Her şeyin bir başlangıcı ve sonu vardır.Tıpkı buz kesensoğuğun, yerini yakıcı sıcağa bırakmasıveya sık ormanlıkların yerini uçsuzbucaksız çöllerin alması gibi. Peki ya geleceğimiz ve geleceğimizle ilgilikurduğumuz hayaller, onlarda bir gün ormanlar gibi yok olup gidecek mi? Ya dadaha kötüsü gerçekleşmesini deli gibi arzuladığımız hayallerimizi yaşadığımıztopluma ve onların katı geleneklerine kurban edip bile isteye onlardan vaz mıgeçeceğiz? Toplumsal değerler adına örf-adet dediğimiz gelenekler her zamanolmuştur olacaktır da. Hatta eğitim kurumlarında derslere konu olmuştur. Birtoplum değerleriyle ve gelenekleriyle ayakta durur. Hep böyle anlatılır ve bilinir. Fakat toplumun değerlerine verilen önemve bunların dile getirildiği kadar, hiçbir zaman toplumun neden olduğutahribatlar, çöküşler kararan yok olan hayatlar yeteri kadar dillegetirilmemiştir. Hak edilmeyen anlık ölümler,acı ve gözyaşı, hak edilmeyen biryaşantı biçimi ve benzeri hep arka plana atılmış veyahut önemsenmemiş/görmezdengelinmiştir. Oysaki bir toplum artıları kadar eksileriyle de değerlendirilmeli vebu eksilerin üstü kapatılmamalı. Sağlıklı bir toplum, huzurlu bir yaşam için buçağın standartlarına uygunbir metot uygulanmalıdır.

Hala çoğu yerde insan onurunu zedeleyen geleneklerin hakimolduğunu görüyoruz. Gelenekleri eleştirirken tabi ki insan fıtratına tersdüşmeyen koca bir tecrübeyi kastetmiyoruz.Fakat diğer taraftan bu geleneklerbir insanın hayatını nasıl yaşayacağını, kiminle evleneceğini, kaç çocukyapacağını, yeri geldiğinde törelerin kurallarıyla ölümünün ne zaman ve neşekilde olacağına bile karar kılan, geri kalmış, insanlıktan uzakgelenekler insanve toplum için tehlikeden başka bir şey arz etmiyor bence. Hiçbir insan veyatopluluk -buna bizim dünyaya gelmemize vesile olan anne, babalarımızda dahil-hayatımızın her alanına müdahale etme hakkına sahip değildir. Tabi ki aileninve toplumun hayatımızda yeri önemlidir, ama yaşama şeklimizden, neyi nasıl düşüneceğimizekadar her şeyimiz hakkında karar vermemeliler. Bir insan içinen kötü durumkendi kararlarını kendisinin vermemesi ve kendini yönetemez olması değil midir?Her insan bir şahsiyettir. Kendi fikirleri toplumca kabul görmez, fikridolayısıyla toplumdan dışlanır korkusuyla kendi istekleri dışında bir hayatıyaşamaya kendini mecbur hissedip hayatını karartan nice insanlar var kim bilir?

Gelelim toplumun mihenk taşı olan ailelerin kurucusuannelere. Annelerimizin, geçmişten günümüze kendilerine biçilen rolün gerektirdiğigibi, gerek isteyerek gerekzoraki bu rollerini kusursuzca oynamaları ne kadarverimsizdir. Kaçı bu hayatı seçti, kaçı bu yaşam şeklinden memnun? Kim kendidüşüncelerinin hiçbir anlam ifade etmediği bir hayattan memnun olabilir ki!

Ataerkil toplum değerlerininhakim olduğu yerlerde kadınınsözü geçmez, kadın eksiktir, acizdir. Çaresizce bunu kabullenen kadın yababaya, yada kocaya boyun eğer. Kadın ekonomik olarak hep güçsüzdür.Birilerinin sahip çıkmasına hep muhtaçtır. Onların dilediği gibi giyinir,davranır ve düşünür. Kendi kararını yaşadığı ortama göre verir. Aksi halde yaölür yada -daha iyi bir ihtimal- toplumdan dışlanır ve bir ömür bununlayüzleşmek zorunda kalır. Toplumsaldeğerlerimiz, milletçe övündüğümüz hoşgörümüz, iyi kalpliliğimiz. Yoksa bunlararasında kadınlar yok muydu? Ya da bu durumun istisnası kadınlarmı?  Bu zulüm değil de nedir? Her güngözlerimizin önünde kadın şiddete maruz kalıyor, haksızca öldürülüyor.Günümüzde toplum öyle bir hale geldi ki, insanın hemcinsine yaptığını enyırtıcı hayvan bile yapmaz. Hal böyle olunca huzurdan, güvenden, hoşgörüden sözetmek mümkün değil. Daha iyi bir toplum, daha mutlu bir toplum için birtoplumsal seferberlik gerekli. Bir toplum kendi nefsinde olanı değiştirmedikçeAllah onların durumunu değiştirmez.

 Aysel ÖZDEMİR

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.