Hüseyin Peyda, gerçek adı Hüseyin Örmen. 1920 yılında Şanlıurfa Eyyübiye'de ticaretle uğraşan varlıklı bir ailenin oğlu olarak dünyaya geldi. Babasını küçük yaşta kaybetti. Lise öğrenimini önce Diyarbakır, sonra Haydarpaşa Lisesinde devam ettirdi. İstanbul Üniversitesinde önce Hindoloji sonra Felsefe eğitimine kayıt yapar fakat ikisini de tamamlayamaz. Hayatı boyunca, sinema dışındaki tüm teşebbüsleri, tıpkı üniversite öğrenimi gibi yarıda ve sonuçsuz kalacaktır. Yıllar önce bir gazeteye verdiği röportajda şöyle anlatır: “Yaptığım işler bir koleksiyon gibidir. Koleksiyonu severim ama iş hayatındaki koleksiyonum tamamen zincirleme tesadüflerin eseridir.”

Öğrenim hayatı yarım kalınca İstanbul Şehremini de şehrin ilk çiğköfte dükkanını açar, ve lahmacun dükkanıyla devam eder ticaret hayatına. Bu arada evlenmiş, üç de çocuğu olmuştur. Ticaret hayatına Urfa’nın damak tadı lokanta serüveniyle devam eder, İstanbulluları lezzetli çiğköfte ve lahmacunla tanıştırır, dükkanın birini kapatır ötekini açar. Ticarette sürekli aç kapa serüveniyle mutlu olmayan Urfalı Hüseyin Örmen şansını bu kez sinema ile denemek ister ve karar verir sinema sektörüne girecek. Şansını bu kez de sinema sektöründe deneyecektir: “Sinemada kendime istikbal görüyordum. Fakat büyük bir sorun vardı. Akrabalarım ‘eğer bizim soyadımızı kullanırsan seni öldürürüz’ diye tehdit ettiler. O zamanlar sinema toplumun gözünde kötü bir işti. Hele bir de Doğu insanıysanız tamamen uzak durmalıydınız.”

Ailesinin dinlemez ve yoluna yeni bir isimle devam etmeye karar verir. “Gitti Hüseyin Örmen, geldi Hüseyin Peyda.”

Kendi film şirketini kurdu ve ilk filmini kendi memleketi Şanlıurfa'da çekecekti.

Peyda hiç vakit kaybetmeden ilk senaryosunu kaleme alır. Bir doğu hikâyesi çekecektir. 1950’de yönetmenliğini, senaristliğini, yapımcılığını ve başrol oyunculuğunu üstlendiği Söyleyin Anama Ağlamasın filmi için kolları sıvar. “Gittik Urfa’da çektik. Büyük zorluklarda çektik tabii. O günlerin Urfa’sı küçük bir yerdi. Ailem tanınmış bir aile olmasaydı bu filmi çok zor çekerdik. Profesyonel bir ekibimiz yoktu. Oradan bulduğumuz yerli insanlar prodüksiyona baktılar, asistanlık yaptılar.”

Film o yıl çok büyük ilgi gördü sinemalarda, rekor izleyiciye ulaştı. Hüseyin Peyda yoğun ilgiden cesaret alarak ikinci filmi için kolları sıvadı ve ikinci filmini de memleketi Urfa'da çekmeye karar verdi: "Mezarımı Taştan Oyun adını koyduğum senaryoyu yazdıktan sonra kollarımı sıvadım. Hüseyin Kazasgil adıyla senaryoyu, Hüseyin Örmen adıyla rejisörlüğü, Hüseyin Peyda adıyla da filmin baş artistliğini yaparak işe başladım.”

