UA-89691712-1

Yaman çelişkilerin havada uçuşup, ve yaman adamların iş görür sıfatına haiz oldukları bir çağve devirde yaşıyoruz… Ekseriyet olarak yaşadığımız çağın hal-i hazırında; Emanet, adalet, sadakat, ehliyet, liyakat, dürüstlük ve emin olma gibi sıfatlarının yerini; ihanet, zulüm, arkadan vurma, becerisizlik, sahtekârlık ve güvensizlik gibi sıfatlara sahip olan bir güruhun, sömürü düzenbazlık ve talan politikalarınınaldığını ve böylesi bir tehlikeyle karşı karşıya olduğumuzdur.

Öyle ki söz konusu tayfalar, sözde ve kelam etmede çok usta ve hatip olup, insanları kolay ikna edebilme sanatını deruhte etmiş ve yüksek bir enerji ile ataklığa sahiptirler. Teorinin (söylemde) kahramanı ve Pratiğin (eylemin) fırıldağı olan bu tayfa; tam anlamıyla cambaz okulundan mezun olmuşlar gibi yüksek düzeyde yeteneklere sahiptirler… Onları yakından tanımayanlar, onların sözlerine çabuk kanar ve tuzaklarına bir av gibi düşüverirler…

Adamı ve arkası olmayanın,kolay kolay muhtar bile olamayacağı günümüzde, ama arkasında büyük bir oy potansiyelinin söz konusu olduğu kimselerin; hak etmedikleri ve işin ehli olmadıkları halde, yüksek makam ve mevkileri işgal ediyor olmaları; yaşadığımız dünyada toplum ve toplumların, neden bir türlü sıkıntılardan kurtulamadıklarını, anlamak için yeterli bir delil olsa gerek…

Bakınız mübarek Ramazan ayı gelip, rahmetiklimiyle kuşattı bizi. Bu günden sonra tüm Tv. Programlarına dikkat edin; doksan derecelik bir çarkla dönüşyapıp (çizgisi beli olan istisnalar hariç) nasılda dindar görünüp ve din içerikli programlar yapacaklarına şahit olacaksınız! İyilikten, yardım severlikten, başkalarına merhamet etmekten öyle dem vuracaklar ki; nerdeyse insanların nezdinde, yahu bunların üstlerine adam yoktur gibi biralgı oluştururlar. Peki, hakikatten bu tür zerzevatlar hep böyle midirler? Bir bakarsınız Ramazan ayının bitmesiyle birlikte, söz konusu tayfanın da dindarlığı gitti, yeniden dini-dar olmaya, İslam’a ve Müslümanlara karşı cephe almaya başladıklarını göreceksiniz…

İşte bundan dolayıbu gibilere, boşuna; teori kahramanları ve pratiğin fırıldakları denilmemiştir. Bunların genetiğinde; Araf’ta ve arada kalıp kararsızlıkla bocalamak, ama menfaatleri söz konusu olunca da, yapamayacakları iş, kıramayacakları kapı ve çeviremeyecekleri dolap yoktur, anlayışı yatmaktadır !... Hâlbuki İslam’a gönül verip Tevhid akidesine inanmış olan fertlerin ve toplumların; şartlar ne olursa olsun, hiçbir zaman inandıkları yoldan, değer yargılarından ödün vermemek, inanç ve ilimlerinin şerefini de hiç kimseye çiğnetmemek, onların en büyük şiarıdır…

Yanardöner olmak, kılıktan kılığa girmek, her ayağa uymak ve her kesimin hoşnutluğunu almak için kıvırmak; izzet yerine zilleti prensip edinen ucuz ve uçuk kimselerin meşrebidir!...Ne yazık ki, günümüzde ve yaşadığımız toplumda; bunların sayısı da bir hayli kabarıktır. Bu tayfanın değişik yol ve yöntemleri vardır. Bunlardan birisi belki de en belirgini; geçmişte “pirlerinden” aldıkları görev ve nöbeti nesilden nesle devretme işinden asla vaz geçmemeleridir. Çünkü bu düşünce onlar için, akıl babalarının yolunda mühim bir iz düşümtakibi ve görev telakisi olduğundan dolayı; iki asırdan bu yana, hep aynı taktik ve yöntemlerle hareket etmişler etmektedirler…

Geçmişin saklanmışgizli kalmış olan gerçek tarihi vesikaların, üstünün birileri tarafından hep örtülmesi; bu gibilerin iş ve görevlerini kolaylaştırmaktadır. Bir asır gerilere gidildiğinde, ithal bir neslin; kasıtlı olarak yerli olanıyla karıştırılmış olduğunu ve bu yolda hiçbir fedakârlıktan kaçınılmadığı görülecektir… Asimile ve soykırım politikalarıyla, insanlar hizaya getirilmeye çalışılmış; gerçek vatanperver insanlar potansiyel suçlu ilan edilmekle, sahte kahramanlar ile eylemde fırıldak olanların önü açılmıştır!...

Yeni Yetişmekte olan nesiller, tarihte olup bitenleri genellikle merak etmedikleri için; ellerine tarih diye tutuşturulan çakma vesikalara kanıp; ecdadına ve geçmişine düşman kesilmektedirler. Öyle ki, insanlık bu gün; teoride kahramanlık taslayıp pratikte cambaz ve fırıldak olan kalabalık bir zümrenin tehlike ve tehditleriyle karşı karşıyadır… İsim ve unvanları boyunlarının ölçüsünden uzun olan, söz konusu ithal zümrenin, tehlike ve tuzaklarına dikkat çekmek istedik… Selam ve dua ile. Hayırlı iftarlar.

13 Mayıs 2019. 8 Ramazan 1440.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.