Nietzsche, uçurumun içine bakarsan uçurum da senin içine bakar, demiş. Bu anlatımla, kötüye giden gidişatı düzeltmek adına, bende Şanlıurfa uçurumunun içine baktım. O da bana baktı. Ve netice itibariyle de adeta kaynaştık. Aslında benim için bu duruş, bu karşılaşma ve şehrin sorunlarıyla hem hal olma ihtiyacım hiç bitmedi. Değişen dünyanın kendi içerisinde oluşturduğu uçurumlar değiştikçe bunlara getirilen çözüm önerme biçimleri de değişmiş, çözümün şehrin içerisinde ve dışarısında kapsadığı kesimler de buna bağlı olarak farklılaşmıştır. Sadece içerdeki çıkarları gözetmekle de toplumsal anlamda sorunlara çare bulmuş değiliz.

Her alanda modayı takip eden sürü içgüdülerine göre hareket eden bir gençlik yerine, hayallerinde hangi kavramanın yaşadığını ve gelecek için hangi görevleri yerine getirmesi gerektiğinin bilincinde olan bir gençliğe ihtiyacımız var. Başka alternatifimiz yok eğitime yapılan harcamalar artırılmalı Her şeyden önce hükümete, ama aynı zamanda yerel yönetimlere, okul müdürlerine ve öğretmenlere... Okul yılının başlangıcı vesilesiyle, bir birey olarak birkaç talepte bulunmak istedim. Alternatif yok. Eğitim harcamaları artırılmalıdır. Toplum olarak bugün de yarın da hepimizin yararlanacağı ve sosyal sermayemizi güçlendiren yatırımları düşünme zamanı geldi. Bu uzun vadeli yatırımlardan biri de eğitimdir.

Bunun için biz gençlere çok önemli görevler düşmektedir. Yeni dünya görüşlerine,  yeni yaşam biçimlerine bağlı yeni hedeflerin ve açılımların peşinden koşmamız gerekir. Yarınlara daha güzel bir gelecek bırakmak için umutlarımızı şekillendirmek adına yeni bir sürece girmemiz gerekir. Şehrimizin kendine has tarihsel kimliğinin iflas etmemesi için amaçlanan hedeflere ve öne sürülen düşüncelere doğru yol almak gerek. Aksi halde, bu içine kapanışlar, geleceğe umutsuzca bakışlar ve en önemlisi de okuryazarlık durumunun içimizde açtığı derin uçurumlar bizleri tarih sahnesinden süpürecektir. Bunun için çok ciddi çareler aramamız gerekir. Böyle bir atmosferdeki her genç, tıpkı uçurumdan aşağıya yuvarlanmak üzereyken bir kaya parçasını ya da bir ağaç kökünü yakalayarak yaşama tutunmaya çalışan bir insanın ruh haline bürünmelidir. Bu ölüm-kalım durumundan kurtulma problemi için biz gençler olarak yeni beyin fırtınaları gerçekleştirmemiz gerekir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.