EZBER BELEDİYECİLİK

M. BAHADDİN YETKİN
M. BAHADDİN YETKİN

Belediyeler ezberlemiş gibi müze, kültür merkezi ve kütüphane yaptırmakla meşgul.

Bir yeri müze olarak tanımlayabilmeniz için, sergilenen eserlerin, kazılarda bulunmuş sanat ve bilim yapıtları olması gerekir. Bu vasıfta müzelerimiz zaten her gerektiği yerde var ve işliyor.

Ancak şimdi bakıyorsunuz birkaç tencere, birkaç ocak ile “mutfak müzesi” denilen bir yer yapılıyor ya da bir yapı dönüştürülüp levha asılıyor. Burası olsa olsa mikro kredi programları amaçlı kullanılan bir lokanta olur. Müze olmaz.

Ya da bir şarkıcının birkaç takım elbisesi ile “bilmem kim müzesi” açılıyor.

-Ne ile? Elbette kamu parasıyla.

-Ne zaman? Millete “tasarruf edin” denildiği bu sıkıntılı zamanda.

-Nasıl? Devasa şatafatlı açılışlar ve abartı lütuf duygularıyla.

-Kim tarafından? Milletin asli işlerini tamamlayamayan belediyeler tarafından.

Bırakın o sanatçının ailesi veya hayranları çok istiyorsa yaşadığı evi bir “anı evi” haline getirirse getirsin.

Diğer bir konu; kültür merkezi.

Kültürle uzaktan yakından alakası olmayan kimselerin istihdam edildiği “kültür merkezleri” açılıyor.

Ne kültürlü bir kimse çağrılır ne de kültür aşılayacak bir ortam oluşturulur.

Devasa binalar, tabelalar, reklamlar, tefrişatlar ve bolca istihdam edilen yakınlar. Ardından da, bol miktarda sabit gider.

Tabi en güzel ve lüks kısmı da “Başkanlık makamı” olmazsa olmaz. Başkanın bir dizi makam odası olsa bile illa bir tane daha yapılır.

-Ne zaman? Millete tasarruf yapın denilen bu en sıkıntılı günlerimizde.

-Ne ile? Elbette kamu kaynağı ile.

-Kim tarafından? Belediyeler tarafından.

-Nasıl? Her işini bitirmiş tıpkı Kopenhag belediyesi havasında.

Üçüncü ezber ise kütüphane.

Çağımız “dijital çağı” olduğu halde devasa kütüphaneler yapılır. Her yerde bulunan sıradan kitaplar doldurulur. Kapağı açılmadan yıllarca tozu alınıp durulur. Tabi bir sürü insan, araç, enerji sarf edilir.

Oysa,

Okuyan herkes, artık dijital dünyada istediği kaynağı ve alternatiflerini anında bulabiliyor.

Bir belediye çıkıp dese, “dijital kütüphane derlemesi yapıyoruz” inanın çok daha faydalı ve ucuza mal eder. Üstelik sabit gideri de mobil uygulama üzerindeki ufak birkaç reklamla karşılanır.

Ama hala 1900’lerin başındaymışız gibi devasa kütüphaneler inşa ediyoruz. Üstelik bulunmayan nadir eserlerin konulduğu kütüphaneler değil. Gayet sıradan, her yerde ulaşılabilen kitapları kolilerle alıp istifliyoruz. Ne okuyanı var ne de arayanı.

Kurtulalım bu “ezbercilikten” ve “aklı gözünde” hareketlerden. Çağımız dijital bir çağ, ayak uydurmaya çalışalım. Paslanmış fikir sahiplerinden ve ezberlerinden kurtulalım. İçinden geçtiğimiz süreç, ekonomik olarak israflara göğüs geremeyeceğimiz kadar hassas bir süreç.

Lütfen!

Biraz akıl, Biraz akıllı kimselerle meşveret.

- Gazete İpekyol, M. BAHADDİN YETKİN tarafından kaleme alındı
https://www.gazeteipekyol.com/makale/9310365/m-bahaddin-yetkin/ezber-belediyecilik