UA-89691712-1

Yiyecek ve İçecek üretimi ve hizmeti sunan işletmelerdehijyen ve temizlik en üst düzeyde olması gereken bir durumdur. Ancak bazenböyle olmuyor. Hemen hemen hepimiz bir kahvehanede özellikle de sularınakmadığı bir günde taşınan bir kova suyun içinde çay bardaklarının nasılyıkandığını ve aynı suda durulandığına şahit olmuşuzdur. Ellerini saçlarınıniçinde dolaştıran, burnu ile uğraşıp da tekrar işine devam eden tatlıcıları,pazarda veya şıra pazarında parmağını bir kaç kez yoğurt kovasına daldırıpağzına koyan, sözüm ona ekşiliğini test eden insanları ve bu hareketi yapmayamüsaade eden hatta teşvik eden satıcıları ya da bazı ekmek fırınlarında ekmekyoğurma ünitesinin durumunu, hamur işlenen tezgahın kirliliğini, lahmacun yaptıktansonra ellerini önlüğü ile silerek ekmek yapmaya devam eden, ya da ekmeği,döneri, dürümü vs. parmağını ağzına götürüp dili ile yaladıktan sonra bariz birşekilde tükürüğünün ıslaklığı görünen kağıt parçasına saran, görmüşüzdür. Hattaöyle ki parmağını yalamak suretiyle tükürüğü ile ıslattığı kâğıt sıcacık ekmeksarılı olduğu halde uzun süre ıslak kaldığını hepimiz biliyoruz. Oysa pulsüngeri olarak bilinen son derece ucuz ve kullanımı kolay bir aparat sayesindeparmaklarını yalamadan ekmeği kâğıda sarmak mümkündür. Aslında Pul süngerininfırın, dönerci, köfteci, kebapçı gibi yiyecekleri kâğıda sararak ambalaj yapanyerlerde kullanımı zorunlu hale getirilmelidir diye düşünüyorum. ZiraTeknolojik gelişmeler, temizlik ve hijyenin sağlanması amacıyla üretilenmalzemelerdeki çeşitlilik ve bolluk ve bu malzemelerin ve teknolojilerinekonomik oluşunun yanında sağlığa uygun olmayan davranış ve fiillerin yapılmasıve temizliğin göz ardı edilmesi kabul edilebilir bir durum değildir.

Lokanta, pastane, çay ocağı, fırın, gibi yiyecek ve içecekhizmeti sunulan mekânlarda insanlar, yemekten ve yemekten alacağı lezzettenönce hijyen ve temizliği arzu eder. Yiyecek ve içecek üretiminde çalışankişilerin üretim sürecinde yaptıkları her iş insanların sağlığına direkt müdahaleanlamına gelir. Bu müdahale olumlu veya olumsuz olması üreticilerin kontrolüile mümkündür. Zira Hijyen ve temizliğin göz ardı edilmesi insan sağlığınınhiçe sayılması ve hatta ölüme götüren bir sürecin oluşturulması ve bu sürecehizmet edilmesi anlamına gelebilir.

Pasta tatlı ve şekerleme alanında çalışıp da kalfalıkeğitimi alan öğrencilerime bir Hijyen dersinde, işe başlarken işe göre giyinmekgerektiğini, bone maske ve bir kullanımlık steril eldiven kullanmak gerektiğinive bunun önemli olduğunu anlatıyordum ki, öğrencilerimden biri:

"Hocam eldivenle hamur yoğrulmaz ki... Ellerinitertemiz yıkadıktan sonra hamuru yoğursan ne olur ki?" dedi.

Bir başka öğrenci o nu destekler mahiyette:

"Hocam bizim buralarda bu anlattığınız fazla lüksegirer. Arkadaşlar arasında alay konusu olur. Bu sizin bahsettiğiniz durumlarbüyük imalathanelerde belki olur"

Bu durum karşısında anlatmaya devam etmemin pek de faydagetirmeyeceğini düşünerek derse ara verdim. Aradan sonra aynı konuya devametmeyerek başka bir konuda sohbet ettik. Böylece bir kaç ders geçti.  Bir ara:

"Arkadaşlar daha uzun bir zamanımız var, Biriniz bizemaharetini gösterip pasta yapsın. Bir de çay yapar sohbetimize devamederiz" dedim.

Bu teklifim hoşlarına gitti. Mutfağımda her anlatacağım konuile ilgili en azından uygulama yapacak miktarda un, yağ, şeker gibimateryalleri bulundururum. Hemen aralarında iş bölümü yapıp malzemelerihazırlamaya başladılar.  İnce bir manevraile hamuru eldiven ile yoğrulamayacağını savunan öğrencinin yoğurmasınıistedim. Memnuniyetle kabul etti. Hamuru yoğurmaya başladı. Yoğurma işleminedevam ederken

"Arkadaşlar müsaade ederseniz bende biraz yoğurayım”dedim.” Hem benim de emeğim karışsın istiyorum." deyip hazırlandım. Maske,önlük, bone ve eldiven giyerek hamuru yoğurmaya başladım.

Pastayı fırına verip pişirdik. Bu arada çay da hazırlandı.Oturup çay içmeye başladık. Her kes çayını alıp bir iki kurabiye yedikten sonraasıl amacımı açıkladım. Egzamalı olup kanamalı bir hal almış olan ellerimiöğrencilerime gösterip

"Arkadaşlar, ellerime iyi bakın, Sizin eliniz de buşekilde olabilir? Şimdi empati yapalım, ben eldiven kullanmadan hamurun içineelimi koysaydım bu kurabiyeleri yiyebilir miydiniz? Siz ürünlerinizihazırlarken, yaparken, bulaşıkları yıkarken müşterileriniz görmüyor diyeinsanların yiyeceklerine pislik bulaştırmak doğru olur mu? Onlar görmese bilebütün gözleri yaratan ve insana şah damarından daha yakın olan, her şeyi işitenve gören Yüce Allah'ın gördüğünü unutmamak gerekmez mi?"

Eldivenli ellerle hamur yoğurmanın zor olduğunu savunanöğrencim, biraz da mahcup bir eda ile geldi ve “doğrusu hamur yoğurmanız iyibir dersti “ dedi ve teşekkür etti.

Yüce Allah şöyle buyurur: "Ey iman edenler; sizeverdiğimiz rızıkların temiz olanlarından yeyin, şayet sadece Allah 'a ibadetediyorsanız ona şükredin" (Bakara, 72).

Başka bir ayet-i kerimede de: "Ey iman edenler! Allah'ın size helâl kıldığı güzel ve temiz şeyleri haram etmeyin, sınırı, aşmayın.Çünkü Allah, sınırı aşanları sevmez. Allah'ın size verdiği rızıklardan helâl vetemiz olarak yeyin ve inandığınız Allah 'tan korkun" (Mâide, 87-88)buyurmuştur. Sağlıcakla kalın

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.