Öne Çıkanlar haberler aşk ÇINARLAR memur belediye

İNTİHAR SEBEBİ, KAPİTALİZM!

Bugün dünyaya hükmeden Kapitalist ideolojinin kutsalı, adı üstünde capital (sermaye-mal)dır. Bu ideolojinin akidesi Laiklik, yönetim nizamı Demokrasi’dir. Ölçüsü fayda ve zarar; ahlakı bencilliktir. Ahiret inancı yok, Allah korkusu hiç yoktur. Mal-para kazanmak için her yol ona mubahtır. İnsanın kanı, canı, namusu, onuru, şerefi maddi bir karşılığı varsa kıymetlidir, yoksa yoktur. Bugün dünyada, adalet, düzen, güven, insanlık, ahlak, saygı, sevgi kalmadı diyorsak işte bu kapitalist ideoloji yüzündendir.

96 yıldır ülkemizde hüküm süren bu ideoloji toplumumuzu deprese etmekten başka bir şey yapmadı. En tepeden en aşağıya kadar Allah korkusunun yerleştirilmediği bir yönetim mekanizması ile idare olunuyoruz! İslami şahsiyetin oluşturulmadığı bir eğitim sistemiyle nesillerimiz yetişiyor! Kalleşçe arkasından vurulan müslümanları korumak için yerinden teprenmeyen bir ordumuz var! Hak ve hukuk bilmeyen bir toplumsal ilişki içerisindeyiz! Batı ahlakı ve kültürüne özenti bir çürümüşlükteyiz! Adaletli dağıtımdan uzak, altın kaplama etler yiyenlerin yanında, sokakta kalmışların, aç kalmışların, işsiz, parasız kalmışların umursanmadığı bir ekonomik sisteme sahibiz! Böylesine vahşi bir ideoloji bizi mutlu edebilir mi, ya da etti mi? Bu sorunun cevabını bize arka arkaya gerçekleşen toplu intiharlar versin!

Türkiye’de 48 saat içerisinde İstanbul ve Antalya’da iki farklı toplu intihar haberini hepimiz büyük bir üzüntüyle okuduk. İstanbul’daki toplu intiharda ikisi bayan dört kardeş hep birlikte siyanür içerek intihar ettiler. Yaşları sırasıyla 48, 54, 56 ve 60 idi. Mahallenin bakkalı, "Dört kardeş de aynı evde yaşıyorlardı 4'ü de bekârdı. Yalnız sıkıntıları, maddi sıkıntıları vardı. Başka kimseleri yoktu. Kardeşlerden biri müzik öğretmeniydi, diğeri kuryelik yapıyordu, diğerleri de evde oturuyorlardı. En son Cumartesi alışveriş yapmaya geldiğinde bana 'Maaşıma haciz koydular' dedi" dedi. Polisler incelemede kardeşlerin sabıkalarının olmadığını söyledi. Belliydi. Fakir, kimsesiz, kimseye zararları olmayan yaşlanmış Anadolu insanlarıydı. Hepsi bekârmış, belki de istemişler evlenmeyi ama evlenememişler. Kim bilir, belki de hayatlarını hep ertelemişler, ilerde daha iyi olur diye umut etmişlerdir. Sonunda umutları tükenmiş! Umut tükenince, ellerinde yaşamaya dair bir şey de kalmamış demekki… Doğru mu yaptılar? Hayır. Ama sürüklendiler!

48 saat içerisindeki diğer toplu intihar da Antalya’dan bir aile… Baba Şimşek (36), anneŞimşek'i (38) ve kızı (9) ile oğlu Şimşek'i (5) siyanürle zehirledi. Baba geride bıraktığı 2 sayfalık mektupta 9 aydır işsiz olduğunu ve maddi sıkıntılarla boğuştuğunu ifade ettikten sonra şunları yazmıştı: “Çok uzun zamandır kafamda kuruyordum. Kendimi öldürmem eşim ve çocuklarımı içinden çıkılmaz bir buhrana bunalıma sokabilirdi. Onları da yanımda götürmek en mantıklısı idi. Arkamızda kalanlar üzülecek, ağlayacak, sızlayacak sonrasında yavaş yavaş unutacaklar biliyorum. Çünkü büyükler her zaman söylerler 'Ne olursa ölene olur' diye. Bu söze istinaden canımdan bile çok sevdiğim eşim ve çocuklarımı bu kötü pis dünyada bırakamazdım. Sürekli dua ediyorum. Allah'ım bir mucize gönder diye. Bugün gözbebeğim canımın taa içi sevgili kızımı uyumaya götürdüm ve daha önce hiç olmadığı kadar sıkı ve uzun bir şekilde sarıldı bana. Yüreğim parçalandı.”