Mezarımı Taştan Oyun filminde, bir toprak ağasının, Abdo Ağa’nın hayatı anlatılmaktadır. Mezarımı Taştan Oyun, önceki filme göre büyük bir hasılat getirir. Hüseyin Peyda, filmdeki Abdo Bey tiplemesiyle Türk sinema tarihine geçer. Mezarımı Taştan Oyun, Anadolu’da 10 yıl boyunca gösterilir. Peyda, çıkış filmini çektiğinde henüz 28 yaşındadır. Filmin Diyarbakırlı prodüksiyon müdürüyse ilginç biridir, cinayetten 18 yıl yatmış, hapisten yeni çıkmıştır. Hüseyin Peyda özellikle seçmiş, inanmış ve güvenmiş... Urfa yöresine ait bir türküden yola çıkarak Atıf Yılmaz ve Hüseyin Peyda’nın yaptığı filmde Türkiye tarihinde ilk kez Kürtler adları anılmasa da başrole çıkıyor. Atıf Yılmaz’ın anlatımıyla “Abdo Ağa film piyasasına düşer düşmez ses getirir. Peyda başında örtüsü, sırmalı giysileri ve çizmeleriyle yeni bir tip getirir sinemaya”.

Mezarımı Taştan Oyun türküsü Kürtçe bir ağıttan Türkçeye çevrilmiş ve TRT arşivlerinde bu şekilde yerini almış; tıpkı Doğu ve Güneydoğu bölgelerinden derlenen birçok türkü gibi...

Hüseyin Peyda çoğunlukla Cüneyt Arkın'la oynamıştır filmlerde. Cüneyt Arkın'ın birçok filminde rol alan Hüseyin Peyda filmlerinin çoğunda kötü adam karakterlerini canlandırdı. Oynadığı birçok filmde, sigarayı serçe parmağının arasına sıkıştırarak tutan, renkli gözlü, kötü karakterlerin değişilmez oyuncusu. Hain, gaddar, sinsi, zalim mafya babası rolleri oynadı. Karizmatik sakalı ile dikkat çekti. Bastonu ise bu abideyi taçlandırıyordu. Kendi kendine yarattığı bu karakter ile tanındı. Kazandığı paralarla kendi filmlerini yönetmeye başladı. Aynı zamanda bu filmlerde oynuyordu.

Peyda sinemaya sadece yıllarını ve parasını değil bir gözünü de vermiştir. Pek bilinmeyen bu hadiseyi bir Gazeteciye şöyle anlatır: “1973 senesinde Hülya Koçyiğit ile Yedikule Zindanları’nda Rabia filminin bir sahnesini çekiyorduk. Kullanılan ark lambaları ultraviyole ışınları yayıyordu. Ancak önünde cam olduğu ve ışınların zararını önlediği için kullanabiliyorduk. Cam kırılmış, ultraviyole ışını direk olarak gözümüze gelmişti. Hülya Koçyiğit ve ben birimiz sol gözümüzü, birimiz sağ gözümüzü kaybetme tehlikesi ile karşı karşıya kaldık. Üç gün bir şey göremedim. İş kazası deyip geçtik, sigorta yok, herhangi bir güvencemiz de yoktu o zamanlar.”

Hülya Koçyiğit iyileşir ancak Peyda bu kazadan sonra tek gözünü kaybeder…

Urfalı Hüseyin Peyda, Türkiye Sinema Tarihinde 211 filmde oynayarak rekor kırmıştır...

Hüseyin Peyda, 30 Temmuz 1990'da 70 yaşındayken akciğer kanseri tedavisi gördüğü Haydarpaşa Numune Hastanesi'nde hayatını kaybeder ve Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedilir.

Dün Urfalı Hüseyin Peyda'nın ölüm yıldönümüydü, bu vesileyle kendisini saygıyla anıyor ve Urfa’nın genç kuşağına tekrar hatırlatmak istedim. Dilerim Urfa' da bir caddeye ismi verilir ve şehrin güzel bir yerine anıt heykeli dikilir. Değerlerimizi unutmayalım. Unutmak, şehrin kültürünü yok eder. Şehrimizi sevmek, değerlerine sahip çıkarak anlam kazanır...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Oğuzhan 12 ay önce

Allah rahmet eylesin mekanı cennet olur inşAllah

Avatar
Salih 12 ay önce

Çok emeği olmuş geçmiş hayatta çok mücadeleciymiş zorluklarala ayakta durmuş Allah mekanını cennet eylesin yakınlarına sabır versin ben hayatını okudum çok üzüldüm saygılarımla anıyorum☺️☺️

Avatar
Murat Reşit ozan 12 ay önce

Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun inşAllah