Hepiniz ari ırksınız

Dedeleriniz, dedelerinizin babası, babasının babası, onun dedesi bu şehrin efendileri sahipleri miydi?

Daha önce bu biricik şehriniz güllük, gülistanlıktı öyle mi?

Yalan yoktu!

Riya yoktu!

Hırlı yoktu!

Hırsız yoktu!

Hepiniz abide meydanın ortasına dikilmiş birer namus adideler idiniz öyle mi?

Ticaretten en çok siz anlar ticaretin en güzelini siz yapardınız.

Yaptığınız o ticarete de maazallah hiç hile hurda karıştırmazdınız.

Tefecilik mi?

O da ne ki…

İlk defa duyduğunuz bir kelime olsa gerek.

Birilerinin evini ocağını incir ağacı dikmediniz

Yaratıcı sizi mükemmel yaratmış ve siz hiç bozulmadan toplum içersinde birer melek mertebesinde âlemin numuneleri olarak yaşıyordunuz!

Her şeyin iyisini bilen pek tabi ki sizlerdiniz(!)

En doğru

En dürüst olanlar sizlerdiniz.

Namus mu?

O da ne ki

Başkasının karısına kızına bakmak, laf atmak, baştan aşağı süzmek…

‘Bunlarda nedir…’  Diye birilerinin size tercüme etmesini beklerdiniz öyle mi?

Saftınız, günahsızdınız, ananızdan doğmuş gibi tertemiz yaşayıp gidiyordunuz bu şehirde!

Çalmak, çırpmak, helale haram katmak sizin kitabınızda sizin lügatiniz da yoktu zaten!

Hatta İsa Peygamber;

‘ ilk taşı günahsız olanınız atsın…’ dediğinde hepiniz birden öne atılarak taşlara yapıştınız, onları günahkâr diye seçtiğiniz muhacirlerin üzerine fırlatınız!

Onlar da kim?

Suriyeliler…

Suriyeliler de kim?

Suriyeliler mi…sınırın bu tarafından ıslık çalsak öbür tarafta sesimizi duyacak olanlara verile isim.

Savaştan, yokluktan, ölümden, kaçıp buralara sığınanların öteki adıdır Suriyeli!

Canlarını kurtarmak için Çoluğunu çocuğunu sırtlayıp kilometrelerce yol yürüyüp gelenlerin adıdır Suriyeli!

Halep’ten, Şam’dan, Hama’dan,Humus’tan, Rakka’dan,Deyrzordan,Kobani’denvs.kaçıp gelenlerin ismidir Suriyeli!

Misket bombasından,

Hidrojen bombasından,

Hardal gazından kaçıp gelenMüslüman kardeşlerimizin adıdır Suriyeli!

Ama biz ne yaptık?

Önce karılarını, kızlarını, meçli saçlarını, giyim kuşamlarını, rujlarını,rötuşlarını süzdük onları giyim kuşamları ile yargılamaya çalıştık!

‘Bunlar mı mağdur, la bunlar düğün salonundan geli…’ Dedik…

Sonra mı?

Kendi vatanın bırakıp kaçmış hainler olarak onları damgaladık!

Bunları götürün OSO ile beraber savaşsınlar dedik.

Neredeyse elliye yakınörgütün olduğu,

Kimin dost, kimin düşman olduğu belli olmayan bir yerde kalıp savaşmalarını… Yoksa onları vatan haini ilan edip rezil edeceğimizi söyledik.

Şimdi kalkmış;

‘Onlar geldi şehir bozuldu...’ diyorsunuzöyle mi?

Hırsız olan onlar!

Namussuz olan onlar!

Dürüst olmayan onlar!

Tefeci olan onlar!

Yalancı olan onlar!

Talancı olan onlar!

Dürüst olmayan onlar!

Adil olmayan onlar!

Alın terinizi sömürenler onlar!

Bu şehri bozanlar onlar!

Vurup elinizden ekmeğinizi alanlar onlar!

Yaptığı işin parasını ödememek için, bin dereden su getirenler onlar!

Haramzade olanlar onlar öyle mi?

Devletin verdiği üç beş kuruşu çok görüp;

‘ onları biz besliyoruz!’  deyip,bizi açlıkla, sefaletle tehdit edenler onlar öyle mi?

Hastanede muayene olurken para ödemediği için göze batanlar, suçlananlar, itilen kakılanlar…

Böyle giderse bunlar bizi ‘ şehrimizden sürerler!’ deyip onları psikolojik baskı kuranlar onlar öyle mi?

Bu şehir bunu hak etmiyor arkadaşlar.

Bir/az tarih okuyun,Tarih!

Geçen asrın tam da bu yılların denk gelen bir zaman diliminde,

Burada savaştan kaçan

Tehcir edilen

Hatta cumhuriyet döneminde;

Şapka takmasın diye Halep’e Şama ve diğer yerlere gideniçersin de hiç mi sizin;

Dedeniz, dedeleriniz, atalarınız, amcalarınız, dayılarınız, halalarınız, teyzeleriniz yoktu?

Az bu Tarihi üstünkörü de olsa,hiç karıştırdınız mı?

Ben acaba nereden bu topraklara gelmişim dediniz mi kendi kendinize?

Merak etmeyin sürprizle karşılaşırsanız tekrar kitabı kapatıp kaldığınız yerden hayata devam edin.

Tabi vicdanınız sizi rahat bırakırsa… Ki bırakacağını zan etmiyorum.

Gelin;  ‘ Allah herkese yardım etsin!’ deyin çıkın işin içinden.

Birilerinin çağrılarına kulak asarak suçsuz günahsız bu muhacirleri yargısız infaz etmeyin.

Suçları, günahları varsa zaten gereken yapılır yoksa bu muameleyi bu insanlara reva görmeyin.

Kim ister ki; vatanından, yerinden, yurdundan, malından, mülkünden, tarlasından tapanından ayrılsın.

Ölüm korkusu hiçbir şeyin karşılığı değildir.

Ne malın,

Ne mülkün

Hatta ve hatta evladın bile…

Lütfen ateş olup birilerinin canına yapışmayın

Sonra o ateş sizi de yakar haberiniz olsun!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.