde bulunan unlu mamulleri veya fırınların önündeki arabaların bir kaç sıra şeklinde trafiği aksatacak bir vaziyette park edilmelerinden bunu anlamak mümkündür. Her fırının önünde yirmi otuz metre ilerisi veya gerisi boş olduğu halde, yani yirmi metre ileriye arabasını park edip yirmi metre yürüyerek fırına gelip ekmek alması mümkün iken, yirmi metre dahi yürümeye erinip tam fırının önüne park eder. Bir diğeri geldiğinde aracın burada park halinde olduğunu gördüğü halde yine aynı sebeplerle yirmi metre ileriye park etmek varken, yirmi metre yürümek gözüne gelir ve o da bu park halindeki aracın yanına park eder. Üçüncü bazen dördüncünün dahi bu durumda neredeyse yolu araç trafiğine kapatacak derecede park edip ekmek almaya çalışması tembelliğin boyutunu görmek için yeterlidir.

Birçoğunun, en ufak bir tepki gösterildiğinde de kutsal bir iş yapıyor da siz o nu sorguluyorsunuz edası ile ve size hayret ederek "Ekmek aliyaaaam!" şeklinde acayip ve üstelik sizi töhmet altında bırakacak bir cevap vermeleri de ayrı bir sosyolojik hadisedir. "Su içene yılan bile dokunmaz" cinsinden bir düşünce içinde, "ekmek almak" gibi kutsal bir iş yapıyorken, trafiğin felç edilmesinin çok da bir kıymet-i harbiyesi olmaz düşüncesinin hakim olduğunu görüyoruz. Ancak temel neden, yirmi metre yürümeye üşenmektir, tembelliktir.

Aynı araç park durumunu Cuma günleri camilerin çevresinde görmek de mümkündür. Hemen her Cuma,  namaza arabası ile gidip caminin bulunduğu cadde veya sokakta yolu trafiğe kapatacak derecede park halinde araçlar görmek mümkündür. Oysa evinden veya iş yerinden camiye kadar yürümek kaç dakikalık bir zaman ve yol olur ki?

Oysa Hz. Muhammed(as.) "Şüphesiz namazdan en çok sevap kazanacak insanlar, uzak mesafelerden camiye yürüyerek gelenlerdir."(Buhari) mealindeki Hadis-i şerifleri araba ile camiye gitmenin yanlış bir davranış olacağını beyan etmektedir. Zira "yürüyerek" vurgusu yapılmıştır.

Bu hadisten de anlaşılacağı üzere Müslümanların hiç olmasa camiye gidiş gelişlerinde bir hareketlilik, bir yürüyüş sağlanması ve fiziksel hareketsizliğin olduğu sedanter hayat içerisinde bulunmaması yönünde bir tavsiye vardır. Hareketlilik için, uzak camiyi tercih edip bir kaç adım fazla atmaya teşvik için ödül (sevap) verilmesine rağmen tembellik göstermek nasıl izah edilebilir ki?

Ezcümle, sedanter yaşam kötü bir yaşam tarzıdır vesselam...

Afiyette kalın…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.