Bizim de yüreğimiz parçalandı!  Keşke yapmasaydın baba! Keşke bu kötü pis diye tarif ettiğin dünyada ümidini kaybetmeseydin, biraz daha sabretseydin!

Aynı hafta içerisinde 3 kişilik bir ailenin yine toplu intihar ettiği haberini duyduk. Ağır borç batağında olan baba kendisiyle beraber ailesinin de hayatına son verdi. Yapılan incelemede siyanür ile intihar ettikleri belirlenmiş. Ama bu tespit apaçık yanlış bir tespit! Çünkü intiharlarının sebebi siyanür değil, Kapitalizmdir!

Ardı ardına gelen bu toplu intiharlardan sonra Türkiye’de intihar vakaları ve sebepleri yoğun olarak tartışılmaya başladı.Kapitalizmin dünyada hüküm sürmesinden bu yana intihar vakalarında oranların hep arttığını görüyoruz. Bununla alakalı Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) verileri hiç de iç açıcı değil maalesef. TÜİK verilerine göre 2000’li yıllarda yılda 2000 üzerinde intihar vakaları gerçekleşirken, 2012’den sonra bu sayı 3000’lerin üzerine çıkmış. 2018 yılında Türkiye'de 3161 kişi hayatına son vermiş. Bu sayıgünde ortalama 8 kişinin intihar etmesi demek! Dünya üzerinde ise yılda yaklaşık 1 milyon kişi intihar ediyor. Her 40 saniyede bir kişi hayatına son veriyor. Türkiye, dünya çapında 100. sırada yer alıyor. Bu sıralamada Avrupa ülkeleri ve Amerika’dan geri olsak da, önemsenmeyecek kadar değil.

İntihar vakalarının sebeplerine baktığımızda, işsizlik, geçim sıkıntısı, hastalıklar ve ailevi geçimsizlik ilk sıralarda yer alıyor. İnsanı inançsal, fikirsel olarak tatmin edemeyen kapitalizm, maddi anlamda da tatmin edemiyor. Bu da doğal olarak maddi ve manevi doyumsuzluk oluşturuyor. Ailelerde tahammülsüzlüğe, evine ekmek götüremeyen babalarda bunalıma, gençlerde depresyona sürüklüyor. En çok intihar vakalarının büyük şehirlerde olması ve 4/3’ünün erkek olması bunu gösteriyor. Uzmanlara göre Türkiye’de intihara meyilli 1 milyon insan var. Bunun önlenmesi için ciddi önleyici çalışmaların yapılması gerektiği söyleniyor.

Kapitalizm ve ondan olan demokrasi insanları mutlu etmiyor, edemiyor. Batıdan gelen, beşer aklından çıkan bu sistemin insanlığı getirdiği durum ortadadır. Mutlu olmanın yolunu bize ancak insanı yaratan en iyi gösterir. İnsanı en iyi bilen, en doğru hayat rehberini sunabilir. İşte O, Allah’tır. İşte O’nun hayat rehberi İslam’dır. Yönetimde, eğitimde, sosyal hayatta, ahlaki kıymetlerde, ekonomide bize en doğru ve en adaletli çözümü ancak İslam sunabilir. İslam ile ancak yeniden bu topluma ve hatta dünyaya adalet, düzen, güven, insanlık, ahlak, saygı, sevgi gelir. İşte o zaman bizler içimizi parçalayan böylesine vakaları görmeyeceğiz Allah’ın izniyle.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Emin 3 hafta önce

Son dönemin kanayan yaralarından birine doğru bir çözüm eşliğinde parmak basmışmısınız.

Avatar
Behçet 3 hafta önce

Adeta sıradanlaşan intihar vakaları hakkında güzel yerlere değinmişsiniz

Avatar
İsmail 3 hafta önce

Farklı bir bakış..

Avatar
Hasan yavuz 3 hafta önce

Allah razı olsun güzel bir yazı

Avatar
Celil Hayri 3 hafta önce

Allah razı olsun. Her ne kadar ateş düştüğü yeri yakar denilse de bu intihar vakıaları hepimizi derinden sarsmalı. Çünkü gidişat hiç iyi değil bu lanetli kapitalist sistemden kirtulmalı ve biran önce İslama dönmeliyiz. Allah razı olsun. Kalemine yüreğine sağlık hocam...

Avatar
Ali 3 hafta önce

Bugünlerde çok duyduğumuz intihar vakaları, maalesef hayatımızın bir parçası olmuş durumda. Bu gibi olayların bir daha yaşanmaması için, ACİLEN

Avatar
Ali 3 hafta önce

Bugünlerde çok duyduğumuz intihar vakaları, maalesef hayatımızın bir parçası olmuş durumda. Bu gibi olayların bir daha yaşanmaması için, ACİLEN

Avatar
Ali 3 hafta önce

ÇÖZÜM BULUNMASI GEREKİYOR.

banner8

banner6