Davadelisi adamlar vardı ve sonra davalarını kucaklayıp gidenler. Terk edenler, sürüklenenler,yolda dökülenler…Yola çıkanlar vardı, sonra yolda gördüklerinin cazibesinekapılıp yoldan çıkanlar, yol kesiciler...Dava, değer, fikir, misyon her geçengün daha da azalıyordu. Yeminlerin edildiği salonlar tenhalaşıyordu.Baş tacıedilmesi gereken değerlere basılarak yürünen bir yol vardı artık. Misyonunyerini vizyon alıyordu ve sonra komisyon…Dava geliyordu dile sonravazgeçiliyordu davadan.

Oysabir gün diyorduk, kahrolacak diyorduk, bitecek bizi bitiren her ne var ise.Bitiriyordu,tüketiyordu bizi, kahrediyordu kahrolasıcalar...Hareketimiz mesuliyet hareketi,davamız hayatımızı hakka uydurma davasıydı.İdealimiz Asımın nesliydi. Yaşamazevki değil yaşatma aşkıydı derdimiz. Oysa yaşama aşkı almıştı bizi bizden.Siyasetçirkefti, insanların birbirini yediği, insanların alınıp satıldığı yerdi.Tüketiyordu asımın neslini. Haysiyet kazandırılmalıydı, doğru ancak haysiyetlerinterkedildiği alan olmuştu siyaset. Siyasanın ve piyasanın şartlarına kurbanediliyordu her şey. Mazi her an peşimizdeydi. Ve bırakmıyordu yakalarımızı.Nemaziye dönebiliyorduk ne yeni hayat mutlu kılabiliyordu bizi… “Yürünebilenbütün yollara” girerek kaybolduk. Dar ve uzun yollara talip olmalıydık oysa.


Bir yerde, birçok yerde hata yapmış idik. Sofralarımızdan melekler, dilimizdenAllah uzaklaştı.Değerlerle yürümekten bahsedenler, değerleriyle yürütmeyebaşlamıştı. İman, ibadet, fikir, değer; dudak bükülen şeyler halini almıştıartık...Kendimiz yapmıştık, kendimiz kendimizden uzaklaşmıştık, mutlu muydukpeki? Mutsuzduk, zira mutmain değildi yüreğimiz, uğruna değerlerimizi terkettiğimiz yeni hayatın bütün dünyalıkları, bütün “güzel”likleri bizi mutlukılamıyordu, huzursuzduk…

Yenidenbaşlamalıydık şiire; Rabbiyesir. VelatuasirRabbi temmimBilhayr… Nesli tükenmişkuşlar olarak da görülsek yürümeliydik. Hayatta; paradan, makamdan, kariyerdendaha değerli şeyler lazımdı, bize yol lazımdı, yoldaş lazımdı. O yüzden yoldaolmalıydık, Umuda yol bulmalıydık. Yeniden yola koyulmalıydık. Fikir ruhcephesinde yeniden bir mücadeleye başlamalıydık. Hukukumuz ve ahlâkımızla,ilmimiz ve sanatımızla; bizim benliğimizin mimarı olacak güzide fedakâr birzümrenin oluşması için yeniden Bismillah demeliydik.


“Sabahı beklemeyiniz dostum, geceden yola çıkınız. Olur ki uyuyakalırsınız.Sırtınızdaki çıkında ebedi gayenin dürülmüş azıkları varsa ne mutlu size. Geceserindir, yapraklarından süzülen yel, gözlerindeki yaşları kuruturken ruhunuzdakâinatın derin sessizliğini taşıyarak sabaha doğru yürüyüp fecri başlatınız…

Cemiyetinvahşi, zehirli bitkilerle dolu, her dalında uğursuz baykuşların manasıztelkinler yaptığı sık ağaçlı ormanlarında çetin yolculuklarının başlangıcısabahı bekleyemeyiz. Sabahı beklemek öğleni, öğleni beklemek akşamı, akşamı beklemekbir ruh gevşekliğini doğurur.

Beynimizitırmalayan zaruretleri mi hatırlatıyorsunuz. Evet, hayatın zaruretleriayaklarımıza dolanmış zincirlerdir ve ıstıraplarımıza çeşni katarlar. Fakat buvahşi sahayı geçmek için hiçbir zaruret kâfibir mazaret değildir. Ruhumuzualdatmayalım ebedi gayeye ihanet etmiş oluruz.

Durduğumuznokta inançlarımızın eskidiğini, yabancılaştığını hiç tecrübe etmediniz mi? Enacı kayıp budur; gerilemiş ruhların mütemadiyen tavizler vererek hayatla,zaruretle uyuşmaları…Filozofun öğüdü bütün hayatımızda takip edeceğimiz enesaslı metottur; “Uzun yolu seçiniz...”

Evet,uzun yolu seçeceğiz; Ne mevki makam, nepara servet, ne siyasa ve piyasa… Bir yol… Bir yoldaş… Uzun yola talibiz… Seferde içimizde, Tahammül de...  Mustafa Kutlu’nun “Ya tahammül Ya Sefer”  Kitabından esinlenerek tarafımızca yapılandüzenleme ve derlemeler ile oluşmuş olan yazımızı, kitabın okunmasının tavsiyeederek sonlandıralım vesselam. [email protected]

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.